left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cumartesi, 10 Ocak 2009
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Bize Ulaşın
YABANCI BANKALAR, ÖZEL DIŞ BORÇLAR Yazdır E-posta
Yazar Korkut BORATAV--haber.sol.org   
Pazar, 05 Ekim 2008

IMF’nin Nisan 2008 tarihli “Dünya Ekonomik Görünümü” başlıklı raporunda (ss. 86-87) şu görüşler yer alıyordu: 

Bölgenin büyümesini ön planda banka kredilerinden oluşan büyük boyutlu sermaye girişleri destekledi; ancak, bu girişlerin daralması büyümeyi köstekleyebilecektir. 2007 ortalarında Batı Avrupa bankalarının bölgedeki varlıkları 1 trilyon dolar civarındadır. Bu bankaların açtığı esnek faizli döviz kredileri hızla arttı ve özel sermaye girişlerinin büyük   bölümü bunlardan oluştu. Yabancı sermaye mülkiyetinin en yüksek orana ulaştığı ülkeler, en çok borçlanan ülkelerdir. Daha çok yerel mevduatla beslenen yabancı bankalar, genel merkezlerinde  güçlüklerle karşılaştıkları takdirde, bölge ekonomilerini de kırılganlığa sürükleyebilirler. Üstelik, yabancı krediler  daha çok döviz geliri olmayan sektörlerin finansmanında kullanılmıştır.

Sözü edilen bölge, Doğu ve Orta Avrupa’dır. Bu  bölümde Türkiye’ye açık referans verilmemekle birlikte, IMF Türkiye’yi de bu bölge içinde kabul eder. Söylenenler de bizim defalarca, çeşitli vesilelerle ileri sürdüğümüz eleştiri ve saptamaları (daha yumuşak bir üslupla) destekliyor. Vurguluyorduk ki, bankacılık sistemini adım adım yabancılara devrederseniz, bir  finansal kriz ortamında bunları denetlemeniz güçleşir.  IMF de, Batıdaki bir finansal krizde sarsıntıya uğrayacak yabancı bankaların,   faaliyet gösterdikleri ülkelerde topladıkları mevduatı genel merkezlerine aktarabileceklerini ve istikrarsızlık yaratabileceklerini ima ediyor.

Gerçekten de, bu uyarı yapıldıktan beş ay sonra Batı Avrupa’da beş banka daha battı; sonra da devletleştirme veya başka yöntemlerle kurtarıldı: Dexia, HREH, Bradford & Bingley, Glitnir ve Fortis… Ve Türkiye’deki yabancı bankalar içinde Fortis’i izleyerek iflâs sırasına giren herhangi bir bankanın olup olmadığı bilinmiyor. Ve biraz da böyle günler için kurulduğu  düşünülen BDDK’nın Türkiye’deki yabancı bankaların bu kargaşa ortamı içindeki işlemlerini  gözetim altına alıp almadığı da bilinmiyor.

***

Türkiye ekonomisinin ana kırılganlık öğelerinin başında özel sektörün dış borçlanması olduğunu çeşitli defalar vurguladık. IMF de yabancı bankaların bu sürece katkılarına işaret ediyor ve döviz geliri olmayan şirketlerin kur riskine dikkat çekiyor.
 
Özel Sektörün Dış Borçları, Milyar dolar
                                             2007 Aralık                   2008 Mart              2008 Temmuz
Uzun Vadeli                                120,5                           132,0                        143,7
***Bankalar                                 30,5                            2,3                           33,2
***Diğer                                     90,0                            99,7                         110,5
Kısa Vadeli                                   39,5                            42,5                          53,7
***Bankalar                                 16,8                            17,7                          24,4
***Diğer                                      22,7                            24,8                          29,3
Toplam                                       160,0                           174,5                         197,4
Rezervler                                      73,3                             76,5                          75,8
K.Vade/Rezerv,%                            53,9                             55,6                         70,8


Finansal kriz adım adım çevre ekonomilerine yaklaşırken, özel sektörün dış borçlarıyla ilgili güncel bulguları da mercek altına alalım. 2007 sonu ve 2008’in Mart ve Temmuzuna ait özel sektör dış borçlarının dökümü tabloda sunuluyor.

AKP’li dönem içinde (Aralık 2002-2007) özel sektör dış borcunun yıllık ortalama   artış hızının yüzde 28,5 olduğunu öncelikle vurgulayalım. Bu yılın yedi ayı içinde de bu borç stoku yüzde 23,4 yükselerek 200 milyar dolar eşiğine ulaşmıştır. (Toplam dış borç ise elimizdeki son veriye göre  Mart 2008’de 265 milyar dolardır.)

Lâfı dolandırmayalım: Özel sektörün aşırı hızla borçlanmasının ardında, aşırı yükselen kredi faizlerinden kaçma çabası yatar. Parasalcı saplantıların, ucuzlayan dövizin ve dış borçlanmayı kolaylaştıran liberal uygulamaların bu sonucu vermesi kaçınılmazdı.

Yabancı bankalar bu süreci hızlandırdılar. Yolun sınu göründü. Daralan uluslar arası kredi koşulları ve kendi dertlerine odaklanan yabancı bankalar yeni borçlanmaları frenleyecek; vadesi gelen kredilerin anaparası istenerek ve başka yöntemlerle dışarıya kaynak aktarılacak. Yükselen döviz kurları bir dizi şirketi bunalıma sürükleyebilecek.

Bereket ki, kısa vadeli dış borçlar toplamın yüzde 25-30’u arasında seyrediyor. Bu nedenle, Türkiye için kaçınılmaz görünen olumsuz konjonktür, bir “yumuşak iniş” senaryosuyla sonuçlanabilir; yeter ki, bir başka dinamit fünyesi olan sıcak para stokundan ani çıkışlar gerçekleşmesin…

Bir borç krizi gündeme geldiğinde, kısa vadeli krediler ancak rezervlerden ödenebilir. Bu tür borçların rezervlere oranı bu nedenle önem taşır. Bu oranın da hızla yükseldiği, Temmuzda yüzde 71’e ulaşarak tehlike işaretleri vermeye başladığı gözleniyor.

Dış borçların düzeyi, oranı, yapısı… Uluslararası finansal kargaşa ortamına çok yüksek cari açıklarla girmek… İşte Türkiye ekonomisinin 2008’deki iki kritik kırılganlık öğesi…

 
< Önceki   Sonraki >

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: YABANCI BANKALAR, ÖZEL DIŞ BORÇLAR ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1220
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 984947
Syndicate
 
left
Top! Top!
right