left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow P - Z arrow Ömer Gürcan arrow SOL DEĞERLERİMİZ KEMALİZM'E NASIL BAKAR?
Tuesday, 22 May 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
SOL DEĞERLERİMİZ KEMALİZM'E NASIL BAKAR? Yazdır E-posta
Yazar Ömer GÜRCAN   
Wednesday, 27 October 2010
      Image68’ li ve 78’li sivil - askeri gençlik ve halk kemalist maskeli işbirlikçilerle ezildi.

      İşkencelerde hapishanelerde yapılanlar  “Kemalizm” adına yapıldı. Bir neslin genleriyle bilinçli oynadılar. İşbirlikçilerin arkasında Emperyalizm vardı.

      1980 sonrası Emperyalizm sivil toplum örgütleri ve fonlarıyla geldi.

       Bedenen ezdiği halkı, ruhça da ezdi.

      Mustafa KEMAL ve bayrak düşmanlığı pompalandı.. Parayı alan düdüğünü çaldı. Etnik ve dinsel düdük sesleri her yeri kapladı. Boşalan ruhlara bedenlere işbirlikçi ruh yerleştirildi.

       Gençler, bu ruhunu teslim alınan bir kısım 68’ li ve 78’lilerce tarihinden koparıldı. Mustafa Kemal’e ve bayrağımıza düşman edildiler.

      Türkiye’nin ruhundan kopan bu kişiler Deniz Gezmiş’in Mahir Çayan’ın adını kullanarak örgütler kurdular. Onların Mustafa Kemal’den gelen bağımsızlık ruhunu gençlere vereceklerine, kendilerinin hastalanmış, bozulmuş ruhunu empoze ettiler. Devrimci mücadeleyi tarihinden kopardılar.

      Gün bu oyunları bozup tarihimizle barışık yapıyı hızla kurma günüdür.

  KEMALİZM SOL’DUR 
 

      “Temel ilke Türk ulusunun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir.

       Ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan kendini kurtaramaz.”

       (Mustafa Kemal ATATÜRK)

      *** 

      “Kemalizm, emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin devrimci milliyetçilerinin bir milli kurtuluş bayrağıdır.

      Kemalizm’in özü emperyalizme karşı tavır alıştır.

      Kemalizm bir burjuva ideolojisi veya küçük burjuvazinin veyahut asker- sivil bütün aydın zümrenin ideolojisi saymak kesin olarak yanlıştır.

      Kemalizm küçük burjuvanın en sol, en radikal kesiminin milliyetçilik tabanında antiemperyalist bir tavır alıştır. Bu yüzden Kemalizm Soldur. Milli kurtuluşçuluktur.

      Kemalizm devrimci milliyetçilerin emperyalizme karşı aldıkları radikal politik tutumdur. Dünyada ilk muzaffer olmuş bir halk savaşını veren radikal milliyetçiler bu bakımdan ülkemizin-kökeni Osmanlı alt bürokrasisin ilericiliğine dayanan- bir orijinalitesidir.

      Kemalistler için ülkemizdeki asker-sivil aydın zümrenin Jakobenleri diyebiliriz. “ 

      (Mahir ÇAYAN- Bütün Yazılar sayfa 398)

      *** 

      Bu memlekette Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa onlarda bizleriz. Onun istiklali tam Türkiye idealini yalnızca biz devam ettiriyoruz.

      Türkiye’nin bağımsızlığından başka hiçbir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk, varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik. Bunun aksine iddia edenler vatan hainidir.

      Bizim düşmanlarımız Amerikan emperyalizmi ve onun işbirlikçileridir.

      Ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığı için armağan etmekten onur duyuyorum.

      Bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.

      (1971-Deniz GEZMİŞ- Sorgu)

      *** 

      Hakkımızı Ulus’tan alıyoruz, gücümüzü Ata’dan Artık tüfeklerimize barut yerine devrimci düşünceyi sürmek zorundayız.. Tetik o zaman güvenilir olur.

      (1968 Hava Harp Okulu Yıllığı- Hasan ÖZGEN)

      Kızıldere’de öldürülen Teğmen Saffet ALP’de bu yıllığı hazırlayanlar arasındadır

      *** 

      Mustafa Kemal’in devri bitmiştir. Ama devrimler bitmemiştir. Ve O’nun geleceğe çizdiği kesin çizgi’de sürüp gitmektedir.

      Bayrak yere düşmemiştir. Yüz binlerce gencin havaya kalkan yumruğunda, onbinlerce öğretmenin hak isteyen sesinde, bizim mermilerimizde ve milyonların ayak seslerinde Devrim bayrağı daha yükseliyor, daha yükselecek gökyüzüne doğru.

      Korksun emperyalistler, korksun işbirlikçiler, korksun onların uşakları…

      Ne rütbe, ne nişan peşindeyiz;  Erzurum Kongresinde üniformasını bırakan Mustafa Kemal’in sönmez ateşindeyiz.

       Gün 24 saat Türk halkının kurtuluş işindeyiz.

      (69 Deniz Subayı Bildirisi- Sarp KURAY- İsyan ve Tevekkül)

      

      ***

      Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmibir yaşında, işkencecilerin ellerine terk edildik.

      Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize.

       Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da susmuşlardı olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.

      Hukuk adına, demokrasi adına, batı uygarlığına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.

      (Uğur MUMCU)

      ***

      Yukarıda yazılanlar tarihe geçti. Mustafa KEMAL’le başlayan bağımsızlık türküsü ve bayrağı elden ele, dilden dile geçti.

      68’ li ve 78’li sivil - askeri gençlik ve halk kemalist maskeli işbirlikçilerle ezildi.

      İşkencelerde hapishanelerde yapılanlar  “Kemalizm” adına yapıldı. Bir neslin genleriyle bilinçli oynadılar. İşbirlikçilerin arkasında Emperyalizm vardı.

      1980 sonrası Emperyalizm sivil toplum örgütleri ve fonlarıyla geldi.

       Bedenen ezdiği halkı, ruhça da ezdi.

      Mustafa KEMAL ve bayrak düşmanlığı pompalandı.. Parayı alan düdüğünü çaldı. Etnik ve dinsel düdük sesleri her yeri kapladı. Boşalan ruhlara bedenlere işbirlikçi ruh yerleştirildi.

       Gençler, bu ruhunu teslim alınan bir kısım 68’ li ve 78’lilerce tarihinden koparıldı. Mustafa Kemal’e ve bayrağımıza düşman edildiler.

      Türkiye’nin ruhundan kopan bu kişiler Deniz Gezmiş’in Mahir Çayan’ın adını kullanarak örgütler kurdular. Onların Mustafa Kemal’den gelen bağımsızlık ruhunu gençlere vereceklerine, kendilerinin hastalanmış, bozulmuş ruhunu empoze ettiler. Devrimci mücadeleyi tarihinden kopardılar.

      Gün bu oyunları bozup tarihimizle barışık yapıyı hızla kurma günüdür.

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar
Gerçekten, tarihi yeniden yazacak güce sahip olanlar, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi,isimlerin arkasına sığınmayan, belli bir ideolojiyi,anlamadan takip etmeyen, dünya ve ülkesinin gündemini izleyen, Atatürk' çülüğün, ilkelerini içine sindirmiş,olayları değerlendirme yetisini, vicdanında çözümleyen, problem yaratan değil,çözümlere odaklanan bireyler olmalıdır.
Gönderen ebru eğinlioğlu on Tuesday, 06 January 2009 at 12:00

Soru:

Aşağıdakileri paragrafların yazarı kimdir?

A) İbrahim Kaypakkaya
B) Yalçın Küçük
C) Dr. Hikmet Kıvılcımlı
D) Fikret Başkaya
E) Doğu Perinçek



'Bu iki ufak tanıklıktan kolayca anlaşıldığına göre, tefeciliğin bugünkü
yaygaraları kopartan yokedici dehşeti Kemalizmin tarihiyle atbaşı gidiyor.
Yeni 'rejim' ve 'girişimci köylü' sözleri Kemalizm devridir. Onun için
tefecilik de Kemalizmin 'göbek adı'dır.'

Kısaca, sermayedarlığın öncesiz süreci meydanda: 1) Tefecilik Kemalizmi
doğurmuştur; 2) Kemalizm tefeciliği doğurmaktadır.. Ve bu
karşılıklı-bağımlılık, Türk köyünün kırkta birinde kredi kooperatifi tefeciliği
ve kırkta otuz dokuzunda öz tefecilik hüküm sürdüğü sürece, hüküm
sürecektir. Kemalist burjuvazi ve onun bütün devlet aygıtı, bütün Türkiye
ölçüsünde tefeciliği 'millileştirmek-sisternleştirmek-genelleştirmek'ten
başka bir şey yapmıyor.'



'Bu yolla ancak Kemalizme özgü bir 'devrimci' 'memur tefeciliği' yaratan
Ziraat Bankası, krediye susayan Türk köylüsünü şöyle bunaltır:'


'Alkışlar).'
îşte Kemalizm köy demagojisini daima böyle yaptı: Daima yoksul
köylü adına, topraksız köylü adına 'yavuz' hırsız usulüyle 'gulu gulu'lar
koparırken, kuyruklarını yalayarak geçindiği 'gayret ve servet sahiplerinin
karşısında sanki bağımsız ve tarafsız bir nesneymiş gibi babahindi
tavırları takındı. Bu demagojiye gerçekten inanmış bazı aydın küçükburjuvacıklarının
bulunmadığı söylenemez.'



'Kemalizmin yaptığı, hele son dünya bunalımından beri tam bir
tornistan ve teknik gericiliktir.'



'Yani Kemalizm, artık Türkiye'de üretici güçlerin
gelişimine engel olan kötü bir akım haline girmiştir.'

'(Derebeyler ya da eski istila orduları da şu bizim 'devrimci' Kemalizm
gibi yapıyordu.)'


'Bu satır, bu giyotin, bizzat sistem olarak Kemalizmin (Cumhuriyet
burjuvazisinin, CHP'nin) elinde bilinçle kullandığı bir sessiz katliam
aracıdır. Bunu komünist olmayanlar da söylesin:'



'Memur zulmü Kemalizmin legal ve illegal sistemidir:'



'Finans-kapitalle köylünün
ilişkilerini gördük. Türkiye'de devletin en büyük kapitalistlerinden biri
olduğu ve finans-kapital (bankalar ve şirketler) ile içli dışlı bulunduğu
düşünülürse, köylü karşısında finans-kapitalle onun devleti olan Kemalizmi
birbirinden ayırmaya kalkışmak, etle tırnağı birbirinden koparmaktan
daha güçtür. Şu halde, finans-kapital aynasına bakan orada Kemalist devletin
ta kendisini pekâlâ tanıyabilir. Yalnız Ziraat ve Emlâk bankalarının
birer devlet bankası olduklarını söylemek, köylüyle Türk finans-kapital
devletinin dostluk derecesini yeterince açıklamış olmaktır.'



'Tekelci ticari sermayenin oyunları: Özellikle ticaret ürünleri
yetiştiren köylü, şirketlerle şirket devleti olan Kemalizmin elinde en berbat
vurgunculuk konusudur. Tekelcinin finans-kapital devletinin köylü
için ne olduğunu şimdiye kadar her fırsatta gördük'



'Türkiye çalışkan köylülüğünün en büyük ve en tehlikeli can düşmanı
Kemalizmdir. Kemalizm demek, derebeyi artıkları+tefeci sermaye+finanskapital+
finans-kapital devleti bloğu akla gelir. Bu dört öğe birbirini tamamlayarak
birbirinden ayırt edilemez bir bütün halinde kaynaşarak biricik
Kemalizm sistemini yaratır. Türkiye'de Kemalizm yaşadıkça, bu dört
başlı biricik soygun ve çapul canavarı köylülüğün canını ve kanını emecektir.
Ve bu dört baştan biri diğerisiz olmaz. Zaten yukarıda gördüğümüz
gibi, bu dört öğe birbirini doğurarak, birbirine aynı zamanda hem sonuç
hem de neden olarak, birbirinden çıkar ve bir tek sistem oluştururlar.'



'Bu dört başlı
tek düşman, bu Kemalizm deccalı, kuşkusuz Türk burjuvazisinin dünya
kapitalizminin kıyamet günlerinde dünyaya gelmesindendir, şu halde bir
kıyamet, katastrof belirtisidir. Bu güneşe kar dayanmaz. Fakat Kemalizm
'Ne vurursam kârdır' düşüncesiyle, 'benden sonra tufan' diyor. Ve
köylülük bu deccalın peşindedir'
Gönderen hüseyin on Sunday, 04 January 2009 at 2:56

değerli gürcan
yapmayın insafı aşan yorumlar olmamalı gündeminizde.yani bizler şimdi sizin yorumunuzla HASTALANMIŞ BOZULMUŞ RUHLARIMIZ İLE Mİ DEVRİMCİ MÜCADELEYİ TARİHİNDEN KOPARDIK.
az daha insaflı ve birleştirici olamazmı yorumlar.biz şimdilerde degerli babanızın da savunucusu olduk.olduk amma siz bizi boğmaya gitmektesiniz.yolumuz mutlak bir gun kesısecektır.bu düşünce ile selamlar
Gönderen hasan on Saturday, 03 January 2009 at 12:33


 1  2  Sonraki Sayfa >
Sayfa 1 / 2 ( 3 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: SOL DEĞERLERİMİZ KEMALİZM'E NASIL ... ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right