left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Perşembe, 11 Mart 2010
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Gençlik Meclisi
Bize Ulaşın
SEN, BEN, BİZİM OĞLAN Yazdır E-posta
Yazar Ömer GÜRCAN-ULUS gazetesi   
Cumartesi, 31 Ocak 2009

Rütbeli-rütbesiz aydınlarımız.

Rütbeli-rütbesiz karanlıklarımız.

Rütbeli-rütbesiz atalarımız. 
Aslını inkâr eden soysuzdur demiş soylu atalarımızdan biri.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar demiş hırsız atalarımızdan biri.

Sakla samanı gelir zamanı demiş önlemli atalarımızdan biri.

Damlaya damlaya göl olur demiş tutumlu atalarımızdan biri.

Ve nice atalarımız, ve onların deyişleri, hayata bakışları…

Atalarımız, atalarımız…

Ve bizler.

 

Onların takipçileri

İşimize gelen Atamızın deyişi “ arkasına saklanarak ya da dayanarak laflarımızı görüşlerimizi aktarmalarımız. 
 

Başbakanımızın Yahudi soyundan geldiğini keşfedip, tüm sorunların nedenini bulan torun olarak haykırırız:

Taç edip başının üstüne koyacağın adamlara dikkat et, aslına dikkat et” demişti Atam ama biz unuttuk.

Evet, soylu torun olmaya gereksinimiz var her insanoğlu gibi.

İnsanoğlu psikolojik olarak böbürlenme ile paranoyaklık arasında sarkaç gibi sallanıp durur..

Karşısındakini aşağıladıkça kendinin yükseldiğini hisseder.

Bunları yapmasa kendinin küçülüp yok olacağından korkar.

Kendimizi inandırdıklarımıza etrafımızdakilere inandırdıkça ruhsal olarak rahatlarız.

Ya inandıramazsak.

O zaman hırçınlaşırız.

Kuzgun leşe, devlet başa “ diyerek tüm toplumsal olayları çözüveririz.

“Zavallı halkım adına sorunları gören insan” olarak kendimizle gurur duyarız.

Dikildikçe dikiliriz

Kabardıkça kabarırız.

Birden şakacı atamız birden fısıldar kulağımıza:

Kabaramazsın kelfatma, annen güzel sen çirkin.”

Çöküverirsin olduğun yere.

Bir kadın milletvekili çıkar Cumhurbaşkanının annesinin Ermeni olduğunu söyler.

Soylulukla tekrar kabarırsın.

Birden annenin ya da soyundaki annelerden birinin bir günahı varsa diye ürperirsin.

Sinersin.

Bir düşünsene padişah analarını.

Bir düşünsene yeniçeri ocaklarını.

Asırlar boyunca Osmanlı olarak, her ırktan- her dinden insanoğlunun Anadolu Toprakları’nda iç içe yaşadığını. 

Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı.;

Hangi soydan hangi boydan?

Kim bölücü? Kim böldüren?

Bölücüyle kavgalıyken bölücü oluverirsin.

Körle yatan şaşı kalkar” derdi, yatak edebiyatçısı atam.

Hatırlasana, balkanlardaki Yunan- Bulgar çetelerini.

Onlarla boğazlaşırken, oldu olan.

Döndük indirdik Padişahımızı.

Osmanlı Soylusu’nu. Atamızı

Osmanlı’dan kalanı kurtarmaya soyunduk.

Kalan sen, ben, bizim oğlan.

Yetmez mi bölünmen? 
 

Kendinin insan, düşman bellediğinin insan olduğunu hatırlamak o kadar zor mu?

Umuttun mu?  İnanışına göre Adem babadan- Havva anadan geldiğimizi

Bu kısa yaşamda insanın kendini yiyen canavar olmaktan kurtulması gerektiğini.

Leş ya da Şehit.

İki insan.

Yok edilen iki can.

Bir daha düşün be cancağızım.

Nedir bu savaş?

Dilek: insanca yaşam;

Birinin altta birinin üstte olmadığı yaşam.

Sev kardeşim.

Kendini, aileni, komşunu, milletini, insanlığı ve doğayı.

Barışık ol, kendinle çevrenle.

Kavgan sevgisizlikle olsun.

Hep beraber kuralım sevgi dolu dünyayı. 

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: SEN, BEN, BİZİM OĞLAN ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1488
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 1707494
Syndicate
 
left
Top! Top!
right