|
Askerlerin neden emekli olduktan sonra emperyalizm karşıtı kesildiklerini soran değerli arkadaşı, bu konuda kendi düşünceme göre bilgilendirmeye çalışacağım. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, TSK üst kademesini oluşturan generallerimizin canları sıkıldıkça ya da komutanlarına yaranmak için ısıtıp ısıtıp ikide bir ileri sürdükleri iki konu var. Onlar da, bölücülük ve şeriat. Onların hiç iç ve dış sömürüden, IMF’nin acımasız para politikalarından ve ABD emperyalizminden söz ettiklerine, gündeme getirdiklerine tanık oldunuz mu? Kuşkusuz ki hayır. Geçen hafta Org. Hurşit TOLON birazcık ABD karşıtı bir konuşma yaptı. Neden daha önce değil de şimdi? Çünkü artık TSK’de bir yükselme beklentisi kalmadı, iki hafta sonra emekli olacak! Şimdi konuşabilirdi, bir yerlere göz kırpabilirdi. Yani etliye sütlüye karışabilirdi! 1984-85 Yıllarında Güneydoğu’daki olaylar sırasında ölü olarak ele geçirilen iki PKK militanını Şırnak’taki Alay binasının bahçesine getirmişlerdi. Gazeteciler onların resimlerini çekmek için hazırlanırken, Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Kaya YAZGAN “Durun , resimleri burada çekmeyin. Arkadaki tepeye götürüp karların üzerinde çekin. Ankaradakiler ne zor koşullarda görev yaptığımızı görsünler.” diyerek araya girmişti. Bu emir kuşkusuz ki derhal yerine getirildi… bu davranışın birkaç yorumu yapılabilir. Ben burada bir yorum getirmek istemiyorum. Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi ÖZKÖK, 1 Mart’ta tezkere kabul edilmedi diye çok üzüldüğünü kendisi açıklamıştı. 30 Ağustos 2003 Zafer Resepsiyonunda “Irak’ta ABD kazanırsa bizim yararımıza” diyerek, Irak’ın bölünmesi ve bir kukla devletin kurulması sürecine açık destek verdi (Hürriyet 1 Eylül 2003). ABD askeri birliği, Süleymaniye’de Türk subay ve astsubaylarını silah zoruyla tutukladı ve başlarına ÇUVAL geçirdi! Org. Özkök ve diğer generaller, ulusumuzun onurunu inciten bu ağır ve utanç verici uygulama karşısında, ulusun beklediği tepkiyi koyamadılar. Dahası Org. ÖZKÖK, birkaç gün sonra kendisine veda ziyareti yapmak isteyen ABD elçisi Pearson’ı pek dostane bir hava içinde kabul ederek, ulusumuzu düş kırıklığına uğrattı. Oysa Mustafa Kemal’in askerlerinin Başkomutanı böyle mi davranmalıydı! Yazık çok yazık… Genkur. 2. Başkanı Org. İlker Başbuğ da geçenlerde yaptığı basın toplantısında, 1 Mart Tezkeresi’nin onaylanmasını arzu etmiş olduklarını açıklamıştı. Aferin, hep böyle ABD’nin çıkarları için devam etsinler. O tezkere kabul edilseydi, ulusumuzun zararına ne gibi olaylar meydana gelecekti, o büyük düşünen generallerimiz bilemiyorlar mıydı? Yoksa “NATO Paşalıkları” mı onları böyle davranmaya itiyordu acaba? Bunların nedenlerini yazmak için sayfalar doldurmak gerekir, geçelim. Yasa ve yönetmelikler gereği, ordu alt kademeleri kamuoyuna açıklama yapamazlar. Genkur. Bşk. ya da onun görevlendireceği yetkililer dışında kimse konuşamaz. Ancak, hemen hemen tüm orgeneraller konuşuyor. Ama konuşmaları, dediğim gibi yalnızca şeriat ve bölücülük hakkında oluyor. Daha önceki Genkur. Başkanı Org. Hüseyin KIVRIKOĞLU başta Org. Çevik BİR olmak üzere tüm orgeneralleri hizaya çekti ve onlara konuşma yasağı getirdi. Dört yıllık görev süresince çeşitli çağrılar almasına karşın, ne ABD’ye ve ne de İsrail’e gitti. Ama şimdiki başkan ise, hemen koşarak ABD’ye gitti. Arkasından da İstanbul’un eski imamı Tayyip Efendi gitti. Gerisi malum… Atatürk, ülkenin geleceğine tutu (İpotek) koymamıştı. O yol gösterici olarak bilimi işaret etmişti. Bilim de insanın insanca yaşayacağı, sömürüsüz bir düzen olarak tasarlanan sosyalizmi gösteriyor. Bu durumda ben de her yurtsever gibi, Mustafa KEMAL’in bağımsızlık çizgisinde, antiemperyalist ve sosyalistim. Ta teğmenliğimden beri. |