Bir Harf Yayınları tarafından Mayıs 2008 de yayını yapılan, 20 YTL'den piyasaya çıkan, baskı ve İsyan ve Tevekkül, "Genç Ordu" içinden çıkan ve "sosyalizm" yolunda yütüyen Sarp Kuray tarafından yazılmış anı-belge-kuram-yanıtlar içeren bir yapıt. 504 sayfalık yapıt, yazarının diliyle "Görünüşte eşkiya, manada evliya olan bütün halk yiğitlerine..." ve "elbette sevgili anneme" diye yapıtı adına yazdığı ve seslendiklerini belirtiyor. Ünlü bir siyasetçimiz olan Osman Bölükbaşı " Perde önünde evliya, arkasında eşkiya olanlardan sakının" diye miting alanlarında kendisini dinlemeye gelen yurttaşları uyrarırdı. İsyan ve Tevekkül ile Sarp Kuray, sosyal mücadelenin ateşi içinde pişen bir sosyalizm militanı, düşünür olarak yeni kuşaklara aktarımda bulunuyor. 1960'lı yılların özellikle 69-71 "9 Mart sonrası ve 12 Mart"ın perde arkasındaki eşkiyalarını tanımamıza katkıda bulunuyor. Kitap Osmanlı'dan Modern Cumhuriyet'e geçiş konusunda tezleri tartışıyor.
"Türk Genel Devrimi"nin bütün ana ve ara konaklarında durup açıklamalarda ve yansıtmada bulunuyor. Cumhuriyetin kuruluş sürecini, Mustafa Kemal ve çevresini irdeliyerek, Kurtuluş Savaşı ve cephe önü ile gerisinden sahneler ortaya koyuyor. Cumhuriyet devrimine karşı gelişen karşıdevrim sürecini ve bu sürecin içinde 60'ların ordu ve gençlik başkaldırışını irdeliyor. Yurtdışında mücadeleye devam etmenin getirdiği sorunlara da el atıyor. Bugün aklanma kararı Türk Hukuk ve Yargılama Tarihine geçecek maniplasyonlarla geçen bir sonuçla ağırlaştırılmış müebbet hapse döndürülen yazar, kalan cezasını çekmek üzere teslim oluyor ve 2009 yılının başından bu yana da F Tipi Cezaevinde tek başına bir odada gün tamamlamaya başlamış durumda. Sarp Kuray "isyan" ile karşı çıktığı düzenin önüne koyduğu idam cezası, ağır hapis, müebbed ağır hapis, öldürmeye teşebbüs, silahla ağır yaralamalara "tevekkül" ile boyun eğiyor. En büyük isyanı ise her kötü günü yakınları ve dostlarıyla aştığında, her iyi günde yanı başında biten ve kendisini sarıp sarmalayıp bir diğer kötü günde arkasından vuran"yol arkadaşlarına". Yapıtını bu nedenle "tevekkül" ile değil "isyan" ile "Şahsıma Yönelik Yapılan Seviyesiz ve Maksatlı Saldırılara Kısa Yanıt" diyerek bitiriyor. İsyan ve Tevekkül'ün 3 Ana Başlık, 77 ara başlıktan oluşan konularını okur "orta hızla", her bir arabaşlığın içerdiği konudaki yayınlanmış "başka yapıtlarla karşılaştırarak", "masa başında" okumasını öneriyoruz. İsyan ve Tevekkül, geniş ve kapsamlı içeriği ile Osmanlı'dan çıkıp günümüze gelen "modern" tarihimizi anlamak, bu yakın tarih içindeki "genç ordu" ve "genç öğrenci" başlkaldırışını kavramak konusunda kitaplıklarımızda bulunması gereken başyapıtlarda birisi olarak görülmelidir. Yazarın dizlerinde anlattığı yaşamı, ilk devrimci eylemlere girişi, bozuk düzene katılmak yerine, Vali olan Babası, Başsavcı olan Dayısı, Subay yapan Türk Ordusu olanaklarıyla "düğzende yer kapmak" gibi en geniş olanakları, halk için "reddetmesi" ise, bu olanakların her hangi birine kavuştukları anda bırakın mücadeleye devamı "halkın" yanında yer almakatan kaçan devrim ve sosyalizm dönekleri için tokat niteliğinde. Atila Sarp www.ulusalodak.net |