left
 
 
   
right
Ana Sayfa arrow Haberler
Saturday, 11 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Haberler
Yeniyol ile ilgili haberlere ve Röportajlara buradan ulaşabilirsiniz.

zorunlu d"n ders" Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Monday, 10 March 2008

Milli Güvenlik Konseyi, 1982 yılı Ekim ayının ikinci yarısında, Danışma Meclisi’nin kabul ettiği 1982 Anayasası’nı görüştü. (...) Devlet Başkanı Kenan Evren’in başkanlığında, Orgeneral Nurettin Ersin, Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Oramiral Nejat Tümer ve Orgeneral Sedat Celesun’dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi’ndeki anayasa tartışmaları tutanaklara şöyle geçti:

Orgeneral Tahsin Şahinkaya: Okullarda din dersini, diğer zorunlu dersler meyanında okutacak isek de belki de gelecekte, ‘Anayasada hüküm vardır, mekteplerde din dersleri mutlaka okutulması gerekir’ diye, bunun daha da geniş çapta okutulması tehlikesi beliriyor. O yönü ile, acaba –her ne kadar dinin bu okullarda mutlaka okutulmasına inanmıyorsak da- ‘İlköğretim ve ortaöğretim kurumlarında okunan dersler arasında yer alır’ deyince, aynen tarih, coğrafya gibi, matematik gibi bu dersleri de koyacaklarından, onlar gibi yer aldığı için, daha yumuşatıcı ve daha makul şekilde bir ifadenin vücuda geleceğine inanıyorum Sayın Başkanım.

Başkan Kenan Evren: ‘Devletin gözetimi altında...’ Okullarda değil, diğer yerlerde, mesela Kuran kursları açılıyor; Kuran kurslarında hem eğitim var hem de öğretim var; yani hem Kuran’ın nasıl okutulacağının öğretimi yaptırılıyor, hem de namazın nasıl kılınacağının, aptesin nasıl alınacağının, cenaze namazının nasıl kılınacağının eğitimi yapılıyor. Bunlar da devletin gözetimi altındadır.

Devamını oku...
 
SADUN AREN Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Monday, 10 March 2008

Vakfimizin Mutevelli Heyeti uyesi, bilim dunyasinin ve sosyalist hareketin
emektarlarindan Sadun Aren, Sadun Hocamiz aramizdan ayrildi. Yarattigi
degerlerin, verdigi emegin, israrla surdurdugu mucadelesinin onunde saygi
ile egiliyoruz. Yoldaslarinin, arkadaslarinin, dostlarinin, hepimizin basi
dik olsun.
Tustav Yonetim Kurulu

Cenaze Programi:

10 Mart 2008 Pazartesi
saat:11.00 Turkiye Buyuk Millet Meclisi
Saat: 13.00 Siyasal Bilgiler Fakultesi
Saat:14.30 Kocatepe Cami (Burada kilinacak ikindi namazinin ardindan Cebeci
Asri Mezarligi'nda topraga verilecek.)

SADUN AREN BİYOGRAFİSİ
 
ÜLKÜ ORBAY

Profesör Sadun Aren 19 Mart 1922’de Erzurum’da doğdu. Babası Ziraat Bankası’nda Müfettiş, annesi ev hanımıdır. Annesini küçük yaşta kaybetti. Babasının memuriyeti nedeniyle öğrenimini Eskişehir, Ankara ve İstanbul gibi çeşitli illerde gerçekleştirdi.

 

Devamını oku...
 
SOL'DAN SHP GELİYOR Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ-   
Thursday, 06 March 2008

Sol’dan SHP geliyor / 2 mart 2008-Mehmet Ali YILMAZ-YENİBURSA

 Image“Başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma…

 Ağladığın duyulmasın, aldırma gönül aldırma…”

 Sabahattin Ali’nin tarihi Sinop Cezaevi’nde yatarken yazdığı, Kerem Güney’in besteleyip, ünlü şarkıcı Edip Akbayram’ın da içli sesiyle milyonlara sevdirdiği bu “devrim şarkısını” dinlemeyeli ne kadar uzun zaman olmuş.

 Genel Başkan Murat Karayalçın’ın da bulunduğu Sosyal Demokrat Halk Partisi’nin yemeğine katılmak için önceki akşam gittiğimiz, Sarper Plaza’daki salondan içeriye “1 Mayıs Marşı” eşliğinde giriyor ve gördüğümüz manzara karşısında şaşırıp kalıyoruz!

 Koskoca salon tıklım tıklım dolu ve görevliler yeni gelenlere yer bulmakta güçlük çekmekteler.

 Neredeyse Bursa’daki eski yeni, partili partisiz tüm solcular, sosyal demokratlar orada.

 

Devamını oku...
 
MANZAR-I UMUMİYE Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Thursday, 06 March 2008

2008 YILI

E-MANZARA 

 Image

 

************** 

 

1919 YILI

MANZAR-I UMUMİYE 


Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı'na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa 'nın başkanlığındaki hükûmet âciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.

Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...

İtilâf Devletleri, ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Birer bahane ile İtilâf donanmaları ve askerleri İstanbul' da. Adana iIi Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntap (Gaziantep) İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya'da İtalyan askerî birlikleri, Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. Nihayet, konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919'da, İtilâl Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusuda İzmir'e çıkartılıyor.

Bundan başka, memleketin her tarafında Hristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar.

Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaşılmıştır ki, İstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul. Yunan Kızılhaç'ı ve Resmî Göçmenler Komisyonu , Mavri Mira Hey'eti'nin çalışmalarını kolaylaştırmakla görevli. Mavri Mira Hey'eti tarafını,olan yönetilen Rum okullarının izni teşkilâtları, yirmi yaşından yukarı gençleri de içine almak üzere her yerde kuruluşunu tamamlıyor.

Ermeni Patriği Zazen Efendi de, Mavri Mira Hey'eti ile birlikte çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tıpkı Rum hazırlığı gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde örgütlenmiş olan ve 4 İstanbul'daki merkeze bağlı bulunan Pontus Cemiyeti hiç bir engelle karşılaşmadan kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor.

 
Toplumsal Değişimde Aydınların Rolü Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Thursday, 28 February 2008

  26 Mart 2005 -  James Petras yazdı

Kaynak: rebelion.org’den sendika.org tarafından çevrilmiştir.

Giriş


Bugün “aydın”dan sözetmek ya da aydın hakkında yazmak aşırı sağdan (neo-liberal, neo-con), merkez sağa (sosyal liberaller), merkez sola (sosyal demokratlar) ve devrimci sola (Marksistler) kadar uzanan bir politik konumlar yelpazesine atıfta bulunmayı gerektiriyor. Bu politik kategorilerin içinde ya da dışında ise politik ekolojistlerden, feministlere, gaylere ve ırksal ve etnik kimliklere dek uzanan bir yelpazeye sahibiz.


Üstelik bu politik aydınlar farklı konumlara da sahipler, bazıları STK’larda (hükümet dışı örgütler) önderlik yapıyorlar, bazıları Akademi içindeler, bazıları ise “kamusal aydınlar”, gazeteciler, profesörler, sendika uzmanları, politik parti liderleri, teologlar ve serbest yazarlardan oluşuyor.


Bu makalenin amaçları açısından, merkez solun ve devrimci solun aydınları üzerine odaklanacağım, çünkü bu gruplar ilerici toplumsal değişim süreci ile en dolaysızca özdeşleştirilen gruplardır. Merkez sol aydınlar daha çok kurumsal konumlarda bulunuyorken, devrimci sol aydınlar çoğunlukla “kamusal aydınlar” arasında ve üniversitelerde bulunuyorlar.


Merkez sol aydınlar ile devrimci sol aydınlar arasındaki fark, zaman içinde sabit kalmış değil. Aslında sol aydınların en önemli özelliklerinden bir tanesi “akışkanlık” ya da politik kimlikler arasında “hareket”tir. En büyük trafik devrimci soldan merkez sola doğru yaşanıyor ve oradan da merkez sağa (sosyal liberalizm) ve neo-liberalizme doğru uzanıyor. Eski politik kimlikler şimdiki ya da gelecekteki politik konumlar için iyi bir tahmin noktası oluşturmuyor. Latin Amerika’da 1960’lar ve 1970’lerde devrimcilik yapıp şimdi neo-liberal bakan, senatör ve kongre üyesi olan ve orduyu, emperyalizmi, agro-ticareti ve karşı-istihbaratı destekleyen çok sayıda eski-gerilla mevcut. Özellikle 1990’lardan sonra, özellikle de 50 yaşın üzerindekiler arasında, devrimci sola doğru hareket eden az sayıda, nadir merkez sol aydın da var.


Devamını oku...
 
Venezüella: Liberal muhalefetin örtmece sözlüğü Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Thursday, 28 February 2008

Bizim zamanımızda politik konuşma ve yazma çoğunlukla savunulmazın savunulmasıdır... Böylece politik dil örtmece, tam anlaşılmayan ve belirli olmayan sözcükleri kullanmak zorunda...

Eğer zihinsel imajlar yaratmadan konudan bahsetmek isteniliyorsa, bu çeşit terminolojiye gerek var.

(George Orwell, “Politics and the English Language”de Why I write?

Venezüella: Liberal muhalefetin örtmece sözlüğü-  19 Ocak 2008 -  James Petras yazdı
5 Ocak 2008

[La Haine’deki İngilizce’sinden Emine Kunter tarafından Latinbilgi (Sendika.Org) için çevrilmiştir]


Aşırı sağ kanat ve ABD Dışişleri Bakanlığı bütün dikkatlerini Başkan Chavez’in “yetkeciliği” ve “radikal gündemi”ne karşı halk tepkisi diye tanımladıklarına odaklaştırıp, bu durumu Başkan Chavez’in Kolombiya’da FARC-EP gerillaları ve Uribe rejimi arasında rehinelerin değiş tokuşunda (Fransa, Avrupa devletlerinin çoğunluğu ve Latın Amerika yönetimlerin desteklediği) arabuluculuk yapma çabalarını baltalayarak Chavez’i gözden düşürmek için kullanmak istiyorlar. Referandum’dan iki hafta sonra, Federal Hükümet (Bush hükümeti) Venezüella hükümetini Arjantin’de başkan seçimlerine para sağlayarak işe karıştığı masalını ortaya atarak suçladı. ABD ve sağ kanat propaganda atağı Venezüella’da bir tepki uyandırmadı ve aslında geri tepti. ABD’nin Avrupa’da (İngiltere dışında) ve Latin Amerika’da (Meksika ve Şili dışında) önemli dostları ABD’nin Chavez’e saldırılarını onaylamadı.

Devamını oku...
 
Post-modern zamanlarda esnek sömürü Yazdır E-posta
Yazar sendika.org   
Thursday, 28 February 2008

Meriç Kırmızı-Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi yazdı

ImageGiriş


Modern sanayi, ataerkil ustanın küçük atölyesini sanayi kapitalistinin büyük fabrikasına çevirdi. (1) 1970’lerden sonra benimsenen -bugün iflasın eşiğinde(2)- daha fazla kar peşindeki liberal politikalar ise dünyayı, ulusal sınırların aşılmasıyla tek büyük bir fabrikaya çevirdi. Endüstrileşmeden ‘bilgi’ çağına geçişte Marx’ın mülkiyet üzerinden tanımladığı sınıf çatışması hala güncelliğini koruyor her ne kadar sınıf, sömürü merkezli siyaset anlayışının yerini kimlik merkezli siyaset anlayışı(3) alsa da. Çatışan sınıflar zaman içerisinde mülkiyete göre konumları bakımından değişmediyse de görüntü ya da biçim değiştirdi. Bir de işveren sermayedar gittikçe güç kazandı ve pervasızlaştı.

İşçi sınıfı mücadelesi bugün rekabetçi Yeni Dünya Düzeni aracılığı ile geçmişteki hak kazanımlarının gasp edildiği bir evresindedir. Bu evrede iş için rekabet iş içinde rekabetle katmerleşir. Terazinin bir kefesine günümüzde hüküm süren bu vahşi rekabeti, herkesin herkese karşı tüm insanlık ve dayanışma değerlerinin yıkıcısı olan bu savaşı -kimi zaman düpedüz bir şiddet(4)-, diğer kefesine kitlesel üretimin otomasyona dayalı fabrikası merkezinde sanayileşmeyi koyduğumuzda hangisinin emekçi için daha yıkıcı bir düzen olduğuna karar vermek güçleşir.


Modern Zamanlar’ın üretim bandı işçisi Şarlo (Charlie Chaplin) karakteri Taylorist yönetim prensiplerine dayalı üretim düzeninin emekçiye etkisinin karikatürleştirilmiş bir gösterisidir. Modern Zamanlar izleyicide iyi bir karikatür etkisi bırakır, güldürürken düşündürür. Mizahi bir toplumsal düzen eleştirisi olan film tüm zamanların izleyicisine endüstri ve özel teşebbüsün hikâyesini ve insanlığın mutluluk için verdiği mücadeleyi didaktik olmayan bir dille, sempatik bir tutunamayan

üzerinden anlatır.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 36 - 42 / 225
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
 
left
Top! Top!
right