left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Diğer arrow 12 MART-BİA
Tuesday, 22 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
12 MART-BİA Yazdır E-posta
Yazar BİA   
Thursday, 12 March 2009
12 Mart 1971'de ne olmuþtu? 

Dört kuvvet komutaný verdikleri muhtýrayla Demirel hükümetini devirdiler. Genç subaylarýn radikal darbe giriþimini engellediler. 26 Nisan'da sýkýyönetim ilan edildi. Rejim aydýnlara, gençlere ve muhaliflere aktif saldýrýya baþladý.

12 Mart 1971'de üç kuvvet komutaný ve Genel Kurmay Baþkaný'nýn imzasýyla TRT haber bültenlerinden okunan hükümete yönelik muhtýra ile Ordu, "Silahlý Kuvvetler Ýç Hizmet Talimatý"nýn Anayasa'dan daha üstün bir belge olduðunu pratikte kanýtlayarak Süleyman Demirel'in AP hükümetini düþürdü.

Parlamento kapatýlmamýþ, siyasal partilerin çalýþmasý engellenmemiþ ve hiçbir yönetici tutuklanmamýþ ve hükümet idaresine fiilen el konulmamýþ olmakla birlikte bu apaçýk bir darbe idi. Ordu kendi iradesini seçilmiþ meclislerinin iradesine dayatmýþ ve silahlý kuvvetlerin yürütmesi "egemenliðin kayýtsýz þartsýz ait" olduðu söylenen milletvekillerinin ellerinden alýnmýþtý. Silahlarýn kontrolü meclis ve hükümetin elinden çýkmýþtý ve "silahlar kimdeyse iktidarýn da onda" olduðu ilkesi bir kere daha doðrulanmýþtý.

"12 Mart Muhtýrasý" adý verilen müdahalenin meþruiyet gerekçelerinin sýralandýðý belgenin "reformlar ve inkýlap kanunlarý"ndan söz eden programatik imalarý, birçok çevrede yýllardýr sözü edilen hasretle beklenen ve gerçekleþtirilmesi uðruna sosyalist hareketin içindeki birçok çevre de dahil kimi "ilerici" ve "devrimci"lerin pek çok çaba gösterdikleri "radikal darbe"nin sonunda gerçekleþtirildiði izlenimini veriyordu ama Muhtýra'dan çok kýsa bir süre sonra silahlý kuvvetlerden aralarýnda "radikalizm"in yýldýzlarý Tümgeneral Celil Gürkan, Hava Tuðamiral Aydýn Kiriþoðlu ve Deniz Tuðamiral Vedii Bilget'in de bulunduðu bir grup orta kademe subayýn tasfiye edilmeleri tüm "radikal" çevrelerde hayal kýrýklýðýna yol açtý.


Doðan Avcýoðlu'nun Devrim dergisi "Doðru Teþhis, Yanlýþ Tedavi" belirlemesinde bulunurken siyasal iktidarýn parlamento ile paylaþýlmaya devam edilmesini eleþtirmeye baþladý. Tereddütler yerini çok geçmeden karamsarlýða býraktý. Erim Hükümeti açýklanýp programýný ilan ettiðinde ve Vehbi Koç'un aðzýndan tekelci burjuvazinin tam onayýný aldýðýnda, herkes ve bu arada devrilen Demirel'in AP'si bile herhangi bir "radikalizm2in iktidara týrmanmakta olmadýðýndan artýk emindi. Düzen bir kere daha çatýþan taraflarýn üzerine doðru týrmanarak bir hakem konumuna doðru yükselen yürütme gücünün egemenliðiyle kendisini kurtarmýþtý. Sýra düzeni tehdit eden güçlerin hizaya getirilmesindeydi.


8-9 Mart 1971


Gerçekte Süleyman Demirel'in bir ordu müdahalesiyle devrilmesi aylardýr bekleniyordu ancak hükümetten yana olduðu bilinen Genel Kurmay Baþkaný Memduh Taðmaç'ýn müdahalenin baþýnda bulunacaðý umulmuyordu. Silahlý kuvvetlerde hayli yaygýn bir zemine sahip olan "radikaller"in bir kere giriþim baþlayýnca önderliði ele geçireceði sürekli olarak varsayýlmýþtý. Radikallerin sürekli aþaðýdan yukarý doðru baskýsýyla sonunda 8 Mart'ý 9 Mart'a baðlayan geceyarýsý silahlý kuvvetlerin büyük bir bölümü harekete geçmek üzere alarma geçirildi. Darbe için hazýrlanmýþ planlar uyarýnca birlikler seferber edildi. Sýra kuvvet komutanlarýnýn harekat emrini vermesindeydi.


Ancak bu emir hiçbir zaman gelmedi. Çünkü "radikallerin" bütün baðýmsýz örgütlerinin bilgisini ve yönetimini kendilerine baðladýklarý ve hepsi de "radikal" olarak bilinen Hava Kuvvetleri Komutaný Muhsin Batur ve Kara Kuvvetleri Komutaný Faruk Gürler ile Deniz Kuvvetleri Komutaný Kemal Kayacan, darbe "radikaller"in programýna uygun olarak yürürlüðe konduðunda karþýlarýnda güçlü bir direniþ cephesi oluþacaðýný görmüþlerdi. Silahlý Kuvvetlerin bu darbe süreci içinde bölünmesinin giderek darbede inisiyatifin kendi ellerinden de çýkartacaðýný ve alt kademedekilerin hazýrlýklarýný buna göre de yaptýklarýný öðrenen Batur ve Gürler, Türkiye'nin General Necib'i olma korkusu içinde ancak aþaðýdan gelen sürekli baský altýnda bir müdahale adýmý atmaksýzýn daha uzun süre oyunu sürdüremeyeceklerinin de farkýnda olarak, ordunun Amerikancý ve tutucu kanadýnýn ortalama eðilimlerini dile getirdiði bilinen Genel Kurmay Baþkam Memduh Taðmaç ile anlaþtýlar. Buna göre, ordu yumuþak bir müdahale ile "radikaller"in nefretinin simgesi haline gelmiþ olan Demirel ve AP hükümetini alaþaðý edecek, buna karþýlýk Batur ve Gürler de alt kademedeki "radikaller"i tasfiye edeceklerdi.


Böylelikle hem silahlý kuvvetlerde bölünme tehlikesi ve bunu izleyebilecek bir "iç savaþ" tehlikesi atlatýlmýþ oluyordu, hem de büyük burjuvazinin otorite bunalýmýný aþmak için bir olaðanüstü rejim üzerinde burjuvazinin bütün fraksiyonlarý uzlaþmýþ oluyorlardý.


12 Mart Müdahalesi silahlý kuvvetlerdeki bu iki gücün çalýþmalý dengesinin pratik anlatýmýydý. Süleyman Demirel hükümetinin devrilmesinin ardýndan "Nasýr"lar olabileceklerinden kuþkulanýlan generaller ordudan çýkartýlýnca, aslýnda üstünlük bir anda Amerikancý ve muhafazakar kanadýn eline geçmiþ oldu. Çünkü bu noktadan sonra Batur ve Gürler artýk isteseler de 12 Mart Muhtýrasý'nýn parlamento ve burjuvazi karþýsýndaki blöfü olan ve gerçekte "radikaller"i frenlemekten baþka bir amacý olmayan, reformlar yapýlmazsa "idareyi doðrudan doðruya üzerine alma" tehdidini gerçekleþtiremezlerdi. Bunu birlikte yapabilecekleri hiyerarþiden baðýmsýz bir örgüt yoktu artýk. Onu kendi elleriyle parçalamýþ ve tasfiye etmiþ, önderlerini Taðmaç ve Türün'ün önüne atmýþlardý.


1965'ten baþlayarak adým adým kurduklarý baðýmsýz örgütlerini paþalarýna teslim eden "radikaller"in, kendi planlarýný karþý tarafa açýkladýðýný düþündükleri Korgeneral Atýf Erçýkan'ýn evini bombaladýktan sonra yakalanan Dev-Genç eski Genel Sekreteri Ruhi Koç ve 69 deniz subayý hareketinin önderi emekli deniz teðmen Sarp Kuray "radikaller"in hayal kýrýklýklarýnýn ve öfkelerinin canlý bir örneðiydiler.


Yukarýda, silahlý kuvvetler komuta kademesinde varýlan anlaþma aþaðýda, parlamentoda da yansýmasýný buldu ve AP, CHP ve öteki partiler baþbakanlýða atanan CHP milletvekili Nihat Erim hükümetine bakan vereceklerini ve programýný onaylayacaklarýný bildirdiler. Hükümete parlamento dýþýndan Yön ve Sosyalist Kültür Derneði çevresinden OECD ve Dünya Bankasý'nýn gözde teknisyenlerinden Atilla Karaosmanoðlu, NATO Genel Sekreter Birinci Yardýmcýsý Osman Olcay, OYAK Yönetim Kurulu Üyesi Özer Derbil, 27 Mayýsçý Sadi Koçaþ, "ilerici" öðretim görevlilerinden AÜ Týp Fakültesi Dekaný Prof. Türkan Akyol ve baþka teknisyenler de girdiler. Böylece ordunun zoru altýnda burjuvazinin bütün eðilimleri, teknokrasi ve bürokrasi bir hükümet çevresinde birleþmiþ, temsili bir "milli birlik ve beraberlik" siyasal çevrelere hakim olmuþ gibi görünüyordu.


Cumhuriyet'te Ýlhan Selçuk, Erim hükümetinin "reformlar"a giriþebilmesi için Atatürkçülerin birlik içinde kalmasý gerektiðini vurgular ve Mehmet Ali Aybar Erim hükümetine güven oyu verirken, TÝP, Dev-Genç ve SDDF "tekelci kapitalistlerin", "bürokratik faþizmin" hükümetine hiçbir þekilde destek olmayacaklarýný ilan ettiler. Resmi siyaset sahnesinde süregiden tüm iliþkiler bir fars havasýna bürünürken CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit, Türkiye'de Yunanistan usulü bir askeri diktatörlük kurulmuþ olduðunu söyleyerek görevinden istifa etti.


"Radikaller" bozgun havasý içinde geri çekilmeye ve darbeye kadar onayladýklarý "gerillacýlýk"tan vazgeçilmesi çaðrýlarý yayýnlamaya baþladýlar. Düzen kendisini yeniden tesis ederken NATO'nun güneydoðu kanadýnda ortaya çýkmýþ olan belirsizlikler ABD'nin istekleri doðrultusunda giderilmeye ve büyük burjuvazinin "komünizmle mücadele" programý paramiliter çetelerin elinden alýnarak doðrudan doðruya devletin gizli aygýtlarýna devredilmek, "kontrgerilla" sahneye çýkmak üzereydi. Ancak bunun için öncelikle görünüþte hala yürürlükte olan parlamentonun yürütme yetkilerinin askýya alýnmasý, öte yandan Anayasa'da ezilen sýnýflarýn özgürlük mücadelesi alanýný yasallaþtýran hükümlerin ortadan kaldýrýlmasý gerekiyordu. Burjuvazinin siyasal gündeminde Anayasa'nýn deðiþtirilmesi ve sýkýyönetim ilaný vardý.


Sýkýyönetime doðru


12 Mart'tan sýkýyönetimin ilan edildiði 26 Nisan 1971'e kadar geçen süre içinde toplumsal mücadeleler de, silahlý eylemler de, faþist hareketin saldýrýlarý da durulmadý. 20 Mart 1971'de Batman'da üç bin köylü kent meydanýnda biraraya gelerek "açýz" diye haykýrdýlar. Jandarmanýn zor kullanmasýna karþýn daðýlmayarak sopa ve taþlarla karþýlýk verdiler. 21 Mart'ta Konya'da Eðitim Enstitüsünde faþist "komando"lar devrimci öðrencilere saldýrarak altýsýný býçakla yaraladýlar. 24 Mart'ta Ýstanbul'da bin tekstil iþçisi Enboy fabrikasýnda direniþe geçtikten sonra haklarýný savunmayan Teksif merkezi ve þubelerini iþgal ettiler.


25 Mart'ta Samsun'un Alaçam ilçesinde tütün üreticilerinin Tekel'in tütün satmasýný engelleyerek gerçekleþtirdikleri direniþte dört öðretmen ve dört üretici tutuklandý. Ýstanbul'da Vezneciler'de faþistlerin üniversiteyi iþgal giriþimini önleyen devrimci öðrencilerle faþistler arasýnda çýkan çatýþmadan sonra DGSA'yý basan polislerle de silahlý çatýþma çýktý ve bir öðrenci iki polis yaralandý. 29 Mart'ta Ankara'da Kurtuluþ Lisesi önündeki çatýþmada faþistler üç devrimci öðrenciyi kurþunladýlar. Ýstanbul'da Iþýk mühendislik ve Mimarlýk Akademisini iþgal ederek uzun saçlý erkek öðrencilerin saçlarýný kesmeye baþladýlar. 31 Mart'ta ÝTÜ olaylar çýkacaðý gerekçesiyle kapatýldý, 1 Nisan'da Robert Kolej kapatýldý.


3 Nisan'da iþçileri 80 gündür grevde olan Grundig elektronik fabrikasýnýn sahibi evine konulan dinamitle yaralandý. 3 Nisan'da Otomarsan fabrikalarýnýn sahibi Mete Has ile Adanalý toprak sahibi Talip Aksoy kaçýrýldýlar ve 400 bin TL fidye karþýlýðýnda 5 Nisan'da serbest býrakýldýlar. 10 Nisan'da Ýstanbul'da Balýkesir Öðrenci Yurdu'na faþist "komandolar" tarafýndan açýlan ateþle Niyazi Tekin aðýr yaralandý ve öðrenci Hasan Erkiþi kaçýrýldý. Niyazi Tekin 21 Nisan'da hastanede öldü. 16 Nisan'da Dr. Rahmi Duman'ýn oðlu Hakan Duman fidye karþýlýðý kaçýrýldý. 18 Nisan'da fidye ödenerek Hakan Duman serbest býrakýldý. 20 Nisan'da Ýstanbul DMMA faþistlerin saldýrýsý üzerine kapatýldý. 26 Nisan'da Ankara, Ýstanbul, Ýzmir, Adana, Hatay ve Diyarbakýr'da Sýkýyönetim ilan edildi.


12 Mart rejimi Dev-Genç, ÜOB, TÖS, DDKO ve irili ufaklý birçok derneði kapatmaya baþladý. Rejim aktif saldýrýsýna baþlýyordu.

var tmp; tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a"); for(i=0; i

Kaynak:

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: 12 MART-BİA ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right