left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Diğer arrow BEN ESKİ BEN DEĞİLİM
Tuesday, 22 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
BEN ESKİ BEN DEĞİLİM Yazdır E-posta
Yazar Aptullah Öcalan   
Tuesday, 28 July 2009

Hürriyet gazetesinin Kürt sorunundaki yaklaşımını değerlendiren Öcalan, 'Evet ben de eski ben değilim. Hürriyet gazetesi de eski Hürriyet değildir. Geçmiş geçmişte kaldı. Devlet de eski devlet olamayacak' dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla görüştü. Edinilen bilgilere göre görüşmede güncel siyasi gelişmeleri değerlendiren Öcalan, 'Şuandaki mevcut durum 1. Dünya savaşından da, 2. Dünya savaşından da çok daha kötüdür. 3. Dünya savaşı denilen karma karışık şeylerin sonuçlarını yaşıyoruz.' dedi. Öcalan, 'Muhafazakarların demokratları, liberallerin demokratları yok denecek kadar az ve çok zayıftırlar. Asıl süreci çözebilecek, güçlendirecek olanlar radikal demokratlardır. Bunlar anayasadan bahsediyorlar, demokrasiyi biliyorlar mı? Yeni anayasa yapmanın yolu demokratik zihniyetten geçer. Konuşuyorlar anayasa, anayasa diyorlar ama demokratik zihniyetleri yok. Çatı için ne gerekiyorsa yapılmalıdır' diye konuştu.

Kimi muhatap alırsanız alın, ama ciddi olun

Basında yoğun bir şekilde yer alan tartışmaları değerlendiren Öcalan, şöyle devam etti: 'Basında muhataplık konusu işleniyor. Muhatap olmaya bayılmıyorum. Öyle bir derdim de yok. Basında çok da işlenen 15 Ağustos'ta açıklanacak denilen yol haritasını yetiştirmeye çalışacağım. İki, üç hafta bu böyle geçer. Radyodan dinledim. Bugün, Sabah gazetesi yazmış. Bunu nerden çıkarıyorlar? Ben daha yeni yazmaya başladım. Doğrusu hiç alakası yok. Bu konuda ben daha bir şey söylemeden nasıl yazıyorlar? Ama benim söyleyeceklerim var. Siyasi olarak çözüm gelişmediği zaman askeri kesim inisiyatif alır. Çözüm gelişmediği taktirde askeri kanat çok güçlenecek. Sonuçları hepimizin tahmin ettiğinden daha vahim olabilir. Ben bu nedenle çözüm olmalı diyorum. Çözün nasıl çözerseniz çözün. Kimi muhatap alırsanız alın. Ama ciddi olalım.'

11 yıldır çatışmasızlığı sağlıyorum


'Çatışmasızlık ortamı devam etmeli deniliyor. Ben zaten 11 yıldır bunu burada yapmaya çalışıyorum. Hatta Özal'dan beri yapıyorum. Ve tek başıma yapıyorum. Çağrılar üzerine ben bunları yapıyorum. Özal Talabani üzerinden çağrı yapmıştı. Ben önce Talabani'ye ‘Sen ne diyorsun' demiştim ve şaşırmıştım. Daha sonra Sayın Erbakan başbakanken Suriye devlet başkanı üzerinden çağrısı oldu. Askeriye, Brüksel üzerinden çağrı yapmıştı. En son da buradan da rica ettiler. Sayın Erdoğan ve Gül'ün dolaylı da olsa, basın yoluyla da olsa çağrıları oldu, ricaları oldu. Ben de bunlara cevap verdim. Osmanlı zamanında padişahlar perde arkalarından dinlerlerdi. Eğer çözüm olacaksa biz bunu da kabul ederiz. Siz de ne dediğimizi dinleyin. Siz bunları söylediniz, bu söylediklerinize sahip çıkın. Demokratik siyasetin gereği olarak cesur olmak gerekiyor. Çözümü istemeyenler Erdoğan ve Gül'ün gitmesini isteyenlerdir.'

Özkök kodları çözdüğümü görmüş

'Eğer bu sorun çözülmezse farklı gruplar da çıkabilir, bu gruplar inisiyatif geliştirebilirler. Ben burada her şeyi önleyecek durumda da değilim. Savaş gelişirse benim de söyleyecek pek fazla bir şeyim olmaz. Çünkü diyecekler ki ‘yaşam bizim yaşamımızdır.' Dağlarda olan onlardır. Ben bu konuda bir şey diyemem. Bu onların kararıdır. Beni de dinlemezler. Bunu kaba bir tehdit olarak da söylemiyorum. Sorunun şiddetle çözülemeyeceğini herkes biliyor. Siyasi etik sahibi iseniz söylediklerinizi yapın cesur olun. Demokrasiden bahsediyorsunuz, anayasadan bahsediyorsunuz. İnanmadığınız ve doğru bulmadığınız bir anayasa ile nasıl yaşarsınız? Biliyorsunuz anayasa kutsal bir yasadır. Siz doğruluğuna inanmadığınız bir yasayı nasıl uygulayacaksınız. Kendi anayasanıza inanmayacaksınız kalkıp siyaset yapacaksınız. Bu etiğe sığar mı? Bu ahlaksızlıktır, bu haramdır, hem dinen haramdır, hem de siyaseten haramdır. Siz buna inanmıyorsanız, bu anayasanın yanlış olduğunu düşünüyorsanız, gece gündüz uyumadan bunun düzeltilmesi için çalışmalısınız. Bunu yapmayanlar haramzadedir. Eğer ahlak sahibi iseniz böyle bir şey olmaz. Bunu gördüğümü, Türkiye'nin kodlarını çözdüğümü Ertuğrul Özkök görmüş. Makalesinde değinmiş. Onun ilişkili olduğu en az 40-50 kişi var. Onlar benim bunu çözdüğümü biliyorlar. Niye çözdüm? Tecrübelerimden, yaşadıklarımdan çözdüm. Ben tek başıma gereğini yaptım. Hatta bana ‘teslim oldu, şu oldu bu oldu' dediler. Benim vicdanım ve aklım çatışmaya, insan ölümlerine el vermiyor. Bana diyorlar ki teslim ol. Kendi kişiliğinden vazgeç, onursuzlaş diyorlar. İnsanlığından çık diyorlar. Bunu asla kabul etmem. Ben insan değil miyim? Buraya insanlar konur. Ben insan değilsem beni buraya niye getirdiniz, niye koydunuz, niye yaşatıyorsunuz? Bu sorunu kendi içimizde çözemezsek farklı güçler müdahil olmak ister.'

Muhatap almazsanız savaş istersiniz

Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Anadil Türkçe olsun deniliyor. Olsun. Benim için federasyon da hatta konfederalizm de çok önemli değil. Benim temel aldığım kişinin kendisi ve temel özgürlüğüdür. Bir söz vardır, hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşırlar diye. Ben çözeceğim diyorsun, nasıl çözeceksin. O zaman kiminle nasıl çözeceksin. Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Herşey bizim olsun diyorsunuz. Sizin olsun ama bizim de temel insani değerlerimize de saygılı olunmalıdır. Eğer insanlık değerlerimiz kabul edilmezse bu sorun çözülmez. Akil adamlar komisyonu kurulabilir. Ben de o komisyona kendi düşündüklerimi, çözümün nasıl olabileceğini anlatmalıyım. Yararlarını, zararlarını anlatmalıyım. Kürtleri muhatap almazsan bunun anlamı şudur. Ben savaş istiyorum, ben çatışmak istiyorum demektir. Bunun sorumlusu ben değilim.'

Özgürlüğümüz olsun

'Eğer samimiyet varsa çözüm hızlı gelişir. İspanya'da Franco örneğine baktığımızda 75'te Franco gitti, 78'de her şeyi üç yılda hallettiler. Bu işleri hızlı çözmek gerekir. Siz 25 yıldır ne yaptınız? Hatta daha öncesi de var. Çatışmasızlık devam etmeli deniliyor, eğer yarar getirecekse devam etsin. Demokratik siyasetin gereği yapılmalı. Ben zaten 10 yıldır bunu yapıyorum. Ama bugüne kadar gelinen noktada bunu bir zaafiyet, zayıflık olarak bilmem ne olarak algıladılar. Bu mesele bir ahlak meselesidir. Bu çatışmasızlık süreçlerinde hep insanlar öldü ve insanlar ölmeye devam ediyor. Eğer insanlar ölecekse bunun yararı yoktur demektir. Benim burada temel amacım insanların ölmemesidir. Türkçe, resmi dil Türkçe olsun deniliyor, bunlar çok basit şeyler. Ben bu tür şeylerle uğraşmıyorum. Ama bizim de özgürlüğümüz olsun. Bizim de insani özgürlüğümüz ve yaşam alanımız olmalıdır. Eğer bu olmazsa, olmaz. Bir çocuk doğunca anasının dili var, ve o dili kullanır, o dilini kullanma ve ona özgür yaşama alanını oluşturulmalıdır.'

Oryantalist değilim

'Benim devlet anlayışım oryantalist devlet anlayışı değildir. Batı ulus devlet anlayışı milliyetçi ve faşisttir. Milliyetçi oldukları zaman faşist olmaları kaçınılmazdır. Avrupalıların gelişmemiş ülkeler için düşündüğü gibi düşünmüyorum. Onlar menfaatçi ve faşisttirler. Onların ulus devlet anlayışlarının sonucunu bugün Afganistan, Pakistan, İran ve Irak'ta çok açıkça görülmektedir. Onlar savaştan, çatışmalardan, kendi varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ben ise insanların özgürlüğünü esas alan bir anlayışı savunuyorum. Onlardan farklı düşünüyorum.'

Tek çözüm demokratik siyaset

'Avrupalılar kendilerini milliyetçilikleriyle koruyorlar. Avrupa'da milliyetçilik nasıl ortaya çıktı? Milliyetçilik Türkiye'ye de Avrupa'dan bulaştı. Türkiye milliyetçilikle bile kendini koruyamıyor. Bugün Kafkasya'da, Çin'de, Rusya'da, Balkanlarda, Ortadoğu'da, Çin'i görüyorsunuz Türkleri koruyamıyorlar. Erdoğan Davos'ta bir çıkış yaptı. Kahraman ilan ettiler, neyin ne olduğunu, nasıl olduğunu bilmiyor, anlamadı da. Bunun sonuçlarının ne zaman karşısına çıkacağını da hesaplayamıyor. Ama onlar bunu 3-5 yıl sonra hissettirmeden hesabını soracaklar, farkında bile olmayacak. Menderes döneminde 6-7 Eylül olayları yaşandı. Bunların sonucunda Menderes idam edildi, ama o bunu anlamadı. Niye asıldığını, neden asıldığını bile anlayamadı. Davos'un hesabını da Erdoğan'a sorarlar. O da nasıl olduğunu bilemeyecek. Bunun tek çözümü demokratik siyasettir.'

Avrupa'nın ulus devlet etkisi var

'Bizim fikirlerimizi AKP aldı kullandı, Akademiler açtı. Dört yılda yüzlerce akademi ve merkezler kurdu. Demokratik siyaset teorisi olmadan demokratik siyaset yapamazsınız. Bu kadar akademi kurmalarına rağmen Erdoğan demokratik siyaset politikalarını anlayamıyor, kavrayamıyor. Sadece başbakan duygu olarak anlıyorum diyor. Öyle duygu muygu ile olacak iş değil. Bunun gereğini akıl ve mantıkla yapacaksın. Şimdi Ahmet Davutoğlu biraz bunu anlamış, anladı. Ahmet Davutoğlu modern demokratik kültürü almış. Bunu da Avrupalılardan almış. Geçenlerde Stratejik Derinlik isimli kitabını okudum. Türk aydınları Avrupa'nın ulus devlet anlayışının etkisindedirler. Öyle de olmak zorundadırlar, başka şansları yok zaten, çünkü onlardan etkileniyorlar. Ancak dünyada bugün için öyle Türklüğü koruyacak durumunda değiller. Bugün Türkiye'deki Türklerin üç-beş katı kadarı dışarıda ve tehdit altındadır, onlar korumaya muhtaçtırlar.'

Türkiye 1920'lere evrilecek

'Mustafa Kemal'i bir yönüyle takdir ediyorum. O Fransız 3. Cumhuriyetçilerden biraz etkilenmişti. Bu fikri Türkiye'de uygulamaya başladı, kısmen başarılı oldu. Demokratik siyaseti anladığından dolayı kısmen başarılı oldu. Ben kendimi öyle kimseyle kıyaslama derdinde değilim. Ben son 15 bin yıllık süreci çözdüm. Olayların bir sosyolojik sonucu vardır. Bunu savunmalarımda genişçe belirttim. Aydınların konuya bu yönüyle bakmaları gerektiğini belirtiyorum. Bugün yapmaya çalıştığımız şey 1920'lerin ruhunu canlandırmaktır. Aydınlara da şunu söylüyorum. Dikkatli olmaları gerekiyor. Türkiye 1920'lerden daha fazla evrilecek.'

Hürriyet eski Hürriyet olamaz

Ertuğrul Özkök'ün kendisine yönelik yazılarını değerlendiren Öcalan, şunları söyledi: 'Ertuğrul Özkök köşe yazısında benim hakkımda daha önceleri törörist, terörbaşı benzeri kavramlar kullandığını, ama bugün bunun doğru olmadığını, kullanılan dilin daha yumuşak olması gerektiğini belirtmiş. Evet ben de eski ben değilim. Hürriyet gazetesi de eski Hürriyet değildir. Bu saatten sonra da eski Hürriyet olamaz. Daha çok değişecektir. Geçmiş geçmişte kaldı. Devlet de eski devlet olamayacak. Ben de daha öncesinde reel sosyalizmin etkisiyle bir takım şeylerin olabileceğini düşünüyordum. Bugün görüldüğü gibi Rusya ve Kafkasya'nın durumu ortada. Çin sosyalizm ile ancak ABD'ye hizmet ediyor. Çatışma, şiddet, ölüm benim mantığım değildir. Bu nedenle ben bunlardan vazgeçtim. Demokratik siyaseti ve özgürlüğü esas alıyorum. Ben radikal demokratım.'

Demokratik belediyeciliği açıklayacağım

Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: 'Cezaevindeki arkadaşlara selamlarımı iletiyorum. Kendilerinden iyi mektuplar alıyorum, derinlikli, güzel yazılar var. Yazmaya devam etmelidirler, yoğunlaşmalıdırlar. Belediyeler konusunda da demokratik belediyecilikle ilgili ileride açıklamalarda bulunacağım.'

ANF

24 Temmuz 2009 tarihli Görüşme Notu'dur

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: BEN ESKİ BEN DEĞİLİM ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right