| |
|
Haberler Yeniyol ile ilgili haberlere ve Röportajlara buradan ulaşabilirsiniz.
|
|
HAVUÇ=PKK |
|
|
|
Yazar SUVARI HABER MERKEZI
|
|
Sunday, 24 February 2008 |
|
1946 dan beri sağolsun CHP iktidarınca İsmet Paşa'nın yüksek müsadeleriyle ülkemize yerleşen CIA yeni oyunlarına devam ediyor. 1950 lerde ordumuzu KORE'ye gönderen zihniyet iktidarda olmaya devam ediyor. 1950 lerde Selanikte Atamızın evini bombalatan ve 6-7 Eylül hadiselerini yaratan Derin Devlet tekrar sahnede mi? Yeni havuç PKK mı? O zaman ki derin devletin -doğru adı kont-gerilla'nın- Türkiye kolu "Ergenokon"diye tanımlandığını Can Dündar aynı adlı kitabında anlatmıştı. Gazetelerin yazdığına göre o örgüt mensupları daha bir ay önce içeri alınmıştı. O zaman aşağıda ki yazıda Serdar TURGUT'un derin devleti ne ola ki? ""Senin baban benim babamı döver aptallığına düşmeden, Derin Devletin (Kont-Gerillanın) havucunu tartışalım. Ömer GÜRCAN HAYRA ALAMET DEĞİL Uzunca bir süredir Türkiye ile ABD’nin yeni bir Irak planı üzerine çalışmakta olduklarını düşünüyoruz. Gizli ve açık görüşme trafiği bunu düşündürüyor bize. ‘Ne gibi bir plan var ortada’ bilmiyoruz ama bunun Amerika’nın Irak’tan çıkış stratejisi ile de bağlantısı olması ihtimali büyüktür.
Başkanını değiştirmeye hazırlanan Amerika, bir süredir kendi içinde Irak’tan en iyi çıkış stratejisinin ne olacağını tartışıyor. Bataklığa fena halde batmış oldukları için, bu stratejinin sanıldığı gibi kolay olmayacağını da görmüş durumdalar. |
|
Devamını oku...
|
|
PANEL-ANKARA |
|
|
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ
|
|
Saturday, 23 February 2008 |
|
Sevgili Arkadaşlar, Bu pazar günü (24 Şubat 2008) saat 15.00 de, tarafımdan yönetilecek "İşçiler Konuşuyor. Taşeronlaşma ve Esnek Çalışma Konulu" taşeron işçilerinin yaşadığı sıkıntıları anlatacağı. grevdeki işçilerin bizat söz alacağı ve İşçi Formuna dönüştürüleceği değişik formatta bir etkinlik Ekin Tiyatrosunda ( Menekşe Sok. 8) gerçekleştiriliyor. Panel'i ,çevrenizi ve yakın tanıdıklarınızı haberdar etmeniz, katılmanız dileğiyle. Sevgiyle, dostlukla. Tuncay ÇELEN |
|
'Liberaller' ne yapacak? |
|
|
|
Yazar Metin ÇULHAOGLU-SOL GAZETE
|
|
Saturday, 23 February 2008 |
|
Siyaset gündemini işgal eden bunca soruya bir yenisi daha eklendi: AKP iktidarı ile araları açılan "liberaller" bundan sonra ne yapacaklar? Soruyu yanıtlarken, öncelikle, bu kesimin ne yapmayacağını veya yapamayacağını ortaya koymak belki daha ön açıcı olur. Bu ise, Türkiye'deki "liberal" kesime kimi özellikleriyle birlikte biraz daha yakından bakmayı gerektiriyor. Bir kere, "liberalizm" dendiğinde ortada öyle aman aman bir düşünsel-siyasal akım yoktur. "Liberal" diye tanımlananlar, çoğunluğu eski solcu olmak üzere, tek tek sayılabilecek medya mensupları ile akademisyenlerden oluşmaktadır. Çoğu eski solcudur; ama bir iki istisna dışında, solculukları döneminde Marksizm'le ciddi bir yakınlıkları olmamıştır. Ardından, solculuk dönemlerini kapatınca, Türkiye'nin düşünce tarihinde zayıf bir yeri olan Prens Sabahattin-Ağaoğlu Ahmet-İdris Küçükömer çizgisine ciddi bir rötarla iltica etmişlerdir. |
|
Devamını oku...
|
|
'Liberaller' ne yapacak? |
|
|
|
Yazar Metin ÇULHAOLU*SOL GAZETE
|
|
Saturday, 23 February 2008 |
|
Siyaset gündemini işgal eden bunca soruya bir yenisi daha eklendi: AKP iktidarı ile araları açılan "liberaller" bundan sonra ne yapacaklar? Soruyu yanıtlarken, öncelikle, bu kesimin ne yapmayacağını veya yapamayacağını ortaya koymak belki daha ön açıcı olur. Bu ise, Türkiye'deki "liberal" kesime kimi özellikleriyle birlikte biraz daha yakından bakmayı gerektiriyor. Bir kere, "liberalizm" dendiğinde ortada öyle aman aman bir düşünsel-siyasal akım yoktur. "Liberal" diye tanımlananlar, çoğunluğu eski solcu olmak üzere, tek tek sayılabilecek medya mensupları ile akademisyenlerden oluşmaktadır. Çoğu eski solcudur; ama bir iki istisna dışında, solculukları döneminde Marksizm'le ciddi bir yakınlıkları olmamıştır. Ardından, solculuk dönemlerini kapatınca, Türkiye'nin düşünce tarihinde zayıf bir yeri olan Prens Sabahattin-Ağaoğlu Ahmet-İdris Küçükömer çizgisine ciddi bir rötarla iltica etmişlerdir. |
|
Devamını oku...
|
|
'Liberaller' ne yapacak? |
|
|
|
Yazar Metin ÇULHAOLU*SOL GAZETE
|
|
Saturday, 23 February 2008 |
|
Siyaset gündemini işgal eden bunca soruya bir yenisi daha eklendi: AKP iktidarı ile araları açılan "liberaller" bundan sonra ne yapacaklar? Soruyu yanıtlarken, öncelikle, bu kesimin ne yapmayacağını veya yapamayacağını ortaya koymak belki daha ön açıcı olur. Bu ise, Türkiye'deki "liberal" kesime kimi özellikleriyle birlikte biraz daha yakından bakmayı gerektiriyor. Bir kere, "liberalizm" dendiğinde ortada öyle aman aman bir düşünsel-siyasal akım yoktur. "Liberal" diye tanımlananlar, çoğunluğu eski solcu olmak üzere, tek tek sayılabilecek medya mensupları ile akademisyenlerden oluşmaktadır. Çoğu eski solcudur; ama bir iki istisna dışında, solculukları döneminde Marksizm'le ciddi bir yakınlıkları olmamıştır. Ardından, solculuk dönemlerini kapatınca, Türkiye'nin düşünce tarihinde zayıf bir yeri olan Prens Sabahattin-Ağaoğlu Ahmet-İdris Küçükömer çizgisine ciddi bir rötarla iltica etmişlerdir. |
|
Devamını oku...
|
|
'Liberaller' ne yapacak? |
|
|
|
Yazar Metin ÇULHAOLU*SOL GAZETE
|
|
Saturday, 23 February 2008 |
|
Siyaset gündemini işgal eden bunca soruya bir yenisi daha eklendi: AKP iktidarı ile araları açılan "liberaller" bundan sonra ne yapacaklar? Soruyu yanıtlarken, öncelikle, bu kesimin ne yapmayacağını veya yapamayacağını ortaya koymak belki daha ön açıcı olur. Bu ise, Türkiye'deki "liberal" kesime kimi özellikleriyle birlikte biraz daha yakından bakmayı gerektiriyor. Bir kere, "liberalizm" dendiğinde ortada öyle aman aman bir düşünsel-siyasal akım yoktur. "Liberal" diye tanımlananlar, çoğunluğu eski solcu olmak üzere, tek tek sayılabilecek medya mensupları ile akademisyenlerden oluşmaktadır. Çoğu eski solcudur; ama bir iki istisna dışında, solculukları döneminde Marksizm'le ciddi bir yakınlıkları olmamıştır. Ardından, solculuk dönemlerini kapatınca, Türkiye'nin düşünce tarihinde zayıf bir yeri olan Prens Sabahattin-Ağaoğlu Ahmet-İdris Küçükömer çizgisine ciddi bir rötarla iltica etmişlerdir. |
|
Devamını oku...
|
|
Muhafazakar-Otoriter İttifakı: AKP'nin Kendine Demokratlığı |
|
|
|
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ-Ahmet İNSEL-BİRİKİM
|
|
Wednesday, 20 February 2008 |
|
Ahmet Çiğdem, zirve noktasını 27 Nisan muhtırasının oluşturduğu “Cumhuriyet mitingleri şahlanışı” ortamında, Birikim’in Haziran 2007 tarihli sayısında “Türkiye’de D’nin üç hali” olarak din, darbe ve demokrasiyi ele almıştı. “Dinsellik ve politika arasındaki ilişkiyi, bu toplumu kavramanın ikame edilemez bir yolu olarak kurmak gerektiğini”, “laikliğin bile neredeyse dinsel bir hüviyetle tesis edilmesinin, dinselliğin siyasal rejimin meşrulaştırıcı araçlarından ya da paradoksal bir biçimde, rejimin iki muhalif unsurundan birisi olarak varoluşu[nun] bize zengin bir toplumsallık ve tartışma konusu yarattı[ğını]” belirtiyordu. AKP-MHP işbirliğiyle Ocak 2008’de başlayan üniversitede türbana özgürlük hamlesi, parlamentoda iktidar ve muhalefet arasında, medyada da bu girişimi destekleyenler ve türbanın serbest bırakılmasını ilkesel olarak savunup, bu girişimi sakıncalı bulanlar arasında alevlenen tartışmalar bu öngörüyü bütünüyle doğruladı. |
|
Devamını oku...
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 50 - 56 / 225 |
|
|
|
|
|
Kısa Kısa |
|
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir." 22 Ekim 1922 Gazi Mustafa Kemal Atatürk |
|
|
|