left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Ahmet Kale arrow Dr. KIVILCIMLI
Tuesday, 22 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Dr. KIVILCIMLI Yazdır E-posta
Yazar Ahmet KALE- Sosyal 0nsan Yay1nlar1   
Thursday, 10 September 2009

               Dr. HİKMET KIVILCIMLI’YI  ANIYORUZ 

          1902’de Priştine’de doğup, 1971 11 Ekim’inde Belgrad’da kaybettiğimiz Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Türkiye Sosyalist Hareketi’nin önemli bir teorisyeni, yaşamını insanlığın kurtuluşuna adamış  önemli bir bilim insanı, örgütlü pratik mücadeleden geri durmamış, devrimci duruşuyla örnek bir eylemci, örnek bir insandır. 

Çok genç yaşında, emperyalist işgale karşı silahlı direnişe de katılan Kıvılcımlı, nihayet Askeri Tıbbiye öğrencisi iken, Türkiye Komünist Partisi hücresinde örgütlü olarak işçi sınıfının kurtuluşu mücadelesine katılır ve son nefesine kadar da bir an bile o mücadeleden kopmaz. 1925 yılındaki kongrede gençlik temsilcisi olarak seçilir. Partinin yayın organı olan Aydınlık’ın özel gençlik sayılarında Ahmet Tevfik takma adıyla yazıları yayınlanır. Aynı yıl tutuklanarak, İstiklal Mahkemesinde yargılanıp mahkûm olur. Böylece tutuklama, işkence ve zindan devri de açılmış olur. 

 

1929 İzmir Tevkifatı, Kıvılcımlı’nın siyasi yaşamında önemli bir dönüm noktası olacaktır. Tutuklanma ve yargılanma sonucu, 4 yıl 6 ay hapse mahkûm edilir. O zamanki İzmir Hizmet Gazetesi’nin 29 Temmuz tarihli haberine göre:” Dr. Hikmet ise, kahverengi şapkasını giyerek, büyük bir soğukkanlılıkla; ‘Hepimiz, çıkarken Kızıl bir profesör olarak çıkacağız’ demiş ve gülmüştür” 

Hükümlülerin hepsi değil ama Hikmet Kıvılcımlı, hapishaneyi, her anını çalışarak ve üreterek geçirdiği bir üniversiteye dönüştürmeyi başarmıştır. 1933 yılında Elazığ cezaevinden çıkarken onlarca cilt çeviri ve orijinal eserler vardır dağarcığında. 10 yıllık parti yaşamının deneyimleriyle yazdığı ve o zamanki Merkez Komiteye tartışılması umuduyla sunduğu “TKP’nin Eleştirel Tarihi: YOL” adlı 7 ciltlik eseri de bunlardandır. Bu eserler: “Genel Düşünceler”, “Yakın Tarihten Birkaç Madde”, “Parti’de Konaklar ve Konuklar”, “Parti ve Fraksiyon”, “Strateji Planı, Düşman: Burjuvazi”, “Strateji Planı, Müttefik: Köylü”, “İhtiyat Kuvvet, Milliyet: Şark” ve “Legaliteyi İstismar” başlıklarıyla bölümlenirler. YOL serisi, yazılışlarından 45 yıl sonra, 1978 ve sonrasında ancak yayınlanabilmiştir.  

Cezaevinden çıktıktan sonra, “kendi elimle Parti’ye mal ettiğim” dediği Marksizm Bibliyoteği Yayınları’nı 1935 yılında kurar. Bu yayınevinden “Gündelikçi İş ile Sermaye (Marks)”, “Karl Marks’ın Ekonomi Politiği, Sosyalizmi, Taktiği (Lenin)”, “Karl Marks’ın Hayatı, Felsefesi, Sosyolojisi (Lenin)ve “Ludwig Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesi’nin Sonu (Engels)kitapları Kıvılcımlı’nın çevirileri olarak çıkar. O zamanki hayat arkadaşı ve partili devrimci yoldaşı olan Fatma Nudiye Yalçı’nın çevirdiği “Enternasyonal Açış Hitabesi (Marks)” ve “Marksizmin Prensipleri (Engels)” ile Çeviren: C.M. imzasıyla, “Maymun’un İnsanlaşması Prosesinde Emeğin Rolü (Engels) kitapları da çeviri serisinden çıkarılır. Yine aynı yayınevi ve daha sonra kurulan Emekçi Kütüphanesi Yayınları’ndan telif eserler olarak da, “Türkiye İşçi Sınıfının Sosyal Varlığı”, Marksizm Kalpazanları Kimlerdir?”, “Edebiyatı Cedide’nin Otopsisi”, “İnkılapçı Münevver Nedir?”, “Emperyalizm: Geberen Kapitalizm”, “Demokrasi, Türkiye Ekonomi Politikası”, “Marks-Engels, Hayatları”, “Sosyete ve Teknik (F.N.Yalçı imzasıyla)”, “İspanya’da Neler Oluyor (Hasan Ali imzasıyla)” ve “Sovyetlerde Stahanov Hareketi (Hasan Ali imzasıyla) kitapları ardı ardına yayınlanır. Bu yayın serisiyle Kıvılcımlı, bir yandan Marksizmin temel kavramlarını çevirilerle yaymaya, diğer yandan da orijinal araştırmalarla işçi sınıfının kurtuluşu yolunu aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yayınların yanında o dönem yayınlanan Yeni Adam, Her Ay gibi dergilerde yazılar da yazmaktadır. Nihayet 1937 1 Mayıs’ından başlayarak, Karl Marks’ın “Kapital”ini fasiküller halinde yayınlamaya başlar. 20’şer sayfalık bu fasiküller ancak 7 sayı yayınlanabilir. O dönemde yazdığı ve yayınlayacağını ilan ettiği, “Din Tarihinin Materyalizmi”, “İslam Tarihinin Materyalizmi”, “Osmanlı Tarihinin Materyalizmi” ve “Bergsonizm” adlı kitaplarını yayınlayamadan, ünlü Donanma Davası provakasyonu ile yeniden tutuklanır ve 15 yıl hüküm giyer. Sultanahmet ve Çankırı cezaevlerinden sonra 11 yılını Kırşehir cezaevinde geçirip, 1950 affıyla çıkar.Yine onlarca eserle tabi. 

Bu arada 1951 yılında o zamana kadarki en büyük TKP tutuklamaları olur. Mevcut TKP yöneticileri toplanır. Kıvılcımlı son yıllarda hapiste olduğundan tutuklama dışında kalmıştır. Burjuvazinin “Komünistlerin kökünü kazıdık” demagojilerine karşılık, dışarıda kalan kadrolardan kimileri ve işçileri toplayarak, “İşçi sınıfının hak ve varlığını korumak” sloganıyla, 1954 yılında Vatan Partisi’ni kurar. Vatan Partisi 3 yıllık ömründe fazla bir örgütlenme başarısı gösteremez ama gerek varlığıyla, gerekse 1957 seçim kampanyasındaki faaliyetleriyle sosyalistlerin sesinin kısılamayacağını dosta düşmana gösterir. Bu dönemde – 1953 yılında, İstanbul’un Fethinin 500. yılı dolayısıyla yayınladığı “Fetih ve Medeniyet” dışında -  daha çok parti çalışmalarına ilişkin yayınlar yapar Kıvılcımlı. Vatan Partisi’nin kuruluş gerekçesi olan “Kuvayımilliyeciliğimiz”, 1956 yılında İstanbul Üniversitesi Anayasa Kürsüsü’nün bir anketine cevaben yazdığı ve Suat Şükrü imzasıyla yayınladığı “Anayasa Teklifi” ve 1957 yılı Bütçe’si eleştirisi olarak yazdığı “Siyasetimiz” ve bir sendika kongresini hicvettiği uzun şiirden oluşan, Dede Hande ismiyle, “Soğan Ekmek Kongresi” ni yayınlar. Bu sırada, Partinin yayın organı olarak, aylık çıkan ve ancak 4 sayı yayınlanabilen “Vatandaş” gazetesi de çıkarılır. 

1957 seçimlerine katılan Vatan Partisi, iktidar yanlılarının kışkırtma ve saldırıları  altında kısıtlı bir seçim çalışması yapar. İstanbul’un Eyüp ilçesindeki seçim mitinginde yaptığı ünlü “Eyüp Konuşması”ndan sonra tutuklanır ve Vatan Partisi’ne de kapatma davası açılır. 2 yıl süren ağır tutukluluk hali ve yargılamalardan sonra Vatan Partisi beraat eder. 

27 Mayıs olmuştur. Milli Birlik Komitesi görevdedir. İşçi sınıfının politik bir örgütü yoktur ama Kıvılcımlı işçi sınıfı adına MBK’yı yönlendirmek amacıyla iki açık mektup yazar MBK’ya. Ve Bunları “II. Kuvayımilliyeciliğimiz” adıyla kitaplaştırır. 

1965’te yeniden kitap yayınlamaya başlar. Tarihsel Maddecilik Yayınları’nı kurmuştur. Bu dönemde ilk olarak “Türkiye’de Kapitalizmin Gelişimi” yayınlanır. Sonra, 30 yıla yakındır üzerinde çalıştığı, Antika Tarihin gidiş kanunları üzerine orijinal görüşlerini tezleştirdiği “Tarih-Devrim-Sosyalizm”, ardından da tezini somutladığı bir örnek olarak, “İlkel Sosyalizm’den Kapitalizme İlk Geçiş: İngiltere” kitaplarını yayınlar. Yine bu dönemde “Karl Marks’ın Özel Dünyası” yayınlanır. Türkiye İşçi Partisine tekliflerden oluşan “Uyarmak İçin Uyanmalı, Uyanmak İçin Uyarmalı” ve bir gazetenin yarışmasına Sadık Göksu ismiyle yolladığı “Türkçe’nin Üreme Yolları”, kitap olarak 1966 yılında basılırlar. 

1967 yılı başlarında haftalık olarak yayınlayacağı “Sosyalist” gazetesini çıkarmaya başlar. İmkânsızlıklar yüzünden ancak 7 sayı yayınlanabilir gazete. Gazetesi kapanınca, o zamanlar çıkan başka sol dergilerde yoğun olarak yazmaya başlar. Ant, Türk Solu ve Aydınlık dergilerinde sayısız makaleleri çıkar. Bu yazıların tamamını burada sıralamayacağız ama sadece belli başlı birkaç tanesini anmak bile onun Türkiye ve dünya meselelerindeki duyarlılığını ve ustalığını göstermemize yeter. “Deccal Kapımızı Nasıl Çalıyor?”, Çek Meselesi mi, Dünya Meselesi mi?”, “Sayın İ.İ. Paşa’ya Açık Mektup”, “ Üretim Nedir?”, “Türkiye Halkının Teşkilatlandırılması”, “Türkiye’de Sınıflar ve Politika”, “Lenin ve Türkiye”, “Çin Halk Cumhuriyeti-Kızıl Bekçiler”,” Kendimize Gelelim, Ya Birleşmek Ya Ölüm (Kanlı Pazar üzerine)”, “Ho Amca’nın Düşündürdüklerinden”, “ Genel Olarak Sosyal Sınıflar ve Partiler”, “Gençliği Azıcık Anlayalım”, “Dinin Türk Toplumuna etkileri”,  Ve bunlar gibi daha onlarca yazı. 

1970 yılında yeniden kitap ve yazı çalışmalarına hız verir Kıvılcımlı. Yükselen 68 hareketinin Finans Kapitalce tuzaklara çekilmeye, özellikle üniversite gençliği üzerinde sürek avlarının düzenlenmeye çalışıldığı günlere gelinmiştir. Bir yandan işçi sınıfını ve gençliği İşçi Sınıfı Partisinde örgütlemek, öte yandan da her gün yükselen provakasyonlara karşı herkesi uyarmak için sağlığının bozuk, yaşının ileri olmasına bakmadan kan ter içinde çalışmaktadır. Son 2 yılda, 8’i narkozlu 13 operasyon geçirmesine karşın (Prostat kanserlidir),  kitaplar ve gazete yayınlamakta, ulaşabildiği ve çağrıldığı her yere giderek konferanslar vermektedir. 1970-71’de 26 sayı yayınlanan “Sosyalist” gazetesi, 1971 Nisan ayının sonunda sıkıyönetimce kapatılır.  

Bu yıllarda yayınlanan kitaplar da: “Bilimsel Sosyalizmin Doğuşu”, “Oportünizm Nedir?”, “Halk Savaşının Planları”, “Devrim Zorlaması, Demokratik Zortlama”, “Anarşi Yok! Büyük Derleniş!”, “İşçi Sınıfı Partisi Nedir: Vatan Partisi Tüzüğü ve Programı”, “27 Mayıs ve Yön Hareketinin Sınıfsal Eleştirisi”, “Toplum Biçimlerinin Gelişimi”, “Metafizik Sosyolojiler” ve bazı kitapların o dönem yapılan 2. baskıları. 

1971 Nisan ayında Sıkıyönetimce aranmaya başlar Kıvılcımlı. Evinden ayrılır ve ölümüne kadar geçen süre trajik bir kaçış öyküsüdür. İdamla aranmaktadır, prostat kanserinden dolayı ölüme yaklaşmaktadır. Bir de… Kendi satırlarından aktaralım: 

“Şimdi üç ölüm cezası ile mahkûm bulunuyorum:

“1 – Prostat Adeno Karsinom başlangıcı. Yetmişinde insan için tabii idam hükmüdür. Ona bir diyeceğim yok. Ondan kaçamam.

“2 – Türkiye’de Sıkıyönetim Mahkemesi: ‘Yılanın başı’, ‘Azılı komünist’ olarak, idam cezasıyla tevkifime karar verdi. Bunu da sosyal ve politik bakımdan ‘tabii’ sayıyorum. Bundan kaçtım.

“3 – Nerede ve hangisi olduğunu bilmediğim bir ‘Türkiye Komünist Partisi’, beni bu sıra Parti’den atmış. Bu moral ‘idam’ kararını artık ‘tabii’ bulamıyorum. Ve kaçamıyorum.

“1. ve 2. ölüm cezaları olacağına varır. 3. ölüm cezasına karşı hiç değilse burjuva mahkemelerindeki kadar savunma hakkımı kullanmazsam, bu savaş dünyasından giderayak, son görevimi yapmamış olurum.”..... 

“1971 Haziranı Sofya’da –bana değil, yanımdakilere- benim ‘Türkiye Komünist Partisi’nden atıldığım söylendi.

“O güne dek, ‘Parti’ adına hiç kimse bana özel yaşantım veya ideolojim açısından en ufak bir eleştiri yahut bildiri yapmadı. Düşünce ve davranışlarıma karşı yalnız ‘saygı’ gösterileri duydum.” 

İşte bu üç ölüm cezası el ele vererek, biri diğerinden zerrece farklı ve insaflı olmadan, bu büyük devrimcinin, ülkesinden, kavgasından ve sevdiklerinden uzakta, Belgrat’ta bir hastanede ölmesini sağlarlar. 11 Ekim 1971 günü aramızdan ayrıldı Kıvılcımlı. 

Aramızdan ayrılışının  üzerinden 38 yıl geçmiş. Bu yıllarda Kıvılcımlı’yı  anlama ve anlatma yolunda iyi niyetli birçok girişim oldu. Ancak bu kadar yıl sonra bile yeterince anlaşıldığı ve anlatıldığını  söylemek mümkün değil. Yazıp da insanlığın kurtuluşuna ve hizmetine sunduğu on binlerce sayfalık (yaklaşık 50.000 sayfa) çalışmalarının yayınlanması konusunda da iyi niyetli kimi girişimler oldu kuşkusuz. Ancak eserlerinin de sistemli bir biçimde yayınlanması pek mümkün olamadı. Son yıllarda Sosyal İnsan Yayınları, bu eserlerin tümünü, “Bütün Eserler” formatında yayınlamaya girişti. Yayınlanan kitapların düzgün bir sıra ile yeniden basılmalarının yanı sıra, yayınlanmamış eserler de eski yazıdan yeni yazıya aktarılarak yayına hazırlanmaya çalışılıyor. 2008 Şubatında, yazılışından 72 yıl sonra yayınlanan “Bergsonizm” kitabı buna örnektir. 

Ölümünün 38. yılında bu önemli düşünce adamı büyük devrimci çok anlamlı bir biçimde anılıyor. Türkiye sosyalistlerinin büyük çoğunluğu, kimi düzenlemeci, kimi destekçi ve katılımcı olarak, ortak bir anma programı uyguluyorlar. Bu anmanın da Kıvılcımlı’nın tartışılması ve anlaşılması yolunda önemli bir adım olacağına kuşku yoktur. 

                                                                                                            Ahmet Kale

                                                                                                   Sosyal İnsan Yayınları

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: Dr. KIVILCIMLI ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right