left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Yazarlarımız arrow Diğer arrow AKİL ADAMLAR YÖNETSİN!
Friday, 10 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
AKİL ADAMLAR YÖNETSİN! Yazdır E-posta
Yazar Turgut KOÇAK (TSİP Genel Başkanı)   
Thursday, 10 July 2008

Daha önce eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ile ilgili bir yazı yazmış kendisine hak ettiği eleştiriler yöneltmiştik. Yazının ağır kaçtığını düşünüyorduk ki, az bile olmuş dedirtecek gelişmeler yaşandı. Özkök’ün  “ülkeyi akil adamlar yönetsin” benzeri bir açıklaması haber ajanslarına düşüverdi. Haber ajanslara düşer düşmez de haklı olarak Özkök’ün bu yaklaşımına karşı arka arkaya eleştiriler gelmekte de gecikmedi. Eleştiriler özet olarak şöyleydi: Paşa akil adamlar derken kimi kastetmektedir? Bu bir darbe çağrısı mıdır? Ara rejim mi istenmektedir? Teknokratlar mı göreve çağrılmaktadır? Paşanın ağzındaki bakla nedir?  v.b.

 Hani adama; “bir özür dile özrün kabahatinden büyük olsun” demişler ya; Hilmi Özkök Paşa’nın açıklaması da buna benzemiş. Yani ülkede neler yapılması gerektiği ile ilgili açıklaması kabahatten de öteye geçmiş. Paşa, işlerin düzeltilmesi için Akil adamları yönetime önermiş. Şimdi kalkıp diyebilirsiniz ki, “ne var bunda, herkes gibi Hilmi Özkök Paşa da ülke sorunlarına kafa yormuş ve çıkış yolu göstermiştir.”

 Gerçekten de öyle midir? Hilmi Özkök Paşa kötüye gidişten kaygılandığı için mi böyle bir öneride bulunmuştur?

 


 

Daha önce eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ile ilgili bir yazı yazmış kendisine hak ettiği eleştiriler yöneltmiştik. Yazının ağır kaçtığını düşünüyorduk ki, az bile olmuş dedirtecek gelişmeler yaşandı. Özkök’ün  “ülkeyi akil adamlar yönetsin” benzeri bir açıklaması haber ajanslarına düşüverdi. Haber ajanslara düşer düşmez de haklı olarak Özkök’ün bu yaklaşımına karşı arka arkaya eleştiriler gelmekte de gecikmedi. Eleştiriler özet olarak şöyleydi: Paşa akil adamlar derken kimi kastetmektedir? Bu bir darbe çağrısı mıdır? Ara rejim mi istenmektedir? Teknokratlar mı göreve çağrılmaktadır? Paşanın ağzındaki bakla nedir?  v.b.

 Hani adama; “bir özür dile özrün kabahatinden büyük olsun” demişler ya; Hilmi Özkök Paşa’nın açıklaması da buna benzemiş. Yani ülkede neler yapılması gerektiği ile ilgili açıklaması kabahatten de öteye geçmiş. Paşa, işlerin düzeltilmesi için Akil adamları yönetime önermiş. Şimdi kalkıp diyebilirsiniz ki, “ne var bunda, herkes gibi Hilmi Özkök Paşa da ülke sorunlarına kafa yormuş ve çıkış yolu göstermiştir.”

 Gerçekten de öyle midir? Hilmi Özkök Paşa kötüye gidişten kaygılandığı için mi böyle bir öneride bulunmuştur?

 

Bizce hayır. Hilmi Özkök ve onun gibi düşünenlerin gerçeğinde demokrasinin kırıntısını bile aramanın olanağı yoktur. Her şeyden önce şu “akil” adamların kimler olabileceğine yönelik bir deşelemede bulunmak gerekir. İşte o zaman gerçekler tabak gibi ortaya çıkacak ve bu sözlerin altındaki anlamda kolaylıkla anlaşılacaktır.

 

Şimdi  “akil” adamlar konusunda biraz akıl yürütelim. Önce söze “biz o akil adamları çok gördük” diye başlamak istiyorum. Gerçekten de “akil” adamlar denince benim aklıma kelli felli sermaye uşağı, işbirlikçi, yüzsüz, yalaka, her sakala göre tarak vuran uyanık, çıkarları için anasını satacak denli soysuz, dinliye göre dinli, dinsize göre dinsiz, yobaz ve kara gömlekli faşist bozuntuları gelmektedir. Saydığım bu özellikleri taşıyan “akil” adamların Amerikan emperyalistleri başta olmak üzere emperyalistler tarafından çok tutulduğunu da ayrıca söylemek isterim. Bunun örnekleri ülkemiz açısından sayılamayacak denli çoktur. 12 Mart 1971 faşizminin göreve getirdiği “akil” adamların başında Nihat Erim ve Sadi Koçaş, 12 Eylül 1980 faşizminin göreve getirdiği “akil” adamların başında da Turgut Özal ve çevresi gelmektedir..

 

Bu adamların neler yaptıklarına baktığımız zaman Hilmi Özkök paşa’nın muradının da ne olduğu kolaylıkla anlaşılacaktır. Çünkü bu iki faşist dönemin arkasından ülkemizde bugünü hazırlayan etkenler yatmaktadır. Bu faşist darbeler sonrasında ülkemiz politik ve ekonomik olarak tam anlamıyla başta ABD olmak üzere emperyalizmin güdümüne girmiş, ülkemizde sanayi ve tarım bilinçli şekilde çökertilerek ülke varlıkları tam anlamıyla yabancı tekellerin yağmasına açılmıştır. Bozulma çok yönlü yaşanmış, toplum tarikatların etki alanına itilerek sağcılık ve gericilik büyük bir güç kazanmıştır. Sözün özü Hilmi Özkök Paşa’nın sözünü ettiği “akil” adamların marifetiyle ülke bugün yaşadığımız noktaya bir başka deyişle uçurumun eşiğine getirilip bırakılmıştır. Bu bağlamda da Hilmi Özkök Paşa’nın isteği ülkemiz açısından bir çıkış yolu olmayıp tam anlamıyla emperyalistlerin çıkarına işleyecek bir süreçtir.

 

Ülkemizde olaylar ve olgular çok hızlı gelişmektedir. Hilmi Özkök Paşa’ya sorulan darbe ile ilgili soruların yanıtı da benzer kuşkuları içermektedir. Paşa, verdiği yanıtta; darbe ile ilgili olarak “ne vardır, ne de yoktur diyebilirim” demiş. İlginç bir yaklaşım. Bu açıktan açığa tutuklanan Orgeneralleri töhmet altında bırakma yöntemidir ve kurnazca yapılan bir yaklaşımdır. Ancak bu tür ortaya söz atıp hedef göstererek işin içinden sıyrılmak sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Yani Hilmi Özkök’ün kendisinin de günü geldiğinde ilişkilerini ve amaçlarını ortaya çıkaran açıklamalarla karşılaşmayacağını kimse söyleyemez. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in gerici basına yansıyan “Darbe Notları” bugün Ergenekon Operasyonu için delil gibi gösterilmektedir. Bu olayların arka perdesi birazcık araştırıldığında insanın kanını donduracak bağlar ve ilişkiler ortaya çıkmaktadır. Özden Örnek’in oğlu Burak ve Tolga’nın Çalık Grubu’nca destekleniyor ve çalıştırılıyor olması, eşinin bir emlak sorununda doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesi sizce çok mu olağan bir şeydir?

 

Bugünün yarını da olacağını kimse unutmamalıdır. Hele ülkenin yarıdan çoğu aç ve işsizken, birilerinin salt dünyalıklarını kazanmak için her yola başvuruyor olmalarının hesabının da yanlarına kalacağını sanmaları büyük bir aymazlıktır. Onlara Kanal a’nın yalan dolan dolu darbe ile ilgili ses tonuyla ama yalanı dolanı olmayan gerçeklerle sesleniyoruz:

 

UYKULARINIZ KAÇACAK BAYLAR!

UYKULARINIZ KAÇACAK BAYLAR!

UYKULARINIZ KAÇACAK BAYLAR!

 

Çünkü bu ülke bizim için emperyalistlere ve onların bir avuç işbirlikçilerine bırakılmayacak denli önemlidir.

 

 

 
< Önceki

Yorumlar

Şu anda herhangi bir yorum yapılmamış - Aşağıdaki formu kullanarak yorum ekleyebilirsiniz...


Sayfa 1 / 0 ( 0 yorum )

Bu makale için yorum ekleyin: AKİL ADAMLAR YÖNETSİN! ...

İsim (gerekli)

E-Posta (gerekli)
E-Posta adresiniz sitede görüntülenmeyecektir
Web Siteniz

Yorum

 
left
Top! Top!
right