left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cuma, 21 Kasım 2008
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Bize Ulaşın
KAFA KARIŞIKLIĞI Yazdır E-posta
Yazar Şafak MERT-SHP Çankaya İlçe   
Cuma, 04 Temmuz 2008

Merhaba Arkadaslar,

 

Bazı arkadaşlar yakin zamanda attiklari mailler ile partimiz SHP'nin ERGENEKON sorusturmasinda tavir almasini ve sorusturmayi desteklemesini istemektedirler. Yanlis anlamadiysam gorusleri ozetle su; "devletin imkanlarindan yararlanarak yonetime mudehale eden, eli silahli, anti-demakrasi olusumlarinin koku kazilmalidir". Bu temel mantiga aynen katilmakla birlikte mevcut yaklasimin ciddi bazi sorunlari oldugunu dusunuyorum.

 

Daha bir kac ay once Kenan Evren isimli kisi cikip televizyonlardan "gerekirse yine darbe yaparim" dediginde dogal olarak suc duyurusunda bulunan savci simdi issiz! Bu kucuk(!) ayrinti, dikkatlice bakildiginda bu ulkedeki mevcut hukuk sisteminin bireysel kahramanliklar yoluyla bile olsa darbe karsiti yaklasimlara izin vermediginin en aci ispatidir. Bizim hukuk sistemimiz hali hazirda darbe yapmis hatta 100.000 civarinda insana sistematik iskence uygulattirmis, yetmemis 17 yasinda cocuklari idam ettirmis olan darbecilere bile dokunamazken nasil olup da "olasi darbecileri" yakalamayi basarmistir?

 

Bir hatirlatma daha, darbe ve darbeci sever olan ulkemizde giristikleri askeri darbe nedeniyle idam edilmis subaylar da oldu. Ancak asilmayip da yag ve bal ile beslenen meslektaslarindan daha farkli fikirleri vardi. Beslenenler, "serbest piyasa", "ozellestirme", "muttefik ABD", "asmayalim da besleyelim mi?" gibi sozleriyle hatirlanirken, asilanlar "halk", "ozgurluk", "emek" ve "Devletin Gayesi Halkin Mutlulugunu Sağlamaktir" gibi sozlerle tarihe gectiler. Yani bu topraklarda hicbir zaman her tur darbeciye karsi olunmadi. Tam aksine belli darbeciler bastaci edildiler. Digerleri ise imha... (simdi lutfen buradan yola cikip "iyi darbeyi", artik ne demekse o, cozum olarak gordugum sonucunu cikarmayin)

 

Devamını oku...
 
AKP'YE KARŞI OLMADAN DARBEYE KARŞI OLUNMAZ! Yazdır E-posta
Yazar Can ŞENSES- SHP Etimesgut Yönetim Kurulu Üyesi   
Perşembe, 03 Temmuz 2008

Ergenekon kapsamında yeni göz altılarla bir kez daha sarsıldık.13 aydır bir iddaaname hazırlanamadığı gibi faşist uygulamalarla belli kesimler susturulmak sindirilmek isteniyor.Deyim yerindeyse bir korku ülkesi yaratmayı düşlüyorlar .Bu ülke darbelerden muhtıralardan baskıcı uygulamalardan çok çekti.Ama eski Dp'ye rahmet okutan uygulamalarıyla Akp iktidarı tam bir sivil darbeci olduğunu kanıtladı.Ağızlarından demokrasi lafını düşürmeyen kalemşörleri islamcısı liberali yıllardır bu partiyi parlattılar parlattılar bakalım ne zaman gerçeklerle karşılaşacaklar veya yeni bir yağlı kapı bulacaklar.

    Daha öncede söyledik.Varsa birşey adam gibi sonuna kadar gidin.Hukuk devletinin gereğini yerine getirin.Bizler Susurluk aydınlatılsın diyenlerdeniz.Işıkları yakıp söndürürken içimizde yaşadığımız o coşkuyu unutamam.Ama ne oldu Susurluk! nereye gelindi? kimler tutuklandı? Derin devlet ne oldu Türkiye hukuka oturabildi mi?Koca bir hayır!Şimdi kalkmışlar bir takım eski Susurluk kalıntılarıyla İlhan Selçukları Mustafa Balbayları birtakım generalleri ADD'yi Cumhuriyet Gazetesini bir tutuyorlar.Amaç kafa karşıklığı yaratmak amaç gündemi değiştirmek ve Cumhuriyet rejimine karşı karşı devrim sürecini güçlendirmek!

 

Devamını oku...
 
SIVAS ACISI Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Çarşamba, 02 Temmuz 2008
Image
Devamını oku...
 
BARAN DERGİSİ -RÖPARTAJ Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Salı, 01 Temmuz 2008
Image
Dev-Genç Hareketinin Öncü İsimlerinden Sarp KURAY:
Silahla Kovduğumuz Emperyalizm
Şirketlerle Bacadan Girmiştir!..
"9 Mart’ı konuşanlar, 9 Mart’ın ne gibi bir program üzerinden organize edildiği konusunda sarih bir fikir beyan etmiyorlar esasında… Bir programı vardır, bir Anayasa taslağı vardır, Ordu’nun içinde teşkilatlanmış bir grup –yaygın bir grup-,  üst tarafında generallerin çektiği bir grup, bir program çerçevesinde, bir örgütlenme yapmıştır.

...
Devrimci gençlik, özellikle Dev-Genç içinden gelmiş ve askerin içinde teşkilâtlanmış genç subaylar sosyalizme doğru hareketlenmiştir. O sosyalizme doğru hareketlenmiş olan ve ilk defa devlet sınıflarında… Bizim özelliğimiz ne? Biz devlet sınıfları geleneğinden geliyoruz. Bugüne kadar Devlet’i koruma ve kurtarma gibi bir görevimiz var, misyonumuz var. Kökten değiştirme misyonuna soyunan insanlar o tarihte bir programla meydana çıkıyor. Böyle bir program karşımıza çıktığı zaman bu program etrafında bir anlaşma oluyor ve bunun önü kesiliyor. Bu, yani bir kandırılma falan değil! İçerideki Amerikan kabuğunun böyle bir devrimci kalkışmayı yok etmesidir . O anlamda ders alınması gerekir.

...
İslâmiyet doğru dürüst oturtulmadan komplocu konuşulmaz yani… Devrimcilik doğru dürüst oturtulmadan, komplocu konuşulmaz… Tabiî, bu temel üzerine bir takım manipulasyonlar mutlaka yapılıyor… Damar üzerinden konuşmak; sizin gibi insanlarla damar üzerinden konuşmak isterim… Şimdi bizim bu işlere başladığımız dönemlerde, bu şablonculuk meselesi bir kere ideolojik anlamda, felsefi anlamda ve teorik anlamda bir kısırlık getirdi. Avrupa gözlüğüyle bakıldı bu işlere! Bu ülkenin orijinalitesi üzerine konuşma yapılmadı! Yani, ezbere formüllerle bakılmaya çalışıldı, bu büyük bir kırılmadır…

...
Ben kalkıp sağcı çocuklara; “Amerika motive etti!” diyebilir miyim? Onlar da, o Tarihî Kök’e bağlıdır… Herkesin bir tarihî arka planı var. O tarihî arka plan bize büyük bir zenginlik veriyor esasında… Şimdi, orada bir şablonlara doğru gidiş oldu. O şablonlara doğru gidiş maalesef, bizi ülke gerçeklerinden kopardı… Tabi, bu da çok suni ayırımlar getirdi…

...
Türk Ordusu’nun tarihî arka planı bellidir, sizin arka planınız bellidir, bizim bellidir; hepsi aynı yere çıkar esasında… O kabuk -Amerikan Kabuğu- atılacaktır Türkiye’de! Türkiye’nin birikiminin bu kabuğu def edeceğinin inancındayım… Öyle yaşıyorum ben! Başka türlü, inanç olmadan yaşanmaz… "
Devamı BARAN Dergisi 77. Sayıda... 77. Sayı Tüm Bayilerde!


 
CEMİL MERİÇ Yazdır E-posta
Yazar Soner YALÇIN-Hürriyet   
Pazar, 29 Haziran 2008

ImageNurcularla sosyalistleri birleştirmek isteyen bir fikir arkeoloğu: Cemil Meriç


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cemil Meriç’i anma gecesine katılıp "Yeri doldurulamaz bir yazar" diyor ve son günlerde konuşmalarında hep Cemil Meriç’ten alıntılar yapıyor.

 

Milli Eğitim Bakanlığı, Cemil Meriç’in adını okullara veriyor. AKP belediyeleri adına kültür merkezleri açıyor. Tüm bu güzel icraatlar gerçekleştirilirken bir gerçek sanki unutturulmak isteniyor: Cemil Meriç sosyalistti! Düşüncesi solda, duyguları sağda olan bir düşün adamının sıradışı yaşamı.


Devamını oku...
 
47 LİLER YAHUT BİR ROMANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Yazdır E-posta
Yazar Cemil MERİÇ   
Pazar, 29 Haziran 2008

,


47 liler harcanan bir nesil, harcanan veya intihar eden. Silahlar sustu ama zaman zaman isyan çığlıkları yükseliyor, maşerî vicdanı ürperten çığlıklar. Bir zelzeleyi yaşayan bu bahtsız nesil öfkesiyle, acılarıyla, aldanışlarıyla aramızdadır. Kayıplarımızı rakama vurmadık henüz. Uğradığımız felaketler bir alın yazısı mıydı? Fırtına bulutları dağıldı mı?

 

Tarihin münakaşa kabul etmez şahadetiyle sabit: Zor hiçbir çağda inançları yokedememiştir, inançları veya iştiyakları. Diğer hükümleri - ister abese dayansın, ister ilme- ancak başka değer hükümleriyle sökülebilir. Cinnet hiçbir ülkede sopayla tedavi edilmiyor artık. Aydınların görevi gerçeklerden korkmamak, şuursuzluğa karşı koymak değil mi? Diyaloğun yasak olduğu yerde hakikatten söz edilemez.

 

Devamını oku...
 
iYi NiYET YETMEZ !!!!! Yazdır E-posta
Yazar Şafak MERT-SHP Çankaya İlçe   
Pazar, 29 Haziran 2008

Merhaba arkadaslar,


e-Posta grubumuza dusen "HACETTEPE UNIVERSITESI ARASTIRMA SONUCLARI" baslikli mail, ciddi ve kabul edilemez bilimsel yanlisliklar icermektedir. Lutfen dikkate almayiniz.


Bahsi gecen mail'de yer alan "EN TEHLIKELI KANSEROJEN KATKILAR: E330 (NE YAZIKKI BIRCOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR.)" seklindeki ifadeye dikkatinizi cekmek isterim. E330, sitrik asidin gida katki maddesi kodudur. Sitrik asit ise "limon tuzu" olarak da bildigimiz bir besin maddesidir. Okaryotik (hucre cekirdegi olan) her canli hucrede bulunan bir maddedir (yani tum hayvan ve bitkilerde). Bulunmakla kalmaz, siz disardan hic almasaniz da surekli olarak uretilir. Cunku mitokondri denilen ve hucrelerimizin icerisinde enerji ureten organelin enerji uretme mekanizmasinin en temel kimyasal maddelerinden birisidir. Tum bu nedenlerle zararli olmasi ihtimali yoktur.

 

Devamını oku...
 
27 HAZIRAN 1964 Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ HABER MERKEZİ   
Cuma, 27 Haziran 2008

Fethi Gürcan’ın Askeri Mahkeme’de Verdiği Savunma

 

 Image

 

20-21 Mayıs askeri ayaklanmasına fiilen ve fikren katılmış bir sanık olarak huzura getirilmiş bulunmaktayım. Ben bu harekata evvelemirde memlekete ve millete hizmet gayesi ile katıldım. Bu fiilimde asla şahsi bir menfaat ve endişem olmamıştır. İnandığım, doğru ve faydalı telakki ettiğim bir işe karıştım. Hareket tarzımız hakkında en adil kararı tarih verecektir. Duruşmaların başladığı günden karar gününe kadar suç telakki edilen fiillerimin hesabını en küçük teferruatına kadar naklettim.

Bana isnat edilen fiilin savunmasını bir başka cepheden yapacağım. Savunmamın diğer kısımlarına avukatlarım temas edeceklerdir.

Devletin Gayesi Halkın Mutluluğunu Sağlamaktır

Devamını oku...
 
Bu Düzen de Babam Binbaşı Fethi Gürcan'a İdam Sehpası, General Kenan Evren'e Köşk Yakışır Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Cuma, 27 Haziran 2008

ImageGazeteci sordu “Kenan Evren Bey gerekirse yine darbe yaparım demiş. Sizin babanızı ihtilal yaptı diye astılar. Siz, Ne diyorsunuz?..

Bende ağzıma geleni söyledim:

Babaları (Our boys diyenler) düzeninin devamı için gerekirse tekrar darbe yaptırır . Yine gençleri elleri titremeden asılma kararını imzalıyacak evlatlarını bulurlar.

Devamını oku...
 
TÜRKİYE SORUNU UZERINE Yazdır E-posta
Yazar Teslim TÖRE-www.dusunseluretim.com   
Perşembe, 26 Haziran 2008

Mevcut ortam, Kürt ve Türk halkının parçalanmış olan dinamizmini yeniden bütünleştirilmesine, birleşik bir mücadelenin sağlıklı bir zeminde oluşturulup geliştirilmesine çok elverişli bir duruma gelmiştir. Kürt ve Türk halkını bir birine  düşman etmeye çalışan emperyalizm, Siyonizm ve işbirlikçilerinin gerçek yüzü giderek her iki halk tarafından da görülmeye başlandı. Bu halk düşmanlarına karşı  halkların nefreti her geçen gün daha da yükseliyor.

Dünya çapında yapılan istatistiki araştırmalarda da görüldüğü gibi ABD emperyalizminden en çok nefret eden ülke halkları Türkiye halklarıdır. Bu nesnel olgu, Türk ve Kürt halkının yan yana gelip, emperyalizme karşı omuz omuza vermeleri için çok önemli bir nedendir. Bunun mutlaka iki halk tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Buna paralel olarak da açlık her iki halkı sarıp sarmalamış durumda. Bu çok önemli bir Türkiye sorunudur. Türkü de Kürdü de Arabı da Lazı da  ilgilendiren bir sorundur. O nedenle bu zeminde bütün halkların buluşabileceği bir zemindir.

 

Devamını oku...
 
DEMOKRATİK Mİ? Yazdır E-posta
Yazar İlhan SELÇUK-CUMHURİYET   
Perşembe, 26 Haziran 2008

Demokrasiye dönük tüm tarihsel süreçte iki çarpıcı olgu göze çarpıyor:

1) Yöntem..

2) İçerik..

En kaba vurgusuyla dile getirmek için diyelim ki kadınlarını insandan saymayan ve en koyu şeriat düzeninde yaşayan bir İslam şeyhliğinde, emirliğinde ya da devletinde darbe oldu.

Darbeciler iktidara geçince Avrupanın en ileri demokrasi hukukunu ülkelerinde devlet düzenine dönüştürdüler...

Eylem demokratik midir?..

Yanıt:

Demokratiktir...

Yöntem bakımından demokratik sayılmasa da içerikbakımından demokratiktir...

Bilim bu olayıdemokratik devrim diye niteler...

Devamını oku...
 
AB DE JETON GEÇ DÜŞTÜ Yazdır E-posta
Yazar haber.sol.org.tr/   
Çarşamba, 25 Haziran 2008

 

AB darbeyi 1,5 yılda fark etti!

O zamanki adıyla AET faşist cuntaya zaman tanıdı, ilişkileri ancak 1982'de askıya aldı.

 image ABD’nin “bizim çocuklar” yaptı dediği 12 Eylül darbesinin Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde köklü bir sarsıntı yarattığını söylemek mümkün mü? Elbette hayır… 

O zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Türkiye’nin 1963 Ankara Antlaşması ile başlayan ilişkilerinde 1980 yılına kadar yaşanan tepe nokta 1972’de müzakerelerin başlaması olmuştu. 1980’e kadar bu ilişkilerin belirli bir mesafe gözetilerek sürdürüldüğü söylenebilir. Türkiye’nin ithal ikameye dayanan ekonomik modeli, Kıbrıs meselesi ve Türkiye kamuoyunda AET’nin yani Ortak Pazar’ın sorgulanıyor olması, ilişkilerin derinleştirilmesinde önemli sorunlar yaratıyordu. 1976 sonunda Türkiye, Topluluk’la imzalanan Katma Protokolü dondurdu.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 97 - 108 / 963
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1189
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 817925
Syndicate
 
left
Top! Top!
right