left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Mustafa Kemal Gültekin arrow YENİ BİR DÜNYA?
Tuesday, 22 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
YENİ BİR DÜNYA? Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kemal GÜLTEKİN   
Friday, 09 October 2009

“YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ  İNŞA ETMELİYİZ”

186 ülke temsilcisi IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları çerçevesinde İstanbul’da bir araya geldiler.Ben de gittim gördüm , hepsinin fikrini aldım bakın neler dediler.

  Herkes Yeni bir dünya düzeninden bahsediyor eskisine ne oldu? Yandı bitti kül oldu, yıkıldı gitti. Eski düzen geçmişte kaldı. Artık oturup geçmişi özleyerek vakit harcamamalıyız. Bugün yeni bir dünya düzeni inşa etmemiz gerekiyor

Eski düzen nasıl  yıkıldı?  Kağıttan kaleler gibi

Kim yıktı? Bilmiyoruz.

Hangi etkiyle yıkıldı?  Zincirleme etkiyle.

Ne zaman yıkıldı  ? Herşey 11 Eylül’le başladı

Yıkıldığını  nasıl anladınız? Siz söylemeseydiniz biz söylemeye cesaret edemezdik

Niçin yeni bir dünya düzeni inşa etmeliyiz.? Sadece bu yıl sonunda 59 milyondan fazla kişi işini kaybedecek.

Afrika’da 30 ile 50 bin arası  bebek  ölecek ,Vaatler aç karınlara yemek götürmez

Yeni Düzen ne olmalıdır?  Yeni küresel düzen, sorumlu küreselleşme olmalıdır, Casino kapitalizminden üretken sisteme geçmeliyiz.

Yeni Düzenin itici gücü  hangi ülkeler olur? Eski düzen bitti, şimdi vakit kaybetmeden, yeni normal büyüme ve sorumlu küreselleşmeyi sağlayacak kurumları yürürlüğe sokabiliriz. Sorumlu bir küreselleşme için gelişmekte olan ülkelerin bir çözüm olarak tanınması, G-20’nin, küresel sorunların çözümünde ‘yönlendirme grubu’ gibi çalışması gerekir.

Bu ülkeler öngörülen  büyümeyi sağlayabilir mi, yapıları  bu güce sahip mi? Liderlerin dengeli küresel ekonominin ihtiyaçlarını dikkate alan çok kutuplu, sürdürülebilir büyümeyi taahhüt etmeleridir.

Bunun dışındaki yöntemler ne olur? Krizden çok etkilenen, kırılgan ülkeleri koruyucu mekanizmaların oluşmasıdır. 

Bu krizin çıkış kapısı nerede? Kısa vadeli casino kapitalizminden uzun vadeli üretken bir sermaye sistemine geçiş çok önemlidir. Zaman içinde Afrika’ya yapılacak yatırımlar neredeyse 1 milyar insanı kapsayan yeni bir piyasa açarak, yeni bir büyüme kaynağı olabilir. 
 
Dünya Bankası yeni bir role mi soyunuyor? Dünya Bankasının birinci rolü geleneksel finansman yollarının yanı sıra yenilikçi bir kalkınma finansmanı olacak.İkinci rol bilgi teknolojilerinin desteklenmesi, üçüncüsü kamu mallarının ülkelerde desteklenmesi, dördüncü rol de gelecekteki krizlerin zararlarını telafi etmek olabilir. Gelişmekte olan ülkelerin oy hakkını artırmalıyız. Kotalarının yüzde 3 artırılmasıyla, banka içindeki toplam oy hakları yüzde 47’ye çıkacak. Bu zamanla yüzde 50’nin üstüne çıkartılabilir. 
 
Hangi Kararları almalıyız?
Karar kâğıtları aç karın doyurmuyor,Krizde, insanların işsiz kaldı,hayatlar mahvoldu, kız çocukları okula gidemiyor,, ev kadınları hangi yemek öğününü kessek diye düşünür hale geldi, çocuklar kötü besleniyor.

Krizden çıkış süreci başladı mı, toparlanma var mı? Toparlanmadan bahsediliyor ama yoksulluk hüküm sürüyor. Herkes aynı şeyi söylüyor: ‘Bir daha bu tür şeyler yaşanmasın.’ Maalesef söz veremiyoruz. Ama gerekli liderliği oluşturursak, geçmiş krizlerden ders alabiliriz. Bu yıl 59 milyon insan daha işsiz kalacak, önümüzdeki yıl 90 milyon insan aşırı yoksulluk içinde yaşayacak, Afrika’da 30 bin ile 50 bin bebek, krize bağlı bakımsızlıktan ölebilir. Pittsburgh’da kararlar alındı. Kâğıt üzerindeki vaatler, aç karınlara yemek götüremez ya da toprağa tohum ekemez. Açlık ve kıtlık, Afrika’da kuraklık her zaman karşımızda duran tehlikeler... Bu krizlerin önceden ne olacağını bilemeyiz. Bir salgın hastalık, bir doğal afet, bir ekonomik ya da sosyal kriz olabilir

Arap ülkelerinin Çin, Rusya ve Fransa ile petrol ticaretinde  dolar kullanımının sona erdirilmesine yönelik gizli görüşmeler yaptığı iddiaları önceki gün dolara yeni bir darbe vururken, uluslararası alanda yeni rezerv para birimi hazırlığı mı yapılıyor ? Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir. Doların uluslararası alandaki 60 yıllık egemenliğinin birgün sona ereceğine kesin, ancak bunun ne zaman olacağı henüz netlik kazanmış değil. Dolara yönelik eleştiri ve tartışmalar aynı zamanda küresel ekonomiye hakimiyet mücadelesinin bir yansımasıdır. 

ABD bu durum karşında bir şey yapmıyor mu? Dolar altı aydır diğer önemli para birimleri karşısında önemli ölçüde kan kaybediyor. Nisan ayında 1.30 dolar seviyelerinde olan euro 1.47 dolar seviyesine yükseldi. Doların düşüşüyle birlikte altın tüm zamanların rekorunu kırarak 1049.70 dolar seviyesini görürken, petrol fiyatları da 72 dolara yaklaştı. ABD Merkez Bankası FED'in kriz karşısında izlediği gevşek para politikası doları diğer para birimlerine karşı hassas kılıyor.


Doların tahtı sallanıyor. ABD'nin artan kamu borçları ve bütçe açığı da doların geleceği açısından endişe uyandırıyor. Çin, Rusya Brezilya ve Hindistan gibi büyük çaplı gelişmekte olan ülkelerin dolardan uzaklaşma eğilimleri ve zaman zaman gündeme getirdikleri uluslararası alanda geçerli olacak yeni bir rezerv para biriminin oluşturulmasına yönelik çağrıları da doların tahtının sallandığını gösteren işaretler. 

Doların yerine geçecek rakip para birimleri ne olabilir? Cornell Üniversitesi'nin ekonomi profesörlerinden Eswar Prasad, Washington Post gazetesine yaptığı açıklamada, önümüzdeki 2-3 yıllık dönemde doların yerine başka bir para biriminin geçmesinin mümkün olmadığını ancak gelecek 10 yıllık dönemde diğer para birimlerinin önemli roller oynamaya başlayacaklarını söyledi.


Bu görüşü destekleyen başkaları  da var mı? 
Miller Tabak kuruluşunun stratejistlerinden Peter Boockvar ise Doların diğer para birimleri ve varlıklar karşısında değer kaybetmeye devam edeceğini, ABD dışındaki ülkelerin doların etkinliğini kaybetmesini istediklerini ancak kimsenin bunun birdenbire olmasını istemediğini söyledi ve Evrimsel bir süreç olması isteniyor dedi. 

ABD Dolarının gücü  nereden geliyor?  ABD Doları, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana dünyanın rezerv para birimi olarak kullanılıyor. Merkez bankaları ve finans kuruluşları yurt dışına yapılacak ödemelerde kullanmak ya da para birimlerini güçlenmesini sağlamak amacıyla kasalarında dolar tutuyor. Petrol gibi emtia ürünlerinin ticareti dolar üzerinden yapılıyor. Bu yaygın kullanım doların dünya üzerinde en çok kullanılan para birimi olmasını sağlıyor. Ancak geçen yıldan bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan finansal kriz doların egemenliğini sarsarak bu alandaki tartışmaların yoğunlaşmasında önemli bir rol oynadı. 

Bu tartışmayı  kimler başlattı? Çin mart ayında yaptığı açıklamayla doların yerine yeni bir rezerv para biriminin getirilmesini öneren ilk ülke olmuştu. Elinde bulundurduğu yaklaşık 800 milyar dolarlık ABD tahviliyle ABD'nin en fazla borçlu olduğu ülke konumunda olan Çin için doların değerinin düşmesi ABD'nin bu ülkeye olan borcunun da azalması anlamına geliyor. Çin'in dolarla ilgili eleştirileri zaman zaman başka ülkelerden de destek gördü.  
 
Kazakistan mart ayında bir açıklama yaparak yeni bir rezerv para biriminin oluşturulmasını önerdi. İran da geçen ay döviz rezervini dolardan euroya çevirdi. Ekonomik olmaktan daha çok siyasi içerikli olan bu karar ABD'nin Tahran yönetiminin nükleer programına eleştirisine bir cevap niteliğindeydi. Rusya Başbakanı Vladimir Putin de geçen ay ABD'yi ve FED Başkanı Ben Bernanke'yi eleştirdi. Hem Çin Hem Rusya doların yerini alacak yeni bir süper rezerv para biriminin oluşturulması çağrısında bulundular.
 

Dünya ekonomisinde yeni bir liderlik yarışı mı? Arap ülkelerinin Çin, Rusya ve Fransa ile birlikte petrol ticaretinde doların kullanımına son vermek için gizli görüşmeler yaptıkları iddiasını ortaya atan Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, dünkü yazısında bu değişimin Ortadoğu üzerinde büyük etkileri olacağını yazdı. Petrol piyasasında doların hakimiyetine son verme planlarının görüşmelere katıldığı belirtilen ülkelerinin büyük bölümü tarafından beklenildiği gibi yalanlandığını kaydeden Fisk, bu planın küresel ekonomiye hakim olma mücadelesinin bir yansıması olduğunu dile getirdi.  
 
Yalnızca Birleşik Arap Emirlikleri'nin 900 milyar dolarlık döviz rezervine sahip olduğunu, Suudi Arabistan'ın 2007'den bu yana savunma ve petrol politikaları konusunda Rusya ile koordineli bir çalışma içinde olduğunu hatırlatan Fisk, Arap Körfezi'ndeki ülkelerin yıllardır ekonomik ve siyasi alanda Washington'dan bağımsız hareket etme konusunda çabalarını artırdıklarına dikkat çekti.  
 
Dünya genelindeki Dolar rezevi ne kadar?
Dünya genelinde 7.2 trilyon dolarlık döviz rezervi bulunuyor. Bunun 2.1 trilyon dolarlık bölümü Arap ülkelerinde. Çin'in döviz rezervi ise 2.3 trilyon dolar. Irak'ın ABD tarafından işgali sonrasında Arap yatırımcıların yatırımlarını dolar dışındaki yatırım araçlarına daha fazla kaydırdıkları gözleniyor. Petrol ticaretinde dolar kullanımının sona erdirilmesi durumunda ABD ve Çin'in Arap dünyasını etkileme yarışı da yeni bir boyut kazanacak.
 

Dünyanın ekonomik ,siyasi, askeri odağında bir kayma mı var ? Sovyetler Birliği'nin 1991 sonunda dağılmasının ardından ABD Arap dünyası üzerindeki etkisini artırmıştı ancak Hem Çin hem de Rusya Ortadoğu'da Ortadoğu'da her geçen gün daha etkili bir oyuncu olma yolunda kararlı adımlar atıyorlar. Bu da tek kutuplu dünya düzeninin lideri olan ABD'nin bölgedeki çıkarlarını korumasını zorlaştırıyor.

Kalkınma Komitesi ile Uluslararası  Para ve Finans Komitesi'nce (IMFC) alınan ortak kararlar ışığında bir özet yaparsak ;

KÜRESEL krizi tetikleyen finans sektöründe riskler azaldı, işler yolunda gidiyor. Ancak, buna karşılık  henüz tüm problemler aşılamadı.Toparlanma yavaş olacak.

KRİZDEN çıkış için ülkeler arasında tam bir işbirliği ve uyum gerekiyor. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler, toparlanmanın lokomotifi olmaya devam edecek.

HÜKÜMETLERİN piyasaları canlandırmak için açıkladığı paketlerden erken vazgeçilmesi toparlanmayı  sekteye uğratır. Tedbirlerin geç terk edilmesi ise kamu açıklarını  yükselterek, enflasyon ve nihai olarak da faizleri yükseltici etki yapar.

IMF ve Dünya Bankası'ndaki kredi kotası  ve oy hakkı yeniden tespit edilecek. Uluslararası kuruluşlarda 'aşırı temsil edilen' zengin ülkelerin IMF'deki yüzde 5, Dünya Bankası'ndaki yüzde 3'lük kotası, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere aktarılacak. Bu konuda, gelecek yılki IMF-DÜNYA Bankası  bahar dönemi toplantıları ve 2011'e kadar da nihai bir hükme ulaşılacak.

GEREK IMF, gerekse Dünya Bankası'nın mevcut krizden çıkış ve muhtemel krizlere karşı daha hazırlıklı  olması için sermayesi artırılacak.

KRİZİN en önemli müsebbibi olan finans sisteminin daha sıkı bir şekilde denetlenmesi için her türlü  tedbir alınacak.  
 


 
 
 
.

Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.
 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: YENİ BİR DÜNYA? ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right