| |
|
|
KÜRTLERİ "ARAP BAHARI" İLE KUŞATMAK |
|
|
|
Yazar KENAN KALYON
|
|
Friday, 18 November 2011 |
|
Solda pek çok çevre ve kişinin, farklı kalkış noktalarından hareketle üzerinde mutabık kaldığı gibi, Türkiye’de “ileri demokrasi” kisvesi altında yeni ve otoriter bir rejim şekilleniyor. Ekmek ve Özgürlük’ün bir önceki sayısında bu rejimin asli özelliklerine ve yönelimlerine işaret etmiştik.
Farklı bir kelimelendirme ile hatırlatalım: Tecessüm etmekte olan bu yeni rejim, Gramsci’ nin tabirini ödünç alacak olursak, bir “pasif devrim” eşliğinde hem yukarıdan hem de aşağıdan inşa edilen, var olduğu kadarıyla kuvvetler ayrılığını ve buradan doğan imkânları ortadan kaldıran bütüncül (totaliter) bir rejimdir. Parti ve cemaat örgütlenmesi ile devlet aygıtını kaynaştırma ve kurumların sahip oldukları çeşitli göreli özerklikleri tırpanlanma yönelimiyle yekparedir. Normatif bağlayıcılıklara ve denetim mekanizmalarına aldırmayan ya da onların arkasından dolanan zamanlaması iyi yapılmış fiili hamlelerle ve bir tür mevzi savaşıyla inşa edilmesi bakımından “kararcı”dır. Carl Schmitt’ in tabiriyle bir tür “olağanüstü hal” rejimidir. Ve ekleyelim: Yeni rejim emperyal ve sözcüğün burjuva anlamıyla enternasyonalisttir. “Yurtta sulh, cihanda sulh” döneminin ve bundan türeyen bütün algılama biçimlerinin ve davranış kalıplarının, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun şahsında kesin ve tereddütsüz biçimde geride bırakılmasını simgelemektedir. Bu, yeni rejimin “ulusalcı” ve Avrasyacı rakipleri ni sık sık boşa alan veya bir kısmının takdirlerini toplayan, İsrail’le itişme söz konusu olduğunda sosyalist solu “izahat” güçlüğü ile yüz yüze bırakan, ABD’nin “hınk deyici” basit bir taşeronu nitelemesini inandırıcılıktan yoksun bırakan bir özelliğidir. Başbakan Erdoğan’ın son “balkon konuşması” anlayana, nispeten doğaçlama veya malumun ilamı biçiminde bu emperyal rejimi müjdeledi. |
|
Devamını oku...
|
|
KIRMIZI KURDELELİ ÖRGÜT |
|
|
|
Yazar SÜVARİ
|
|
Tuesday, 15 November 2011 |
|
Akşam yazarı ve Ortadoğu uzmanı Hüsnü Mahalli, Arap Birliği'nin Suriye'nin üyeliğini askıya alma kararını "Rezillik olur da bu kadarı fazla" sözleri ile değerlendirdi. Birliğin Suriye ile vardığı anlaşmaya sadık kalmadığının altını çizen Mahalli, Türkiye'nin Ortadoğu'da birlikte saf tuttuğu cephenin nihai hedefinin ise Türkiye olduğunu savundu.
İşte Hüsnü Mahalli'nin son gelişmelere ışık tutan yazısı.. El insaf! Kurulduğu 1945 yılından bu yana Arap Birliği Örgütü (ABÖ) Arap sorunlarının çözümüne yönelik hiçbir işe yaramadı. Kurulduğunda İngiliz sömürgeleri olan Körfez ülkeleri şimdi de ABÖ'yü ABD'nin talimatı ile çalıştırıyor. ABD emretti, Arap ülkeleri Suriye'nin üyeliğini askıya aldı... |
|
Devamını oku...
|
|
DEVRİMCİ HALK PARTİSİ WEB |
|
|
|
KOMA CİVAKÊN KURDİSTAN (KCK) SÖZLEŞMESİ |
|
|
|
Yazar BİLGİLENDİRME
|
|
Monday, 07 November 2011 |
|
İnternette dolaşan sözleşme VE PKK'nın yan kuruluşu iddiası KOMA CİVAKÊN KURDİSTAN (KCK) SÖZLEŞMESİ Önsöz Başlangıç Birinci Bölüm: GENEL ESASLAR İkinci Bölüm: TEMEL HAKLAR, ÖZGÜRLÜKLER VE GÖREVLER Üçüncü Bölüm: GENEL ORGANLAR Dördüncü Bölüm: PARÇA ÖRGÜTLENMESİ Beşinci Bölüm: EYALET-BÖLGE ÖRGÜTLENMESİ Altıncı Bölüm: ŞEHİR, KASABA VE MAHALLE ÖRGÜTLENMESİ Yedinci Bölüm: KÖY VE SOKAK ÖRGÜTLENMESİ Sekizinci Bölüm: YARGI Dokuzuncu Bölüm: MEŞRUSAVUNMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ Onuncu Bölüm: DEMOKRATİK EYLEM On Birinci Bölüm: EKONOMİK VE MALİ SİSTEM On İkinci Bölüm: DEMOKRATİK ÖRGÜTLENME SİSTEMİ On Üçüncü Bölüm: ORTAK HÜKÜMLER On Dördüncü Bölüm: EK MADDELER
Önsöz Tarihin insanlık için büyük gelişme imkanları ile ciddi tehlikeleri iç içe barındırdığı, Orta Doğu’da Üçüncü Dünya Savaşı olarak adlandırılan ciddi bir kaos ve çatışma durumunun yaşandığı, Kürdistan’ın ise bu çelişki ve çatışmanın merkezinde yer aldığı kritik bir sürecinden geçiyoruz. Eski siyasal statükonun kısmi direncine rağmen, küresel sermaye güçleri bu kaostan kendi çıkarları doğrultusunda bir çıkış arayışını sürdürürken, halklar da özgürlüklere dayalı kendi demokratik sistemlerini geliştirerek kaos durumunu aşmaya çalışıyorlar. Bu durumun kısa tespitini genel hatlarıyla şöyle yapmak mümkündür: |
|
Devamını oku...
|
|
HAFTALIKPOLİTİK |
|
|
|
Yazar SÜVARİ
|
|
Monday, 07 November 2011 |
ONUR TURAL İLE HAFTALIK POLİTİK SOHBETÖMER GÜRCAN DEVRİMCİ HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI- TURGUT KOÇAK TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ GENEL BAŞKANI http://www.youtube.com/watch?v=TbEiGbnHq8o |
|
NELER OLUYOR? PKK OLANLARI NASIL DEĞERLENDİRiYOR? |
|
|
|
Yazar BİLGİLENDİRME
|
|
Sunday, 06 November 2011 |
|
'TSK tankları sınırı geçti' iddiası Son güncelleme: 25 EKİM 2011 - TSİ 13:00 Reuters ve AFP ajansları Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı tankların PKK'ya yönelik operasyon kapsamında sınırı geçerek Kuzey Irak'taki Haftanin Kampı'na doğru ilerlediklerini duyurdu. 
Duran Kalkan yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Dorukta bir ideolojik, siyasi, askeri çatışma içerisindeyiz. Herkes bu çatışmayı değerlendirmeye, anlamaya çalışıyor. Bu çatışmanın nerden gündeme geldiğini, neyi amaçladığını, nasıl sonuçlanacağını anlamaya ve kestirmeye çaba harcıyor. Çünkü bazı bilgiler belgeler çıktı ortaya, işte devlet-PKK görüşmeleri oluyor, Kürt sorununa demokratik ve siyasi çözümler aranıyor diye umut yaratıcı, toplumu etkileyici bir süreç yaşanmış. SÜREÇ NEDEN İLERLEMEDİ? Peki, böyle bir durum ortaya çıkmışken neden ilerlemedi? Tersine böyle ağır çok daha kanlı çatışmalı bir süreç ortaya çıktı. Bunun sorumluluğu kimde, suçu kimde? Herkes bir süredir kendi penceresinde bu durumu sorguluyor. Bu tartışmalar, sorgulamalar devam ediyor. Biz de değerlendiriyoruz. Bu konuda gerekli izahları, açıklamaları yaptık. Bu konuda en küçük bir tereddüt yoktur. Çünkü herkes tanıktır, biz elli şehit verme pahasına sürecin bu biçimde gelişmesini önlemeye, varsa demokratik siyasi çözüm yönünde iğne ucu kadar imkan ve fırsat onu değerlendirmeye çalıştık. Bunun bedeli olarak da Şubat’tan Haziran’a kadar elli şehit verdik. Dile kolay bunlar da candılar. Özellikle bazı çevreler bu inkar ve imhayı yürüten, soykırım rejimine dayanan faşist-milliyetçi çevreler gerçekleri görmemeye dahası aslında görüp de ters yüz etmeye çalışıyorlar. Oysa bizden yana hiçbir şey yoktur. |
|
Devamını oku...
|
|
DİNİN TÜRK TOPLUMUNA ETKİLERİ |
|
|
|
Yazar DR.HİKMET KIVILCIMLI
|
|
Saturday, 05 November 2011 |
|

DİNİN TÜRK TOPLUMUNA ETKİLERİ http://www.onergurcan.org/hikmet%20kivilcimli/dinin.html http://www.onergurcan.org/hikmet%20kivilcimli/index.htm
KONUNUN METODOLOJİK BELİRLENMESİ İSA'DAN 300 YIL ÖNCEKİ VE SONRAKİ KIYAMETLER SOSYAL KIYAMETLER ORTASINDA TÜRKLER - MOĞOLLAR TÜRK SÖZCÜĞÜ NEREDEN GELİR? TÜRKLER HANGİ YILLARDA TARİHE GİRDİLER "TÜRK TOPLUMU" ve DİN "TÜRK DİNİ" NUH - TUFAN - TÜRKLER TÜRKLER DİNSİZ, ya da TABİATA TAPICIYDI TARİH ÖNCESİNDE OĞUZ MİTOLOJİSİ TÜRK: KAN - HAN ÖRGÜTLENİŞİ ALLAH SAYISI - KAN SAYISI ŞAMANLIK: ANAHAN DİNİ İL DİNİ : ANAHAN + BABAHAN DİNİ İLHANLIK DİNİ : BABAHAN DİNİ ÇOBANLIKTA DEMİR ÇAĞI DEVLET VAR MI? YERİN GÖĞE ÇIKIŞI TÜRKLERDE KENTLEŞME TÜRK - MÜSLÜMAN SİLAH ARKADAŞLIĞI - DÜŞMANLIĞI TÜRKLER NE ZAMAN, NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR? TÜRK TOPLUMUNUN İSLAM DİNİNE TEPKİ VE KATKILARI DİNİN TÜRK TOPLUMUNA ETKİLERİ DIŞ DİN ETKİSİ : ÇEVRE MEDENİYET ETKİSİDİR. İSLAMLIĞIN TÜRK TOPLUMUNDA KANBAĞLARINI ÇÖZÜŞÜ İSLAMLIĞIN TÜRK TOPLUMUNA TOPRAK DÜZENİNİ VERİŞİ
KONUNUN METODOLOJİK BELİRLENMESİ
İlk belirlendirilmesi gereken konu "TÜRK TOPLUMU" ile "DİN" denilen olayların kendi anlamlarıdır. "Türk toplumu nedir?" gibi genel bir soru açılırken, ister istemez başka sorular ortaya çıkarılmış bulunur. Araştırılacak olan hangi Türk toplumudur? Hangi dindir? Herşey gibi, Türk toplumunun da, Dinin de birer Tarihleri vardır. Yani, zaman içinde geçirdikleri değişiklikleri vardır. Sonra, her Toplum ve her Din yeryüzünde olup bittiğine göre, Türk toplumunun ila, onu belirliyen Dinin de birer, -söz yerinde ise-,Coğrafyaları vardır. Yani, mekan içinde geçirdikleri değişiklikleri vardır. Yeryüzünün hangi coğrafya bölgesinde, ne zamanki tarihe düşen Türk toplumu, neredeki ve ne zamana rastgelen hangi Din in etkisi altında kalmıştır? Buna kesin ve belirli bir sınır çizmedikçe, öne sürülecek düşünceler, ne Türk toplumunu ve ne de onu etkileyen Din i bize iyice aydınlatmış olmaktan uzak kalacaktır. Türk toplumu ve onu etkileyen Din diye, Tarih içinde bir yol belirledikten sonra, artık bir daha nerede bulunursa bulunsun, ne zaman olursa olsun, hiçbir değişikliğe uğramaksızın ve yerinden oynamaksızın, ebedi ve ezeli mutlak bir varlık olarak sürüp gelmiş birer gerçeklik yoktur. İlk Türk toplumu Ortaasya'da belirmiştir. Türkiyemiz, Küçük Asya denilen Anadolu ile Avrupa'ya giren Rumeli ülkelerinde gelişmiştir. Bugüne dek değişe gelmiş bulunan Türk toplumunu, Ortaasya' da da etkileyen dinlerle, Anadolu ve Rumeli'de etkileyen dinler de zaman zaman başka olmuşlardır. |
|
Devamını oku...
|
|
YENİLMEDİK Kİ... |
|
|
|
Yazar DEVRİMCİ HALK PARTİSİ
|
|
Thursday, 03 November 2011 |
|
" Esirgemem sözümü ben çıkıp gelse de ölüm, Geri götüremez adımlarımı ve yıldıramaz beni hiçbirsey, gülüm. Ne dikenler bıraktım ardımda ne dikenler ki uçları hala kanıyor ayaklarımda, Oysa karanfiller ekmiştim yollara, Aşk ile mızrap vurup... sevdalı sazıma, Kavgamı türkülemiştim yarın bakışlı çocuklara ve semahlar dönmüştüm turnalar gibi Pîr aşkına, hak aşkına, halk aşkına. Kim söyleyebilir öldüğümü kim? Siz türkü gibi dağılırken dağ yollarına ve toprak gibi yeşerirken memleketim, Kim söyleyebilir solduğumu kim... BEN ÖLMEDİM Kİ... Denizlerin dalgasıyım Ben halkımın kavgasıyım Yarınların sevdasıyım YENİLMEDİM Kİ..... "BİZ ÖLMEDİK Kİ ... DEVRİMCİ HALK PARTİSİ KURUCULARI İZLEYİN BİZ ÖLMEDİK Kİ ...DEVRİMCİ HALK PARTİSİ KURUCULARI |
|
HIRSIZ KİM? |
|
|
|
Yazar İHSAN ELİAÇIK
|
|
Wednesday, 02 November 2011 |
| | | | İşte bunların “elleri kesilmeli”dir! Doğal gaza, petrole, uranyuma, yağmur ormanlarına uzanan elleri…Emeğe, alınterine, çalışmaya, ekmeğe, sofraya uzanan elleri…Aça, yoksula, kimsesize, garibana uzanan elleri… Bir milyar insanı aç bırakan o elleri Başlıktaki kelime size neyi çağrıştırıyor? İlk duyduğunuzda zihninizde beliren fotoğraf nedir? Beliren fotoğrafı zihninizde tutun… Fotoğraf karesine iyice bakın, yakından, daha yakından bakın .Fotoğrafta gördüğünüz zengin mi yoksul mu? Yoksul değil mi? “Hırsızın elini kesin” (Maide; 5/38) veya “Çalmayacaksın” (Çıkış; 19/15) buyruklarını duyduğunuzda oluşan fotoğraf da aynı değil mi? Zenginin malını çalan yoksul için söyleniyor sanki .Peki, neden?Neden “hırsız” dendiğinde hep yoksul akla geliyor da zengin gelmiyor?Neden? Niçin? ***Kur’an, “hırsızlık” (sirgat) kelimesini 6 yerde kullanır.Bunların hiçbirinde de “zenginin malını çalan yoksul” vurgusunu göremeyiz.Yani hitap ihtiyaçlarını bile karşılayamayan yoksullara değil; ihtiyaç fazlası içinde yüzen zenginleredir. DEVAMI | |
|
ÇAKMA TARİHLİ DİZİ |
|
|
|
Yazar CÜNEYT KURU
|
|
Saturday, 29 October 2011 |
|
MUHTEŞEM YALANLAR..YA DA MUHTEŞEM YÜZYIL... Kanuninin dönemini anlatan dizide Kalender Çelebinin karşısında İbrahim Paşa adaletli,hakçı gösterilerek Anadolu Alevilerinin önderi,Kalender Çelebi iç savaşı anlatılmak istenmiştir,olay tamamen çarpıtılarak yaşana ikinci Kerbela olayı halktan kaçırılmıştır.Kalender çelebi kurşunla öldürülmüş olarak izleyicinin önüne konulmuştur.Kalender Çelebinin direnişi Anadolu...’da Osmanlı valilerinin zulmüne direniştir,ayrıca Osmanlı Padişahının bir başka ülkenin prensesini alıkoyuşu ile devam eden dizi tam bir rezalettir.Kalender Çelebi isyanı Osmanlının yükseliş döneminde ki en önemli ayaklanmadır ve Kalender Sultanın uğradığı yenilgiye ihanet neden olmuş ,idam edilmiştir.Kanuni öncesi başlayan saldırıların anlatım biçimini suni bir dile indirerek sergileyen senarist kınıyorum.Tarihi gerçekleri çarpıtarak halka anlatanları tarih affetmeyecek..Kalender Sultanın isyanını bölücülükmüş gibi algılatma gayretleri nafile çabalardır,orada bir zülüm ve zalimlik vardır ve zalimlere direniş onurlu bir savaş Anadolu’nun karakterinin yansımasıdır.
1516 tarihinde Balım Sultan’ın ölmesiyle yerine kardeşi Kalender Çelebi Hacı Bektaş tekkesinin başına geçer. Yani Anadolu Alevilerinin öncüsü konumundadır. Osmanlı sultanlarında ilgi ve itibar görürler. Balım Sultan İstanbul’a giderek bizzat 2.Beyazıt’tan kuşak kuşandığı kaynaklarda kayıtlıdır. Tarihsel süreci filmleştirenler yeni düşmanlık tohumları hazırladıklarının farkında değiller midir, bilmiyoruz, bilinçli bir anlatımın vahim sonuçları beraberinde getireceği açıkça ortadadır, nedir bu Milliyetçilik pompalamaları, amaçlarına ulaştıklarında bu topraklarda özgür mü olacaklarını sanıyorlar, Kalender Sultan zalimin kılıcında şehit düşmüştür. Osmanlı tarihinin en önemli isyanını hazırlayan baskıcı yönetimin sempatiyle anlatıldığı bu diz koca yalanlarla örülmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
CUMHURIYET BAYRAMI NEDİR? |
|
|
|
Yazar Dr. Hikmet Kıvılcımlı
|
|
Friday, 28 October 2011 |
CUMHURİYET BAYRAMI NEDİR? Bunu, bize en iyi özetleyen kişi, Cumhuriyet'in ölümsüz kurucusudur.
Mustafa Kemal, Türkiye'yi yüzyıllardan beri iki büyük kahredici gücü, iki büyük lanetleme gücü ezdiğini haykırdığı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gönderesine ilk Cumhuriyet bayrağını çekmişti Bu İki kahredici, lanetleme, baş belası güç neydi? Mustafa Kemal'e göre birisi Emperyalizm, öteki Saltanat'tı. Emperyalizm neydi? |
|
Devamını oku...
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 49 - 60 / 1506 | |
|
|
|
|
Kısa Kısa |
|
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir." 22 Ekim 1922 Gazi Mustafa Kemal Atatürk |
|
|
İstatistikler |
Makaleler: 1909
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 4789932
|
|
|