left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazartesi, 16 Temmuz 2018
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
AMERİKAN SEÇİM SONUÇLARI ÜZERINE (2) Yazdır E-posta
Yazar Şahan YILMAZ   
Perşembe, 24 Kasım 2016
 
 
SON KİTLESEL DÖNÜŞÜM

2007 emlak kriziyle gelen ekonomik durgunluk, Amerikan toplumunda yine bir dönüşüme imza attı. Partisi içinde çok hızlı yükselen Barack Hussein Obama adında bir senatör, Hillary’ye rağmen Başkan olabildi; normal koşullarda hiç olmayacak birşey.. Bütün adaylar seçim öncesi Wall Street’in güvenini kazanmaya çalışsa da zenci Obama’nın neokonların adayı John McCain ve Wall Street’in adayı Mitt Romney’yi yenmesi Cumhuriyeti Parti’yi giderek beyaz milliyetçi platforma itti.

Emlak krizi sonucu geleceği zarar gören gençlik “Wall Street’i İşgal” (Occupy Wall Street) sloganı altında protestolara başlamıştı ama liberal bir Başkan’ın, hem de bizzat kendilerini heyecanlandırıp sandığa götüren siyahi bir Başkan’ın iktidarda olması Demokrat Parti’de Wall Street’e karşıtı yükselen sesleri kıstı.


Son Güncelleme ( Pazar, 22 Ocak 2017 )
Devamını oku...
 
AMERİKAN SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE (1) Yazdır E-posta
Yazar Şahan YILMAZ   
Çarşamba, 23 Kasım 2016
 
amerikan seçimleri ile ilgili görsel sonucu
GİRİŞ

2008'de zenci aday Barack Obama'ya yenilen Hillary Clinton, dengesiz hareketleri ve rastgele öfkeli demeçleriyle parasına ve fırsatçılığına vurgu yapan, hakkında yolsuzluk suçlamaları olan, göçmenleri, azınlıkları ve müslümanları aşağılayan, kadınlarla ilgili belden aşağı çok çirkin sözleri vidyoda yayınlanan ve ırkçı Ku Klux Klan (KKK) tarafından da desteklenen Donald Trump'a nasıl yenildi?? Dahası, böyle bir adam mevcut düzendeki statükoya (establishment) rağmen nasıl Amerika'ya başkan oldu?? Üstelik bilanço ağır da: Cumhuriyetçiler hem Beyaz Saray'ı hem de meclisi ve senatoyu aldıkları gibi, 9 üyeli Anayasa Mahkemesi'nde 1 sandalye daha kazanacaklar. Böyle fırsat kaçmaz!

İç politikada Cumhuriyetçilerin Demokratlar karşısındaki üstünlüğü dışarıdan pek birşey ifade etmeyebilir ama düşünce tembelliği yapmamalı, çünkü içeride birşeyler olacağı ve dışarıya da yansıyacağı kesin. Bu bağlamda Hillary'nin mağlubiyeti önce Amerikan seçim sisteminde, sonra içerideki sosyo-ekonomik değişimlerde ve tabii Hillary'nin kendisinde aranmalıdır.  


Devamını oku...
 
Liberal tetikçilerin son kurbanı olarak Cumhuriyet Gazetesi Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA   
Çarşamba, 02 Kasım 2016

 

Komplo, David Gista, ABD – Akrilik, kanvas

 

Her iki cumhuriyetin trajedisi de aynıdır: liberaller, Amerikancı çakma solcular tarafından ırzına geçilen ve dinciler tarafından öldürülen köyün güzel kızına benziyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiyesi diye nitelediğimiz süreç öyle sabahtan akşama bir iki kararname ya da kanunla gerçekleşmedi. Son onbeş yılda ona ait kurumların, ona içkin değerlerin adım adım yok edilmesi veya ele geçirilmesi ile yürüdü. Canına kast edilen ne kadar kurum, ne kadar değer varsa hepsinde aynı formül işledi: her değer en önce bizlere “aydın” diye pazarlanan liberal-solcu kırması bir tayfa tarafından iğfal edildi sonra da dinci iktidar tarafından öldürüldü.

Devamını oku...
 
Fransa ve Türkiye’nin OHAL’leri Yazdır E-posta
Yazar Mine G. Kırıkkanat - Cumhuriyet   
Pazar, 30 Ekim 2016

 

 

soğan başı ile ilgili görsel sonucu

 

Bizim insanımız, baş olmak için yaratılmıştır. Bazen başarır, bazen başaramaz; ama zır cahil bile olsa “Yetkin miyim, becerebilir miyim” gibi varoluşçu bir kuşkuya asla kapılmaz, mutlaka dener.
Çünkü genetiğinde, “Baş ol da, istersen soğan başı ol!” kodu yazılıdır.
Nitekim Osmanlı döneminde otağı hümayuna hizmet veren bir “soğancı başı” makamı bulunduğunu hayal meyal hatırlıyorum. Tarihte soğan başı olmayı başaran bir insanımız var mıydı, pek emin değilim; ama memleketin şimdilik çıban başı kaynadığı kesin.
Bu çıbanların çoğu, çobanlıkla işe başlıyorlar. Bakıyorlar ki memleket zaten mera ve koyun bol, merhum Çoban Sülü’yü anımsarsınız, Cumhurbaşkanlığı falan, memleketin başına çöreklenip; birbirlerini de “iki koyun güder, güdemez” ölçüsüyle tartıyorlar.
Örneğin 24 Ekim’de Kocaeli Dilovası’ndaki bir düğünü cenk meydanına çeviren M.Ö.K. rumuzlu çobandan çok umutluyum, ben.

***


Devamını oku...
 
KİRALIK DÖNEK: ÇETİN ALTAN Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Salı, 25 Ekim 2016

çetin altan ahmet altan mehmet altan ile ilgili görsel sonucu

İtirafçılık gibi dönmek de sicilini temizleyerek, yeni bir hayat ve o hayata uygun yeni bir kimlik, kişilik ve ahlak edinmektir. Yeni hayatında dönek, yeni ahlakı, kimliği ve kişiliğiyle artık maddi gücü elinde tutan sınıfın hizmetindedir.

Aldatma, sadakatsizlik, ikiyüzlülük ve ihanet ezilen sınıfadır, mazlumadır. Muhabbet ve biat ise artık burjuva sınıfınadır. İtirafçı için olduğu gibi dönek için de kural, itiraf ederek geçmişini kusmak, dahası, ezen sınıfın tetikçiliğini yapmaktır. Entelektüel tetikçi olarak dönek, ihanet ettiği sol değerleri sermayenin pazarında işportaya çıkartacak ya da hastalık diye itibarsızlaştırıp dönekliği meşrulaştıracak, sermaye düzenini kutsayacak ve güce tapınacaktır.


Devamını oku...
 
Bayram değil seyran değil, Kürk Mantolu Madonna bizi neden öptü? Yazdır E-posta
Yazar Bekâm Örün - sol portal   
Salı, 18 Ekim 2016
 
Sabahattin Ali gibi bir büyük toplumcu gerçekçi yazar ekmek kapısı olarak gördüğü, çalakalem yazılmış bir tefrikadan ziyade birbirinden güzel öyküleriyle, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan gibi güçlü romanlarıyla ve kuşkusuz yaşamının tümüne yaydığı, en çok da Marko Paşa döneminde somutlandığı benzersiz aydın inadıyla anılmayı, okunmayı ve anlaşılmayı hak ediyor.

Kafamızı nereye çevirsek o.

Zincir kitapçılarda o; en çok “tık”lanan internet kitapçılarının kampanyalarında o. Kafalı, otlu popüler edebiyat dergilerinin kapaklarında; gazete ve dergilerin en çok satan listelerinde o. Otobüslerde, metrolarda öğrencilerin elinde; facebook'ta, twitter'da, ekşi sözlük'te; instagramın en efektli fotoğraflarında yine o. Yanında mutlaka bir fincan kahve, sıklıkla kalp şeklinde bir kurabiye ve bazen bir kedi ile.

Sabahattin Ali'nin “Kürk Mantolu Madonna”sından söz ediyorum.


Devamını oku...
 
Liberalizm solu çürütür, birleşerek değil bölünerek çoğalacağız Yazdır E-posta
Yazar İnönü Alpat- Sendika.org   
Salı, 18 Ekim 2016

Liberaller yine ve bir kez daha devrimciler üzerinden sahne almaya çalışmaktadır. Sorunların hassasiyetlerinden hareketle sol mahalleye basınç uyguladıkları, kitle ve kadro ihtiyaçlarını karşılayacak sosyalistleri de yanlarına almak istedikleri açıktır

devrimciyol-kadinlar

Solun birliği o kadar çok gündeme geldi ki, denenmeyen model kalmadı denebilir. Sol özellikle 1990’lardan bu yana, platform, parti, çatı partisi, meclis, inisiyatif, cephe, eylem birliği, ittifak, topluluk gibi isimler altında defalarca bir araya geldi. Her bir araya geliş farklı nedenlerle dağıldı. Hatta bir araya gelenlerden bazıları, aynı zaman diliminde bir başka zeminde başkalarıyla da beraber oldu. Birleşme, ayrılma, yeniden birleşme girişimlerinin “birlik” kavramını itibarsızlaştırdığına, birleşenlerin inandırıcılığını ortadan kaldırdığına şüphe yok.

Son Güncelleme ( Salı, 18 Ekim 2016 )
Devamını oku...
 
SAYIN KILIÇDAROĞLU. YANLIŞ YAPMAYA LÜKSÜNÜZ YOK Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kemal Gültekin   
Pazartesi, 17 Ekim 2016

 

Kılıçdaroğlu 15 temmuz ile ilgili görsel sonucu

 

Türkiye'nin Demokratikleşmesinde CHP'ye ihtiyaç var.
Türkiye'nin demokratikleşmesi en acil sorunumuz. Ekmek kadar, su hava kadar her vatandaş için vazgeçilmez. CHP bu sorunun ne kadar farkında öğrenmeye çalışıyoruz. En sağlıklı bilgiyi bize Genel Başkanı açıklamaları verecektir. İzliyoruz.


16 Ekim günü AKP'nin toplu açılış yapma geleneğine uyarak Beylikdüzü Yakuplu'da konuşuyor. Gündem 15 Temmuz. 15 Temmuz'da Tüm siyasi Partiler ve STK'ların darbe girişimine karşı çıktıklarını hatırlatmış.

Bu tarihimizde demokrasiye sahip çıkma konusunda bir ilkmiş.

14 temmuz günü ülkede demokrasi vardı, demokrasiye darbe girişimi olunca topyekün karşı çıkılarak demokrasiye sahip çıkılmış. Demokrasiye karşı olanlar demokrasiye sahip çıktılar, demek mi istenmiş.

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 17 Ekim 2016 )
Devamını oku...
 
SURİYE’Yİ BUGÜNLERE GETİREN ENERJİ II : Nafeez Ahmed’in yazısı Yazdır E-posta
Yazar Çeviren: Şahan YILMAZ   
Salı, 11 Ekim 2016

 

SURİYE  ENERJİ ile ilgili görsel sonucu

 

 

Yazan: Nafeez AHMED

Çeviren: Şahan YILMAZ


Suriye’de yaşanan savaşın özünde enerji meselesi olduğu önceki makalemde anlatıldı. AB, petrol ve doğal gaz talebini arz eden Rusya’ya alternatif rotalar arıyordu. İsrail dışında komşularıyla “sıfır sorun” yaşayan Esad yönetiminin önüne, “evet” diyemeyeceği ve Amerika destekli Katar-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı Projesi konmuş, Esad da “hayır” diyemeyeceği ve Rusya destekli İran-Irak-Suriye+Lübnan hattından yana karar almıştı. Ne olduysa ondan sonra olmuş, geriden yöne(l)tmeci Obama ve AB Esad’a karşı Sünni kartını kullanmıştı. Suriye halkı devletinden ve ordusundan yana tavır alırken Rusya ve Çin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde NATO müdahelesini veto etmişti. Aşağıda yaptığım üç bölüme ayrılan çeviri Nafeez Ahmed tarafından 1 Aralık 2015’te yazılan makalenin çevirisidir ve çok önemli bilgiler içeren resimler yayınlanamadığından köşe parantezle tarif edilmiştir.

Son Güncelleme ( Salı, 11 Ekim 2016 )
Devamını oku...
 
FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Pazar, 25 Eylül 2016

hocaefendiler ile ilgili görsel sonucu

 

 

Gazeteler, televizyonlar ve bu konuda yazan çizen, konuşan pek çok kimse bir "Fetö" tutturmuş gidiyor. Sanki Fethullah Gülen'e "Fetö", cemaatine bağlı kimselere de "Fetöcü" denildiğinde bunlar aşağılanarak diğer cemaat ve tarikatlardan ayrılmış, öteki cemaatler bunlar gibi değilmiş mesajı verilmeye çalışılıyor topluma. Çünkü AKP ve sarayın her ne kadar Fethullah Gülen Cemaati ile mahşere kadar aralarına kan girmişse de diğer tarikat ve cemaatler AKP için öneminden bir şey yitirmiş değil, hatta daha da önem kazanmış durumdalar. Bu yüzden de böyle bir tuzağa düşmemek; tarikatlar ve cemaatler arasında çok da bir fark olmadığına döne döne vurgu yapmak gerekiyor.

Devamını oku...
 
Gün, Dinciliğin Saltanatına Karşı Laikliği Kazanma Günüdür! Yazdır E-posta
Yazar HAZİRAN HAREKETİ   
Pazar, 25 Eylül 2016

HTKP Genel Başkanı Erkan Baş laiklik bildirisi dağıtırken gözaltına alındı. Hem de resimdeki gibi vahşice...

 

 

Türkiye'yi 14 yıldır din tüccarları, din bezirgânlan yönetiyor. Türkiye'yi on dört yıldır kendi çocuklarına gemicikler alanlar, paraları sıfırlayanlar, saraylarda oturanlar, bunu yaparken de halkın en samimi inançlarını sömürenler yönetiyor. Türkiye'yi on dört yıldır zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapanlar, halkın sofrasındaki ekmeğe göz koyanlar, sofradaki o ekmekten her gün biraz daha çalanlar, bunu yaparken de sürekli "ezan, kuran, din, iman" diyenler yönetiyor.

Bu din tüccarları, bu kan emiciler, düne kadar Gülen Cemaati ile ortaktılar. "Ne istediler de vermedik' diyorlardı, "alnı secdeye gelen adamdan zarar gelmez" diyorlardı. Sınav sorularını birlikte çaldılar, mülakatlarda torpil yaptılar, liyakat esasına göre değil tarikat mensupluğu esasına göre atama yaptılar, devleti kendi kadrolarıyla doldurdular. "Kindar ve dindar nesil" yetiştirmek adına eğitim sistemini hallaç pamuğu gibi attılar, bütün okulları imam-hatipleştirdiler.

Devamını oku...
 
Sezgin Tanrıkulu ve CHP’nin felaketine giden yol Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA   
Cuma, 23 Eylül 2016

Sezgin Tanrıkulu - Ahmet Altan'a destek hatırası

 

Sezgin Tanrıkulu – Ahmet Altan’a destek hatırası

CHP büyük ve köklü bir partidir. Atatürk tarafından cumhuriyetin kurucu ideolojisi üzerine inşa edilmiştir, bugünse Türkiye’nin ikinci partisi, islamcı iktidara karşı cumhuriyet ve laiklikten yana milyonlarca insanın oyunu birleştirdiği limandır. Her dört seçmenden birinin oyunu almaktadır, ancak açık bir biçimde başarısızdır. Başarısızdır çünkü 14 yıldır yolsuzlukları, skandalları ayyuka çıkmış bir iktidar karşısında hala yenilmektedir.

Bu durumu sadece halkın “ahmaklığı” ile açıklayabilir miyiz? Belli ki Türkiye’de siyaset sahnesi muhalefet tarafından ciddi biçimde boş bırakılmıştır. Bakın şu FETÖ hadisesine, başka bir ülkede olsa, ne başbakan, ne bakan bırakmayıp devirecek böylesi bir skandal bile  AKP’ye dokunmamaktadır. Demek ki CHP mutlak anlamda başarısız bir partidir. Pek çok insan AKP’ye muhalif başka bir güç bulamadıkları için oylarını kerhen CHP’ye vermektedir.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 25 - 36 / 2203
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2762
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 33722622
Syndicate
 
left
Top! Top!
right