left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Rahmi Yıldırım arrow HİJENİK ÇİŞ!
Cumartesi, 20 Aralık 2014
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
HİJENİK ÇİŞ! Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Çarşamba, 12 Ağustos 2009

VALİ ALİ’NİN PİSUVAR OPERASYONU

 

Erkeklerin kadınlara üstün bir tarafı da ayakta işeme kabiliyeti!

 

Hele mevsim kış ise, etraf tenha ise kar üzerinde çişiyle adını yazmaktan, arkadaşlarıyla en uzağa işeme rekabetinde galip gelmekten nasıl mutlu olurlar.

Bir de “Ayakta kot elde şişe, erkeklik bu değil kızım, erkeksen ayakta işe!”  diye manitaya hava atmaktan.

“Sihirli koni”icat olduğunda bu üstünlüklerini yitirir gibi olmuşlardı. Lakin bozgun havasını çabuk atlattılar, üstünlükleri kendilerine kaldı.

Hani cinsel anatominin Piri Reis’i Ferud, kadınların çocukken “Benim neden pipim yok, neden ayakta çiş yapamıyorum?” diye komplekse kapıldıklarını söylemiş; feministler de erkeklerle yarışmak için kahvehanelere baskın veriyorlar, ayakta çiş yapmanın yollarını arıyorlardı ya.

İşte o günlerde cinsel kimlikleriyle yetinmeyip erkekler gibi ayakta çiş etmeye heves eden kadınlardan yolunu bulmak isteyen bazı uyanık erkek girişimciler, kadınları ayakta işetecek aleti piyasaya sürmüşlerdi. Büküldüğünde huni haline gelen kâğıttan ibaret, tek kullanımlık “sihirli koni” Türkiye’ye de ithal edilmiş, Hürriyet gazetesinin kadın yazarları denedikleri koniyi “Son derece fantastik” diye parlatmışlardı. Erkekler kadınlar karşısındaki yegâne üstünlüklerini yitirmek üzereydiler. Fakat kadınlar ne kadar uğraştılarsa da çiş etmekte erkeklerin hızına yetişememişler, sihirli koni unutulup gitmişti.

Erkeklerin hızına yetişemezlerdi. Çünkü, ayakta çiş etmek için pantolonu indirip koniyi kuşanmaları zorunluydu. Erkeklerinse fermuarı çözmeleri yeterliydi.


* * *

 

Ayak yolunda imana getirmek!

Hürriyet’in kadın yazarları erkeklerin ayakta işeme üstünlüklerini sona erdiremeseler de erkekler galiba kendi içlerinden bir haine yenik düşecekler.

İçlerinden çıkan hain sıradan biri olsa mesele değil, kolay başa çıkılır, çiş selinde boğulur gider, mesele kalmaz.

Lakin bu erkeklik haini, Vali unvanı taşıyor. Başa çıkmak kolay değil.

Ordu Valisi olarak, “ayakta bevletmek itikadımıza ters, üstelik hijyen değil” diyerek erkeklerin ayakta işeyebildikleri pisuvarları sökmeye başlamış.

Şimdilik Ordulu erkeklerin üstünlüğüne son verdi. Türkiye’ye vali olursa, vay başımıza gelecekler…

Diyelim vatandaş fena halde sıkıştı. Öyle hemen helâya koşup pisuvara çöğdüremeyecek. Çünkü artık pisuvar olmayacak. Pisuvar yerine boş kubur deliğine tam isabet çöğdürmek de yasak. Çünkü Vali Ali, artık Türkiye’nin valisidir, “Ayakta bevletmek itikada terstir!”

- Bu nasıl fetvadır, nasıl icraattır Ali kardeşim? Romatizmalısı, romatoid artridlisi nasıl çömecek?

- Ne diyorsun efendi, çömmesin, günaha girsin! Zaten günahkâr ki Allah bir de romatizma vermiş, artrid vermiş; şimdi çifte günahkâr olsun. Hikmetinden sual etmek beşerin haddine mi? “Doğu da, Batı da Allah’ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir.” (Bakara; 142) “Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.” (En’am: 39)

- İyi de sıkıştık Vali abi, bırak çömeyim.

- Olmaaaz! Önce “Pislikten ve pis olmaktan sana sığınırım.” diye dua edeceksin.

- Tamam, ettim duamı, bırak çömeyim.

- Olmaaaz! Bak helâya sağ ayakla girdin. Helâya sağ ayakla girilmeeez. Şimdi gerisin geri çık, tevbe duası oku!

- Tamam tövbe ediyorum: Estagfîrullah, Estagfîrullah, Estagfîrullah. Estagfîrullahelazîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh.

- İşte şimdi oldu, ayak yoluna geldin. Ayak yoluna sol ayakla adım atılır. Pis ve necis yerlere sol ayakla girilir. Solcular pis ve necistirler.

- Vali dayı sıkıştım, sağcılığın solculuğun sırası değil, bırak çömeyim.

- Sağcılığın solculuğun sırası değil de ne demek efendi? Meğer ne kalbi mühürlü bir günahkâr imişsin? Vahy-i ilahî’de ne buyuruluyor, bilmez misin? “Amel defterleri sağdan verilen sağcılara ne mutlu. Amel defterleri soldan verilen solcuların durumları ne kadar da acıklıdır?” (Vakıa, 8/9)

- Vali amca kurbanın olayım, solcuların Allah belasını versin. Bak sol ayakla girdim. Bırak artık çömeyim.

-  Çömeceksin de, kıbleye yönelik çömme. Zinhar unutma, gaflete düşüp ayakta bevletme, yoksa torbada artık kalır, prostat olursun. Sonra üstüne başına sıçrayabilir. İki cihanın serveri bir hadîs-i şerîf'te buyuruyor ki, İdrardan çok korununuz; çünkü kabrin bütün azabı ondandır.

- Allah gaflete düşürmesin, kabir azabından esirgesin başvalim.

- İstinca ve istibra ederken, sol elle taharetleneceksin. Sol el şeytanın elidir. Hadîs-i şerîf'te, “Sizden biriniz küçük su dökerken, uzvunu sağ el ile tutmasın. Helâdan sonra da sağ eliyle silmesin.” buyurulmuştur. Rahmetli üstad Necip Fazıl da ünlemişti ki, “Kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim, Görevi olmasaydı sol elimi keserdim.”

- Allah senden razı olsun vali hoca, irşat ettin, iki cihanda saadetin yolunu gösterdin.

- Allah senden de razı olsun kardeşim. Taharetten sonra helâdan sağ ayakla çıkacaksın ve “Elhamdü lillâhi'llezî ezhebe annî'l-ezâ ve âfânî.” diye dua edeceksin. Şimdi geç bakalım.

- Lüzumu kalmadı başvezirim başvalim… Olan oldu, Allaf affetsin…

* * *

 

Vali Ali Türkiye’ye vali olursa aynen böyle mi bevledilir, başka şeyler mi olur, Allah bilir.

Meğer bugüne değin ayakta işiyoruz diye kadınlara üstünlük taslarken ne günahlar işliyormuşuz da haberimiz yokmuş.

Dahası, ayakta işemekle prostata davetiye çıkarıyormuşuz da bevliyeciler piri Dr. Nedim İnce bizleri irşad etmemekle günahın katmerlisini işlemiş. Amel defteri artık ne taraftan verilir, kendisi düşünsün. Şimdiden tezi yok, günde 25 defa tevbe ve istiğfar duası okusun.

Vali Ali’nin müftülük eliyle fetva yayımlayıp pisuvarları sökmeye başlaması iyi oldu. Günahın neresinden dönülse kârdır.

Gerçi, 657 sayılı Kanun’dan maaşlı evliyalardan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof.Dr. Hakkı Ünal, kişinin üzerine idrar sıçramaması bakımından pisuvarların daha hijyen olduklarına fetva verdi.

İkinci Cumhuriyet peygamberi Prof. Dr. Mehmet Altan da ilk kez AKP’yi eleştirir gibi yaptı; “Anti-pisuvar vali” başlığıyla Hacı Ali’nin icraatının AKP’ye oy kaybettireceğini yazarak Başvezir Recep Tayyip Bey’i ikaz etti.

Ancak, Hakkı Hoca’nın fetvasının da İkinci Cumhuriyet peygamberinin ihbarının da Vali Ali’nin fetvası için “yürütmeyi durdurma fetvası” yerine geçeceği kuşkuludur. Yani, “ayakta işemek mekruhtur” fetvasının esastan iptali söz konusu değildir.

* * *

 

Şaka bir yana, Vali Ali’nin, gözü yaşlı vaizin gazetesine “pisuvar lincinin arkasında fındık lobisi var” diye beyanat vermesi çok ucuz bir demagoji ki, temsil ettiği makamın ağırlığıyla hiç mi hiç bağdaşmamıştır. İnsan hiç değilse, fındık emekçileri için neler yapmış da fındık lobisinin hışmına uğramış, Ordu’nun sel baskınına kurban gitmemesi için ne gibi tedbirler düşünmektedir, onlar hakkında konuşur da kubura ve pisuvara sıkışan tartışmayı doğru mecraına akıtır.

Ayakta bevletmek münakaşası bundan sonra nasıl seyreder, bilmek istemiyorum.

Dilerseniz bir fıkrayla rahatlayalım.

 

Hijyenik çiş!

Malum, bir tarihe kadar memleketin kaderi “Harbiye, Mülkiye, Tıbbiye ittifakının elindeydi. Sonra memleketin kaderi sermayenin eline geçti, emperyalist sermaye de memleketin kaderine ortak oldu. Ama, Harbiye, Mülkiye, Tıbbiye arkadaşlığı nostaljik de olsa sürüyor.

Arkadaşlar Silivri’de mahkemede sanık sandalyesindeler. Celse arası verilince ihtiyaç gidermek için jandarma nezaretinde tuvalete koşmuşlar.

Abdest bozma sonrası temizlik esnasında tıbbiyeli defalarca ellerini sabunla yıkamış, beş peçete birden kullanıp kurulamış ve arkadaşlarını iğnelemiş :

- Bize okulda hijyenin önemini de öğrettiler!

Mülkiyeli altta kalmamış. Ellerini bir defa sabunlayıp yıkamış, bir peçeteyle kurulayıp yanıtını yapıştırmış:

- Bize okulda milli serveti israf etmemeyi de öğrettiler!

İkisi birden harbiyeliye bakmışlar. Harbiyeli ne ellerini yıkamış ne de peçete kullanmış. Müstehzi bir gülümsemeyle taşı gediğine koymuş:

- Bize okulda ellerimizi kirletmeden çiş yapmasını da öğrettiler!

Sadece bir fıkraydı.

Umarım, kimse alınmaz,  Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ bir suç duyurusunda daha bulunmaz!

Rahmi Yıldırım

10 Ağustos 2009

Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Ağustos 2009 )
 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: HİJENİK ÇİŞ! ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right