left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Haberler
Pazar, 19 Kasım 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Haberler
Yeniyol ile ilgili haberlere ve Röportajlara buradan ulaşabilirsiniz.

KISACA Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Cumartesi, 16 Şubat 2008
Image
 
AÇILIŞ_İŞÇİ BİRLİĞİ Yazdır E-posta
Yazar BİLGİLENDİRME   
Perşembe, 07 Şubat 2008

 

       ImageYurtsever Cephe İşçi Birliği Ankara Bürosu 9 Şubat Cumartesi günü Menekşe 1 Sokak 5/5 (Ekin Tiyatrosu karşısı)adresinde açılıyor. Açılış etkinlikleriaşağıdadır.


1-  AÇILIŞ KONUŞMASI

      “YURTSEVER CEPHE VE İŞÇİ BİRLİĞİ”

       KEMAL OKUYAN

      YER: EKİN SANAT SAAT: 18:00

MENEKŞE 1 SOKAK 8/E

2– AÇILIŞ

YER: YC İŞÇİ BİRLİĞİ  SAAT : 18:30 –  20:00 

 MENEKŞE 1 SOKAK 5 / 5

 


 

 


 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
 
Jakobenizm İşçi Sınıfını Korkutabilir mi? - V.İ.Lenin Yazdır E-posta
Yazar BİLGİLENDİRME   
Perşembe, 07 Şubat 2008

12 Eylül sonrası Sol'un bir kısmı jakobenizme saldırıyor. Darbe devrim kelimeleriyle oynuyor. Bu yazı bu nedenle okunmalı.  Ömer GÜRCAN

Burjuva tarihçileri Jakobenizmi bir alçalış (“tenezzül etmek”) olarak görürler. Proleter tarihçilerse Jakobenizmi ezilen sınıfın kurtuluş mücadelesinin zirve noktalarından birisi olarak görürler. Jakobenler, Fransa’ya demokratik devrimin ve bir cumhuriyete karşı savaş açan monarkların koalisyonuna direnişin en iyi modellerini verdiler. Jakobenlerin kaderlerinde tam zafere ulaşmak yoktu, öncelikle 18. yüzyıl Fransa’sı geri kalmış ülkelerle çok fazla kuşatılmış olduğu için ve Fransa sosyalizm için gerekli maddi temelden yoksun olduğu, orada bankalar, kapitalist birlikler, makine endüstrisi, demiryolları olmadığı için bu böyleydi.

20. yüzyılda Avrupa’da ya da Avrupa’yla Asya’nın sınırında ise “Jakobenizm”, devrimci sınıfın, yani yoksul köylü tarafından desteklenen ve sosyalizme ilerlemek için gereken maddi temelin varoluşunun avantajından yararlanacak olan proletaryanın düzeni olarak, yalnızca Jakobenler tarafından 18. yüzyılda sağlanmış olan tüm o büyük, yok edilemez, unutulmaz şeyleri sağlamakla kalmayacak, emekçi halka dünya çapında sağlam bir zaferi de getirecektir.

Burjuvazinin Jakobenizmden nefret etmesi doğaldır. Küçük burjuvazinin ondan korkması doğaldır. Sınıf bilinçli işçiler ve genel olarak emekçi halksa, iktidarın devrimci, ezilen sınıfın eline geçişine güvenmektedir ki Jakobenizmin özü de budur ve bu şimdiki krizden çıkışın biricik yolu ve ekonomik tükenişin ve savaşın biricik çaresidir.

  
Son Güncelleme ( Perşembe, 07 Şubat 2008 )
Devamını oku...
 
SHP BALIKESİR İL'İN BASIN AÇIKLAMASI Yazdır E-posta
Yazar VATAN POSTASI   
Pazartesi, 04 Şubat 2008

(Sarp Kuray'ın önderliğindeki Güçbirliği ile SHP'de yaratılan heyecan ve dinamizm etkinleşiyor ve yaygınlaşıyor. İstanbul'dan sonra 2. atılım Balıkesir'de gerçekleşti. Yeni kurulan Balıkesir Sosyaldemokrat Halk Partisi İl Yönetimi, bir basın açıklaması ile yeni il binasında göreve başladı. Balıkesir'de, "Parti halk içinde, halk parti içinde" diyerek "Halkın bizzat kendisinin politika yapabileceği bir siyasi örgütlenme seferberliği" başlatıldı. "1919'ların güncellenmesi" ile "halk kesimlerimizin öncülüğünde yeniden kuvayi milliye kollektif aksiyonunu yaşama geçireceğiz" kararlılığı belirtildi.


İl Başkanı Necdet Bayhan basın açıklamasını okudu. Sarp Kuray, Gnl. Bşk. Yrd. Bedri Demir, Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir kısa birer konuşma yaparak soruları yanıtladılar. Katılımcılar arasında bazı CHP, DSP, BCP ve ÖDP'lilerin de bulunduğu basın toplantısı, sohbet ile sürdü. V.P.)


BASIN AÇIKLAMASI – 02.02.2008


Değerli basın mensupları, parti üyelerimiz ve misafirlerimiz, hoş geldiniz.


Biliyorsunuz, Sosyaldemokrat Halk Partisi’nin Balıkesir il örgütünü kurduk. İl Başkanı olarak ben Necdet Bayhan, İl Sekreterimiz Sefer Köse, Saymanımız Nizamettin Hanavdeloğlu, diğer Yönetim Kurulu Üyelerimiz; Nazım Kaynak, Abdulvahap Kılıçaslan, Necati Yılmaz, Nuri Çelfiş, Balıkesir'de göreve başladık.


Aramızda Sosyaldemokrat Halk Partisi Gnl. Bşk. Yardımcısı Bedri Demir, Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir ve hepimizin Güçbirliği ile SHP’ye katılmasına öncülük eden sevgili Sarp Kuray var.


Şimdi hep birlikte Kuvayi Milliye ve Devrim Şehitlerimiz ile, 2 gün önce İstanbul Davutpaşa’da işverenin ve yetkili devlet kuruluşlarının insafsızlığına terkedilmiş bir işyerinde meydana gelen iş kazası yani işçi katliamı sonucu yaşamlarını yitiren 21 emekçi kardeşimizin anısı için bir dakikalık saygı duruşu…


Değerli arkadaşlar, şimdi de birkaç soru ve yanıt ile genel bir durum değerlendirmesi yapmaya çalışalım...

Son Güncelleme ( Pazartesi, 04 Şubat 2008 )
Devamını oku...
 
ANKARA BAROSU -SAĞLIK HUKUKU KURULU Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Perşembe, 31 Ocak 2008

             Film gösterimi

Michael Moore

SÝCKO

Ve söyleþi

Konuk: Dr.Eriþ Bilaloðlu

Konu :  Genel Saðlýk Sigortasý ve
  Dünya Saðlýk Sistemleri
  

 Tarih: 01.02.2008 (Cuma)

Saat : 14.00

Yer   : ABEM Ihlamur Sk. No.1 Kýzýlay

Son Güncelleme ( Cuma, 01 Şubat 2008 )
 
BURASI KASIMPAŞA CUMHURİYETİ DEĞİL Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Perşembe, 31 Ocak 2008
Rektörden zehir zemberek sözler

Baþbakan Erdoðan'a 'Burasý Kasýmpaþa Cumhuriyeti deðil;

Türkiye Cumhuriyeti' diyen Ýnönü Üniversitesi rektörü, TBMM'nin en büyük irade olduðunu kabul etmediðini söyledi.

NTV'ye konuþan Ýnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmiooðlu, Baþbakan Erdoðan'ý yönelik aðýr sözlerle eleþtirdi. Son günlerde gündeme gelen baþörtüsüne özgürlük çalýþmalarýna tepki gösteren rektör Hilmioðlu, üniversitelerde baþörtüsü probleminin olmadýðýný, öðrencilerin güzel güzel kapý önlerinde baþýný açarak derse girdiklerini ve maðdur olmadýklarýný iddia etti.

Erdoðan için 'burasý Kasýmpaþa Cumhuriyeti deðil; Türkiye Cumhuriyeti' diyen rektör, TBMM'nin en büyük irade olduðunu kabul etmediðini söyledi.

Rektörün emriyle toplanan Ýnönü Üniversitesi Senatosu, bugün Ýnönü Üniversitesinin internet sitesinde baþörtüsü tartýþmalarýyla alakalý sert bir bildiri yayýnladý. Bildirire 'türbanýn serbest býrakýlmasý, öðrencilerden baþlayarak bütün üniversite personeli arasýnda geçmiþte olduðu gibi derin ayrýþma ve kutuplaþmalara, dini ve siyasi konularda farklý düþünenler arasýnda çatýþmalara yol açacaktýr' ifadesi yer aldý. Senatonun iddiasýna göre baþörtüsüne özgürlük, üniversitelerden baþlayarak toplumdaki barýþ ve huzuru bozacaktýr. Yine iddiaya gör baþörtüsüne özgürlük, üniversite öðrencilerinden baþlayarak zaman içerisinde orta ve ilk öðretim öðrencilerini ve hatta tüm kamu çalýþanlarýný da kapsayacaðý þimdiden ifade edilen türban serbestliðinin, masum bir özgürlük talebinin ötesinde rejimi deðiþtirmeye yönelik bir tehdidi...

Rektör Hilmioðlu, katýldýðý canlý yayýnda, Anayasa Profesörü Ergun Özbudun için de eleþtirilerde bulundu.
Son Güncelleme ( Cuma, 01 Şubat 2008 )
 
SHP Yazdır E-posta
Yazar SUVARI HABER MERKEZI   
Perşembe, 31 Ocak 2008

SHP Merkez Yürütme Kurulu’nun kamuoyuna açıklaması

 SHP, Programında, insanların temel hak ve özgürlüklerine en geniş yer veren partidir. Programımızın, “eşitlik ve özgürlükten yanayız” başlıklı bölümünde şöyle denilmektedir:

“Etnik, dinsel, cinsel, kültürel ve benzeri her türlü ayrımcılığa kararlılıkla karşı dururuz. Kadınlar için ayrımcı yaklaşımları tümüyle reddederiz.

 Bireyler, inanç özgürlüğüne sahiptir. İnanç özgürlüğünün, yurttaşların, inanma, inanmama ve tarafsız kalma tercihleri olduğunu kabul ederiz. Her üç tercihe de saygı duyarız”

“İnanç özgürlüğünün sınırı, öteki bireylerin inanç özgürlüğü alanı ve kamusal yaşamın gerekleridir. Bireylerin inançlarının gereğini yerine getirme ve geliştirme özgürlüğünün bulunduğu, ancak bunları, bir cemaatin mensubu olma kimliği ile değil, tekil yurttaş kimliği ile kullanabileceğini düşünürüz”

Ancak türban tartışmalarının bugün geldiği aşama, “genç kızlarımızın üniversiteye girebilmelerinin önündeki engelleri kaldırma” eylemi, “eğitim özgürlüğü” olarak tanımlanamaz.

 Olay, Atatürk devrimlerinin ana unsurlarından olan laikliğin yıpratılması ve devrimlerden geri adım atma olarak nitelendirilmelidir.

 85 yıldır Türkiye’de sorun olmayan başın örtülmesi konusu, mevcut iktidarın, dini politikaya alet ederek siyasal iktidarını güçlendirme çabası olarak ortaya çıkmıştır.

 Cumhuriyet tarihinde ilk defa iki siyasi parti, AKP ve MHP, Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu laik cumhuriyetin kurumlarını yıkmak amacıyla işbirliği yaparak harekete geçmişlerdir.

Bu çok tehlikeli girişim, hazırlanacak Anayasa’da “dini politikaya alet etmenin” ayrıntılarıyla tanımlanması ve bu gibi girişimlerin önünün alınmasının Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğunu göstermektedir.

Bu cephe, Türkiye’nin rejiminin demokratik ve laik bir cumhuriyet olarak devam etmesini istiyorsa, bu konudaki girişimlerinden ve dayatmalarından vazgeçmelidir.

Son Güncelleme ( Cuma, 01 Şubat 2008 )
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 64 - 70 / 226
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
 
left
Top! Top!
right