left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Perşembe, 20 Eylül 2018
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
"Türkler" Tarihsel Bir İllüzyon Yazdır E-posta
Yazar Candemir Sipahi   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

1421 Yılının sıcak bir haziran günüydü . Yatakta ölmek üzere olan adam daha otuz beş yaşındaydı . Adı Mehmet'ti ancak tarihçiler onu Birinci Mehmet yada Çelebi Mehmet adıyla hatırlayacaklardı . Osmanlı devleti Fetret devri'nden daha yeni çıkmıştı ve o kurtarıcı artık ölüyordu . Ne var ki,Osmanlı kurmayları, o yatağa düşünceye kadar geçen sürede ya savaşmış yada Fetret devrine neden olan olayları analiz etmişlerdi. Neydi bu sebepler ? Tüm analizlerin sonunda ulaşılan sonuçlardan belki en önemlisi insanın kendinden korkmasıyla aynı anlamdaydı... Türkmenler!

Devamını oku...
 
Türkiyeli Olmak Yazdır E-posta
Yazar Cavit Özbir   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

Ülkemizde bu gün, hayatın her alanında açmazlar ve bir kaos yaşanmaktadır. İçinde bulunulan bu kriz durumu ekonomiden siyasete kadar toplumun bütün alanlarını, bizleri, demokrat olanı � olmayanı, siyasal İslamcıları, devrimcileri, Kürtleri, askerleri, çalışan yığınları, memurları kısacası her sınıftan, her dinden ve ırktan, her ideolojiden bütün kesimleri bire bir ilgilendiren ana problemdir.

Şu bir gerçekliktir ki bu gün, bu coğrafyada (Türkiye�de) tüm politikalar yoğun bir şekilde Kürtler üzerinden maniple edilmektedir. Eskiden beri tezgahlanan ve belirleyici olan durum budur. Bunu görmemezlikten gelmek sağırlık ve körlüktür.

Devamını oku...
 
Kapitalist Olmayan Yol Tezi Yazdır E-posta
Yazar Celal Özcan   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

Dünyanın tek kutuplu hale geldiği, Sovyetler Birliği'nin dağıldığı, hatta sosyalizmin bile iflas ettiğinin tartışılmaya başlanıldığı bir dönemde, genç kuşağın adını bile duymamış olabileceği bu konu da nereden çıktı demeyin. Dünyanın henüz iki kutuplu olduğu dönemde, özellikle de 2. dünya savaşından sonraki dönemde Sovyetler Birliği'nin, geri kalmış yada geri bıraktırılmış denilen ülkelere yönelik politikasının temelini bu tez oluşturuyordu. Bu politikanın Sovyetler birliği'ne getirdikleri (yada götürdükleri) bir yana, bir döneme damgasını vurmuş olması ve bu politikanın uygulandığı çoğu ülkenin günümüzde de, tek kutup olan ABD ile problemler yaşıyor olmaları bile konunun derinliğine tartışılmasını gerektirir kanısındayım

Devamını oku...
 
Emekli Binbaşının Yayınlanmamış Mektupları - II - Yazdır E-posta
Yazar Em.J.Pilot Bnb. Erol Soysever   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

" TÜRK HALKI DUALARINI BENDEN ESİRGEMESİN!" 01/Temmuz/2004

Rahmi Koç, teknesiyle yapacağı dünya turu için verdiği demeçte, gezinin ayrıntılarını anlatırken, halktan kendisi için dua edilmesini istemiş. Beyzademiz, babasının devlet eliyle kazandığı olanaklarla edindiği servet sayesinde geziye çıkacak. Bu gezinin halka ne gibi bir yararı olabileceğini ben anlamış değilim. Ama adam ısrarlı. Bu bulunmaz "Hint kumaşı" nın başına gezi sırasında bir sıkıntı gelmemesi için dualar edecekmişiz. Emri olur, derhal ! Tam bağımsızlık, özgürlük ve insanın inanca yaşaması için verilen savaşımda nice koçyiğitler yere serilirken, kılı kıpırdamayan bu yapay "koç"a günahımı bile vermem.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 01 Mayıs 2006 )
Devamını oku...
 
Sola Bir Uyarıda Benden Yazdır E-posta
Yazar Kasım Karakaya   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

Devrimciler yola çıkarken birbirlerine güvenen, birbirlerine inanan, kendi yoldaşı için göz kırpmadan canını veren, ekmeğini, giysisini yoldaşı ile paylaşan bir anlayışla ve heyecanla davalarına bağlılıkla yollarına devam edenlerdir. Bunlarında binlerce örnekleri vardır: Denizler, Mahirler, Ulaşlar, İbrahimler, Mazlumlar, Kemal Pirler, Akif Yılmazlar örneğin bunlar gibi büyük insanlar. Bir yoldaşları zora girdiği zaman onlar için veya davaları için gözlerini kırpmadan kendilerini feda ederdiler. Nitekim de öylede yaptılar, hepimizce malumdur.

Bende bunu anlatmaya çalışıyorum. Suphilerden tutun günümüze kadar bunca yiğit devrimci, kendini devrim için, barış için, demokrasi için, halkların kardeşliği için, emek için feda ettiler. Kimileri idam sehpasında, kimileri işkencede, kimileri yargısız infazlarla, kimileri ise yiğitçe dövüşerek şehit oldular. Bunların bu haklı davalarını destekleyen; emekçiler, işçiler, köylüler, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler, avukatlar, siyasetçiler, bilim adamları, öğretmenler, öğrenciler özellikle kadınlar. Yargısız infaz edildiler, sakat kaldılar, yıllarca zindanlara hapis edildiler ve hatta tecavüze uğradılar. Bazıları ise her gün tehdit ve şantajlarla karşı karşıya kaldılar.

Devamını oku...
 
Bir Türk Sosyalistinden Özgür Gündem Yazarı Demir Küçükaydın'a Açık Yanıt Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

9 Mart 2005 tarihinde Özgür Gündem yazarı D. Küçükaydın'ın "Türk Sosyalistlerine Açık mektup " adlı bir makalesi yayınlandı.

Kürt demokratik halk liderlerinden A. Öcalan'ın "Demokratik cumhuriyet" tezi üzerine spekülasyon ve anlam kargaşalığının yoğunlaştığı bir dönemde , Özgür Gündem yazarı D.Küçükaydın'ın "Açık Mektup"unda ortaya konulan düşüncenin kurgusu ve içeriği bizleri bir açıklama yapmayı zorunlu kılmıştır.

Bu kısa yazıda , D.Küçükaydın'ın makalesinde ortaya koyduğu düşüncelerle uzlaşamadığımız farklılıkları ortaya koymaya çalışacağız.

Devamını oku...
 
Em.Süvari Bnb.Fethi Gürcan Hakkında Yeni Harman'la Söyleşi Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

Ömer Gürcan, idam edilen Süvari Binbaşı Fethi Gürcan’ın 4 çocuğundan biri. Ankara’da yaşıyor. O da bir “süvari” ve o da bir muhalif. İdam edilen darbeci bir babanın oğlu ve bir başka darbenin, 12 Eylül’ün mağduru Ömer Gürcan ile darbe, idam ve bugünler üzerine:


-Babanız, Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildiğinde kaç yaşındaydınız?

15 yaşındaydım. 1949 doğumluyum

Devamını oku...
 
Bir Sevgililer Gününün Ardından Yazdır E-posta
Yazar Selma Türker   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

Binbaşı Fethi Gürcan'ın,eşi ve sevgili Esma Gürcan'ın (Esmacık)'ın değerli anılarına ithafen;

Dün yeni bir 14 Şubattı.Yeni bir Sevgililer Günü...Ne kadar güzel bir kavram:SEVGİ. Bir insanın bir insana,bir insanın pek çok insana,bir insanın bir topluma, ülkesine, tüm insanlığa, bilme, sanata, doğaya, bir düşünceye, bir inanca... Kısacası insanca olan ve insan için olan herşeye karşı duyabileceği en güzel duygu... Belki de en kutlanması gereken ve kutladığımız pekçok gün içinde en önemlilerinden birisi, hatta belki de en önemlisi...

Devamını oku...
 
Kadın-Yaşam-Özgürlük Yazdır E-posta
Yazar Sema Özcan   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

ENGELS: "İlk iş bölümü, erkekle kadın arasında, döl verme bakımından yapılan iş bölümüdür" der ve ekler "tarihte kendini gösteren ilk sınıf çatışması, erkekle kadın arasındaki uzlaşmaz karşıtlığın karı-koca evliliği içindeki gelişmesiyle; ve ilk sınıf baskısı da dişi cinsin erkek cins tarafından baskı altına alınmasıyla düşümdeştir."

Tarih öncesinden günümüze üretim biçimlerini kısaca inceleyecek olursak, ailenin kökenini de anlamış olacağız.

Devamını oku...
 
Yeniçeri Pakistan - Tarık Ali Yazdır E-posta
Yazar Ümit Özbek   
Pazartesi, 11 Nisan 2005

"Bir keresinde Pakistanlı bir general size, "Pakistan, Amerikalıların Afganistan"a girmek için ihtiyaç duydukları bir prezervatifti. Biz onların amaçlarına hizmet ettik, şimdi de bizi tuvalete atıp üstümüze sifonu çekebileceklerini düşünüyorlar," demişti. Bu olay 1980'lerde, yani ABD ile Pakistan'ın ,tanrısız Sovyetler Birliği'ni yenilgiye uğratmak için Mücahitleri finanse edip silahlandırdığı günlerde gerçekleşmişti. Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan'ı yine bir prezervatif olarak mı kullanıyor?

Devamını oku...
 
İşsiz Figurasyonlar ve Esas Oğlan Yazdır E-posta
Yazar Nur Sürer   
Cumartesi, 09 Nisan 2005

Öncelikle sitenize merhaba demek istiyorum. Merhaba kelimesini çok severim , evrensel anlamda da samimiyeti içinde barındırdığından. Bugüne dek hiçbir yerde yazı yazmışlığım yok. Sadece mesleğim gereği birtakım yerlerde konuşmacı olarak bulundum. 26 yıl önce sinemada oyunculuk yapmaya başladığımda işkolumuzun , anne , baba ve yetiştirme yurtlarının ( yani devletin ) kabul etmediği gayri meşru bir çocuk muamelesine maruz bırakıldığını gördüm.

Devamını oku...
 
Kur'an a İhanet - 2 - Yazdır E-posta
Yazar Bahtiyar Gerboğa   
Çarşamba, 06 Nisan 2005

Dinin bir güç olarak egemenler tarafından kullanılması İslamiyet ve Kur'an la birlikte başlayan bir tutum değildir. Bu tutum dinlerin ilk varoluşundan, başlangıcından beri süregelir.

Vahşilik döneminde klanlar halinde yaşayan insanlar toplayıcılık ve avcılık temelinde beslenmektedir Doğaya bağlı bu yaşam, el aletleri ve ateşin keşfedilmesiyle çeşitlenmiş, diğer primatlarla

aralarındaki fark açılmaya başlamıştır. Bu doğal toplumun üyeleri birlikte yaşama kuralına uyarak klanlarına bağlı kalırlar Klan önemliydi. Olmazsa olmaz kuralı işler, yapılan her şey klan için yapılırdı. Bireylerin klanları dışında tek tek şahsiyetleri yoktu. Ayrıcalıksız, sınıfsız, hiyerarşisi olmayan bir toplum biçimiydi. Doğa Ana'ydı ve Ana ile bir bütünlük esastı. Sezginin gelişmesiyle Doğa Ana'ya olan saygı, korku ve minnetle Totem kavramlaştırıldı.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 181 182 183 184 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 2173 - 2184 / 2203
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2762
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 34365126
Syndicate
 
left
Top! Top!
right