left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazar, 19 Kasım 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Türk Kamuoyu ve Kürtler Uyanık Olmak Zorundadır Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Nedim   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

Uzun süredir , hem Yeni Yol Sitesinde çıkan yazılardaki tespit ve açılımlardan , hem de aktardıkları kadarıyla bazı yayın organlarından Demokratik Toplum Hareketi girişimini izliyorum. Bu siyasal projenin daha başından itibaren ağır aksak işleyen bir sürece sokulması ve halka , kamuoyuna yapılan anlatımlarda projenin temel ilkeleri üzerinde geliştirilen çarpıtma dikkatimi çekiyordu. Ortalıkta dolaşan ve kulaktan kulağa yayılan laf cambazlıkları dışında , bu yanlış gidişatın altında ciddi bir nedenin olması gerektiğini, bu noktanın mutlaka tartışılmasını ve önlem alınarak daha geniş bir platforma dönüştürülmesini umutla hep bekledim. Geride yatan birikim bunun böyle olmasını gerektiriyordu. Benim öğrendiğim ve bildiğim ilke ; devrimci politikada prensipler saklanmaz , gölgelenmez ve her zaman tartışmaya açık tutulur. Bezirgan hesaplar , zamanlamalar son duruşmada devrimcilere yarar değil zarar getirir. Kısa günün karları ile avunmak devrimcilerin metodu olamaz. Asırlar önce büyük ustalar bu konudaki ilkeyi belirlemişlerdir : "Gerçek devrimciler görüşlerini ve niyetlerini gizlemeye tenezzül etmezler."

Devamını oku...
 
Devrimcilerin Görevi Katalizör Olmaktır Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

Bugün ülkemiz solunun devrimci-demokrat aydınları arasında tartışılan konulardan belki de en önemlisi , ülkede yaşanan olaylar karşısında toplumun reaksiyon göstermeyişinin nedenleri ile ilgilidir. Bu yazı , bunu bir mazeret olarak görüp arkasına sığınan köşe kadılığına meraklı olanlarla ilgili değildir. Aksine , içinde yaşanılan zor koşullarda soruna farklı bir çerçeveden bakarak , getirilebilecek bir çözümü okuyucularla paylaşabilmeyi arzulamaktadır.

Devamını oku...
 
Kuşatma Altındaki Türkiye Yol Ayrımında Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya üç yüzyıldan beri derin siyasal ve toplumsal çalkantılar yaşadı ve yaşamaya da devam ediyor. 15.yy. Rönesans tipi bir hamleyi kaçırarak , batı kapitalizminin gelişme trendini ıskalayan Osmanlı'nın askeri çabalarının fiyasko ile sonuçlanışı ; düşe-kalka , zar-zor idare edilebilen bir imparatorluğun ancak batı tipi reformlarla ayakta kalabileceği anlayışını kuvvetlendirmesine karşın sonuç alınamaması ; 1923 Devriminin bir "uygarlık projesini" ( Kürt halkı ile birlikte bütün mozaiğini içine alacak tarzda ) gerçekleştirme görevini üstlenmesini kaçınılmaz kılmıştır. Kuşkusuz bu devrimde , Rönesans ve arkasından Fransız Devrimi ile beraber batıda kapitalizmin gelişmesiyle filizlenen, yeşeren ve kökleşen uluslaşma çabalarının önüne geçilmez yükselişinin ...

Devamını oku...
 
Maskeli Balo Ve Kemalizm -1- Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

Çok değil yakın tarihimize kadar bırakalım devrimci olmayı,demokrasiden yana olmak bile bu ülkede yürek ve cesaret isteyen bir işti.Bugün ise en gerici hükümetler dahil sermaye gruplarının bile ağızlarından düşürmediği bu kelimenin üstü eşelendiğinde altında binlerce genç insanımızın kanlı bedenlerinin yattığı görülür.Bu yüzden bu çevrelerin oynadıkları demokrasi şampiyonculuğu bu genç bedenlerin hakkı ödenmediği sürece içi boş anlamsız bir kelime olarak kalacaktır.Aslında ülkemizde AB nezdinde her şeyin değişebileceği umutlarını serpiştirenlerin gene kendilerinin oynadığı bir oyun sergilenmektedir.

Devamını oku...
 
Maskeli Balo Ve Kemalizm -2- Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

23 Hareketini, bir çerçeve içersine alarak sınırlamaya çalışan görüşleri belirgin üç ana kategoride toparlamak mümkündür.Birincisi; 23 hareketinin düşünce yapısını yaşanılan çağın özelliklerinden ayrı olarak ele alan ve bunu bağımsız bir ideolojik çerçeveye -sanki böyle bir şeye sınıflar ilişkisi izin veriyormuş gibi- oturtarak tanımlamaya çalışan çevrelerin anlayışlarıdır.Bu anlayış eski Kadro ve Yön hareketinin görüşlerinden etkilenen ve bugün onun devamcısı olma konusunda tereddütler içinde bulunan ,daha çok Cumhuriyet gazetesi etrafında kümelenmiş bazı köşe yazarı ve gazetecilerinin başını çektiği "sol" söylemli yarı-aydınlar topluluğundan oluşmaktadır.

Devamını oku...
 
Maskeli Balo Ve Kemalizm -3- Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

1923 HAREKETİNİN BAŞARISI ?

Genel bir tarihsel çerçeve içinde bakıldığında , ülkemiz açısından Türkiye burjuvazisinin toplumsal gelişme sürecini belirlemedeki basiretsizliği,Osmanlı'nın batının ilerlemesi karşısındaki çöküşünün nedenlerinden başlıca birisi olduğu görülür. Burjuvazinin bu önemsizliğinden dolayı Osmanlı geri ve sömürge bir ülke olma konumundan kendini kurtaramamıştır. Bu yüzden ülkedeki demokratik atılımlar, doğru dürüst bir işçi sınıfının bulunmadığı ve köylülüğün batı tipi feodal bir yapının aşırı kılınmış sömürüsüne maruz bırakılmadığı koşullarda , genel olarak yaşam biçimleri bakımından ara katmanlar diyebileceğimiz Osmanlı alt bürokrasi geleneğinden gelen aydın görüşlü tabakaların sırtına kalmıştır.

Devamını oku...
 
Kara Amid - Yılmaz Güney - Şarlo Yazdır E-posta
Yazar Nur Sürer   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

MERHABA


Huri - Mitaniler, Asurlar, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonlar, Selevkoslar, Partlar, Romalılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Eyyubiler, İlhanlılar, Artuklar, Akkoyunlular, Safaviler, Bekr gibi aşiretler, tarihçilerin bile gözünden kaçan küçük beylikler ve en sonunda Osmanlılar. Sanıyorsunuz ki bu kadar. Hayır ! 80 Darbecileri ve nihayet "ben", biz sinemacılar. Bir şehir ancak bu kadar misafirperver olur yani.

Devamını oku...
 
Aydınlanma-Karartma Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

Sayın Emre Kongar’ın okuyucusu, onun birikimlerini ve bilimsel çalışmalarını sonuçlarını öğrenmek istiyor. Yazdığı yazılarıyla aydınlanmak istiyor. Sayın Emre Kongar, ise aydınlanma adlı yazısıyla,bilerek karartma yapıyor düşüncesine kapıldım. Bilmiyorum,ben mi yanılıyorum. Okuyucusuna haksızlık yapıyor. Bu yazısı tarihi bir belge olarak okuyucuya ulaşılıyor. Kendisi, bu karartmanın nedenini açıklarsa sevinirim.

Devamını oku...
 
Adnan Menderes - Çetin Altan - Fethi Gürcan Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

TARİH : 18 EYLÜL 1961 PAZARTESİ
GAZETE: MİLLİYET
1. SAYFADA HABERLER: Manşet haber

MENDERES İDAM EDİLDİ

GÜRSEL “Kararlar ders olacaktır” dedi

2.sayfa TAŞ köşesinde ÇETİN ALTAN’ın olayı yorumu (İki DP li bakan önce asılmıştı)

Devamını oku...
 
Kurtuluş Savaşı'nda Kürt Politikası Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

1970 yılında, 21 yaşında ODTU Hava kuvvetleri hesabına okuyan elektronik mühendisi adayı askeri öğrenciydim. Bir gün Komutanlık tarafından 6 arkadaşla birlikte sorguya alındım.Suçlama Hatay’ı uyanmış Arap ülkelerine satmak ve Kürt devleti kurmak suçlamasıydı. Onları cevaben kayınvalidem “tapu kadastro mezunu o tapuluyor ben satıyorum” oldu. Şaşırdılar. “Dalga geçme ciddi bir suçlama karşısındasın” dediler.

Devamını oku...
 
Subaylığımdan Utanıyorum Yazdır E-posta
Yazar Ömer Gürcan   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

"Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç askeriyeye iş yapan bir müteahhitten 150 bin dolar borç almış..


Yolsuzluk yok..

Rüşvet yok..

Kanunsuzluk yok..



Diyorlar ki:

- Şık değil, komutan daha duyarlı davranmalı, dikkatli olmalıydı..

150 bin dolar ne ki?.. ..............................


Devamını oku...
 
Aklın Yolu Bir : "Milliyetçilik Felaket Getirir" Yazdır E-posta
Yazar Tuncay Çelen   
Çarşamba, 13 Nisan 2005

Evet , "milliyetçilik" felaket getirdi ve getirmeye devam ediyor. Sosyalist düşüncenin olmazsa olmaz bu saptaması, Türkiyeli devrimcilerce, 68'lerde çok iyi kavranmış ve yaşama geçirilmeye çalışılmıştı. Ne, yazık ki "devrim" dalgasının, çeşitli oyunlarla ve faşist darbelerle kırılması, yolundan saptırılması ve büyük ölçüde durdurulmasından sonraki dönemlerde, "milliyetçilik" bazı devrimci çevrelerce, "geçer akçe" olmaya başladı.

Türkiyeli devrimciler ; tarih önünde doğruluğu kanıtlanmış, kendi ilkelerine inatla sarılıp, günün gerçeklerine uyarlayarak, yollarına devam etmek yerine; "sağ" değerleri sahiplenmeyi, "ehveni şer" gördüler.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 181 182 183 184 185 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 2173 - 2184 / 2220
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2757
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 31368627
Syndicate
 
left
Top! Top!
right