GAZETECİDEN “SERMAYENİN PAŞALARI” KİTABI
Gazeteci Rahmi Yıldırım, orduya hakaret iddiasıyla 301’inci maddeden yargılanıp beraat ettiği davadaki savunmasını kitaplaştırdı.
Söz konusu dava, “Paşalar sermaye düzeninin koruyucusu” sözlerine karşı Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un şikâyeti üzerine açılmıştı.
Savunmada Orgeneral Başbuğ’a ağır soru: “Zatı âliniz de emekliye ayrıldığınızda maaşınızla yetinmeyip, bir holdingte yönetim kurulu üyeliği koltuğuna oturmayı mı düşlüyorsunuz?”
ANKARA - Sitemiz yazarlarından Gazeteci Rahmi Yıldırım ilk kitabıyla okuyucunun karşısına çıkıyor. Rahmi Yıldırım, orduya hakaret iddiasıyla Türk Ceza Yasası’nın 301’inci maddesinden yargılanıp beraat ettiği davadaki savunmasını “Sermayenin Paşaları” adıyla kitaplaştırdı. Karınca Yayınları tarafından yayımlanan 318 sayfalık Sermayenin Paşaları, Yıldırım’ın savunmasının yanı sıra gerekçeli beraat kararını ve davanın medyadaki yankılarını, davayla ilgili köşe yazılarını içeriyor. Kitaplaştırılan savunmada, iddianameye hukuki itirazların ardından Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ekonomi politiği sorgulanıyor. “Türkiye’nin Gizli Holdingi”, “Ordu OYAK’la Burjuvalaştı mı?”, “Kolektif Sermayedar Bireysel Proleter” başlıkları altında, ordunun ekonomik ve siyasi yapıdaki yeri çözümleniyor. “Holding Paşaları” başlıklı bölümde de emekliliklerinden sonra holding yönetim kurullarına giren generaller eleştiriliyor. İlker Başbuğ’a sorular Söz konusu dava, Rahmi Yıldırım’ın bir yazısında geçen, “Maaşıyla yetinip üniformanın onurunu her şeyin üzerinde tutanları tenzih ederek, şu kadarını söyleyeyim; ‘Atatürk ilke ve inkılâplarının yılmaz savunucusu’ paşalar, aslında sermaye düzeninin koruyucusu, neferleri, aktörleri ve figüranlarıdır.” sözlerine karşı eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök adına Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un suç duyurusu üzerine açılmıştı. Davada Yıldırım’ın 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Kitaplaştırdığı savunmasında Yıldırım, “Holding Paşaları” başlıklı bölümde holding yönetim kurullarına giren generalleri eleştirdikten sonra Orgeneral Başbuğ’a şu soruları yöneltiyor: “Zatı âliniz de emekliye ayrıldığınızda maaşınızla yetinmeyip, bir holdingte yönetim kurulu üyeliği koltuğuna oturmayı mı düşlüyorsunuz? Askerî bürokrasinin içine nüfuz eden özel sektör, zatı âlinizi de kârlarına ve hatta günahlarına ortak etmenin yöntemlerini aradı mı? Yazdığım yazıyı bu yüzden mi peşin peşin üzerinize alınıp suç duyurusunda bulundunuz?” “Size yönelik olmayan cümlemi ortasından bölerek, ‘Sermaye düzeninin koruyucusu, neferi, aktörü, figüranı’ sözlerimi üzerinize alarak tahkir ve tezyif olduğunuz hissine kapıldınız da, ‘Söylemeye hatırlatmaya dilim varmıyor, ABD yöneticileri kendilerine ‘our boys’ diyorlar.’ ifadesini neden üzerinize alınmadınız? Bu tutumunuz, “our boys” ifadesinden rencide olmadığınız anlamına mı gelmektedir?” İhraç Malı Orduya Hayır! Kitaplaştırılan savunmada daha sonra “Türkiye NATO’da Süper NATO Türkiye’de”, “NATO Paşaları”, “İhraç Ürünü Ordu”, “Taşeron Ordu” başlıkları altında TSK’nin dünyadaki sermaye düzeninin korunmasında da aktif rol üstlendiği öne sürülüyor. Bu bölümde darbe dönemlerinde gerçekleştirilen tasfiyelerle NATO yanlısı kadroların önünün açıldığı öne sürülüyor ve uluslararası para spekülatörü Georges Soros’un “Türkiye’nin en iyi ihraç malı ordusudur” sözlerine dikkat çekiliyor. Sermayenin Paşaları, “İhraç Malı Orduya Hayır”, “Düşünce Özgürlüğü”, “Basın Özgürlüğü” bölümleriyle devam ediyor. Kitabın “Sonuç ve İstem” bölümünde darbeci generallerin yargılanması isteniyor. Kitapta, gerekçeli beraat kararının ardından davanın medyadaki yankılarından bir seçkiye de yer veriliyor. (SÜVARİ) |