|
Büyük(!) devlet adamı Erkan Mumcu; Cumhurbaşkanını irtica konusunda verdiği demeç için eleştirerek, yöneticilerin topluma verdikleri iletilerin(mesaj) güven sarsıcı olmaması gerektiğini yumurtlarken, hem geldiği köken olan dinci kesime yaranıyor ve hem de ağababası Turgut Özal ve bakanları ile bilecen(ukala) Kenan Evren'in Çernobil nükleer kazasında olduğu gibi, gerçekleri halktan gizlemek için yalan söyleyerek ortalığı toz pembe göstermeleri gerektiğini vurgulamaya çabalıyor. Çayda radyasyon olmadığını ileri süren o adi yöneticiler, daha sonraları radyasyonlu çayları nerelerine sokacaklarını bilemediler. Olay sırasında bendeniz Ankara'da birlik komutanıydım. Birliğimdeki çayocağında çayı yasaklamıştım. Bazı astlarım "Komutanım, devlet açıklama yaptı. Çayda radyasyon yokmuş." yolunda itirazda bulunmaya yeltendiler. Ben de onlara "Ortada olan devlet değil, sermayenin baskı gücü olan bir erktir. Böyle bir erke de güven olmaz. Bakın Cumhuriyet Gazetesi radyasyonlu çayları Almanya'ya gönderip, tahlil yaptırdı. Çayda ... bekerel radyasyon olduğu saptandı. Çay içmek isteyen başka birliklere gitsin ya da evinde içsin." yanıtını verdim. 20 Yıl sonra Karadeniz Bölgesi'nde giderek artan kanser hastalığı, kendisini devlet adamı sanan zamanın kişiliksiz ve yalancı yönetici artıklarının affedilmez savsaklamalarının sonucudur. Tümünün, yüzlerce insanın ölümüne neden olmak suçundan yargılanmaları gerekir. TÜPRAŞ ve İlhan Selçuk Sayın İlhan Selçuk TÜPRAŞ konusunda Petrol-İş Sendikası'nı eleştiriyor, hatta suçluyor. Neymiş, ihale iptal olunca TÜPRAŞ'ı yabancılar alırsa daha mı iyi olacakmış? Kamuda da kalmayacakmış. İ.Selçuk burada iki yanlış saptamada bulunuyor. Birincisi, yargı kararı da olsa, TÜPRAŞ Koç'ta kalmalıymış. Tebrikler !... Hani nerede hukukun üstünlüğü ? İkincisi, sermayenin milliyeti olmaz. Her tür sermaye, emek sömürüsü üzerinde işlevde bulunur. Emekçiyi ha Koç sömürmüş, ha ITT, SHELL vb. gibileri. Ne farkedecek emekçi için ? TÜPRAŞ stratejik öneme sahip bir kuruluşmuş, onun için ulusal sermayede kalması gerekiyormuş. Evet, çok önemli bir kuruluştur. Bundan dolayı da öncelik ulusal sermaye değil, kamudur. Yani TÜPRAŞ özelleştirilmemelidir. İ.Selçuk, bu önemli kuruluşun değerinin çok çok altında elden çıkarıldığını bilmiyor mu ? Biliyor. Koç'un yıllardır devlet eliyle korunup kollandığını, beslendiğini ve de bizlerin sayesinde bugünkü servetini elde ettiğini bilmiyor mu ? Kuşkusuz ki biliyor. İ.Selçuk arkadaşımız Ömer Gürcan'ın deyişiyle, salt bir gün yalan söylemek için, 364 gün doğru yazar. O tek yalan da tüm doğrularını alıp götürür. Herhalde Koç'lar Cumhuriyet'e artık daha çok ilan verirler ! Bizim savaşımımız, TÜPRAŞ ve diğer değerlerimizin kamuda kalması içindir. Sayın Selçuk, biz sizin yazdıklarınızla dağarcığımızı zenginleştirmeyi öğrendik. Sakın başarılı olamadığınızı yüzümüze vurmaya kalkmayın. Size yakışmaz. |