left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cuma, 19 Ocak 2018
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Çerkesler ve Abrekler Kimlerdir ? Yazdır E-posta
Yazar Kenan Abaza   
Çarşamba, 11 Mayıs 2005

• Kafkasya’da; Vatanını korumak için savaşanlara ve her türlü haksızlığa karşı çıkıp silaha sarılan kişilere, ABREK, denir.


• Türkiye’de kullanılan “ÇERKES“ kelimesi; Almanca “Tscherkess“ ingilizce “Circassien“, XENAPHON ve SKYLAX isimli Yunanlılar tarafından kullanılan “Cercetae”, “Cercet”, “Kerket” kelimelerinden türeyerek, Türkçeye ve diğer dillere geçmiştir.

• ÇERKES kelimesi;“genel olarak” Adigeler, Abhazlar ve Ubıhlar’ı tanımlamak için kullanılır. Bunların dil ailesi; Kuzeybatı Kafkas dil grubuna girmektedir. Bu dillere Abask-Kerket veya KAFKAS-İBER dil ailesi, derler.

• İSPANYA’nın kuzeydoğusunda, Fransa’yla sınırdaş olan BASKLAND‘da, yaşayan BASK’lar da aynı dil ailesindendir.

• Biz, diasporada yaşayan Kafkasya kökenliler, birlik sağlamak üzere, belli bir dönem Çerkes kelimesini kullanmışızdır. Halen de gerektiğinde kullanmaktayız. Ancak Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra oluşan ulusal devletler nedeniyle, kendi ulusal kimliğimizi artık daha fazla öne çıkarmaktayız.

Devamını oku...
 
Ulusal Kırılma Romanı, Metal Fırtına! Yazdır E-posta
Yazar Askar Yılmaz   
Pazartesi, 09 Mayıs 2005

Bilimsel kurgumu, bilimsel “kırgımı”?


Geleceğin kurgusunu yazmakla, günceli yakalama duygusu, iki farkl süreçtir. İki farklı süreç arasındaki ilişki doğru ele alınmalıdır. Yani geleceği güncelin içine sokmak, güncelle gelecek arasındaki ilişkinin de koparılmasına yol açar. Metal Fırtına’nın yazım tarzı, kurgusu, öz olarak böyledir. Kitabını yazarları, Burak Turna ile Orkun Uçar, kurgusal roman yazdıklarını söylemeye devam etselerde, gerçekte, Metal Fırtına son derece güncel ve güncelin sömürüsü üzerine yazılmış sadece “yeni” bir kitaptır.

Devamını oku...
 
Kürt Ve Türk Milliyetçileri Yazdır E-posta
Yazar Davut Çopkur   
Pazartesi, 09 Mayıs 2005

Mersin'deki Nevroz kutlamalarında yaşanan bayrak provakasyonundan sonra ilkel milliyetçi zihniyetteki medya kuruluşları, Kürt aydın ve siyasetçilerine karşı acımasız ve çirkin bir linç kampanyası başlattılar. Flaş T.V. de yapılan bazı programlarda bu linç kampanyası, hakaret ve saldırılara kadar vardırıldı. Emekli bir kurmay subay olduğunu ve Kenan Evren'in yanında çanta gibi dolaştığını belirten bir asker, Kürtleri bu ülkede "kiracı" olarak niteleyip, defolup gitmelerini, bir başkası ise halkı duyarlı olmaya çağırıp, Kürtlere hadlerini bildirmeleri gerektiğini bile söyledi. Tüm bu saldırılar ve karalamalar ülkemizin 1946 lardan bu yana içine düştüğü ABD bataklığını unutturulup demogojik bir vatanseverlikle de örtülmeye çalışıldı. Unutmamamız gerekir ki Bernand Show sahte vatanseverliğin arkasına sığınarak çıkar sağlayanlardan bahsederken "unutmayalım ki her alçağın son sığınağı vatanseverliktir." demiştir.

Devamını oku...
 
Analar Günü Yazdır E-posta
Yazar Ümit Özbek   
Cumartesi, 07 Mayıs 2005

“Bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar.Kadın şöyle yanıt vermiş: “Hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğünü büyüyünceye kadar, yolda olanı da eve dönünceye kadar.”

Yıllar önce okuduğum Amin Maalouf’un, Afrikalı Leo adlı romanından aklımda en net kalan bu eski mesel oldu.

Bir anne bütün çocuklarını farklı sebeplerle ama hep “en çok” sever.

Devamını oku...
 
Bugün Deniz'lerle Buluşmak, Deniz'lerle Yaşamak,Her Zamankinden Daha Fazla Önem Taşıyor Yazdır E-posta
Yazar Tuncay Çelen   
Perşembe, 05 Mayıs 2005

BAĞIMSIZLIĞI, DEMOKRASİYİ VE SOSYALİZMİ savunan , emperyalizme, faşizme ve her türlü gericiliğe karşı mücadele veren, 68 gençliğinin simgeleri

DENİZ GEZMİŞ, HÜSEYİN İNAN ve YUSUF ASLAN

6 Mayıs 1972 tarihinde idam edildiler.

İdam kararı, ABD’nin yönlendirmesiyle iş başına gelen,12 Mart faşist cuntasının talimatıyla 9 Ekim 1971 tarihinde Ankara 1 numaralı Sıkıyönetim Mahkemesince verildi.

Devamını oku...
 
Devrimci Mirasın Aktarılabilirliği Yazdır E-posta
Yazar Askar Yılmaz   
Pazartesi, 02 Mayıs 2005

Çoğu zaman övgüyü eleştiriye yeğleriz. Oysa eleştiri eksiklikleri ortaya koyması açısından yararlı ve gereklidir.Buna karşılık övgünün ise pratikte fazla bir yararı yoktur.Yaşamın bütün alanlarında eleştirinin, pratik bir yararı vardır.

Geçmiş olayları değerlendirmede, eleştirel bakış yerine, övgüyü yeğlemekteyiz. Bu nedenle,övgü bir anlamda olumsuz işlev görmektedir.

Kızıldere katliamının yıldönümü nedeniyle Tuncay Çelen’in Yeni Yol’da yazdığı yazı dikkatimi çekti.Tuncay Çelen sosyalist hareketin tanınmış isimlerinden.Doğal olarak Kızıldere gibi eylemlerin sonuçlarını en iyi bilen insanlardan.

Devamını oku...
 
Ben İhtilalciyim! Yazdır E-posta
Yazar Ümit Özbek   
Pazartesi, 02 Mayıs 2005

Mutlaka okunması gereken bir kitap;

Bir oğulun, babası için yazdığı “methiye” önyargısı olmadan, okunması gereken bir kitap.


Çünkü;

“Genç kuşaklar, hatta 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 Darbeleri’ni yaşamış orta kuşaklar 27 Mayıs 1960 İhtilali’ni ve Aydemir ile Gürcan’ın idamına kadar süren kargaşalıkları anlamakta zorluk çekmektedirler.

Devamını oku...
 
Abhazya Cumhuriyeti Yazdır E-posta
Yazar Aziz Abaza   
Pazar, 01 Mayıs 2005

ABHAZYA CUMHURİYETİ; 23 Temmuz 1992 yılından beri, hiçbir devlet tarafından tanınmadığı halde, fiilen bağımsız bir devlettir.

ABHAZYA; Türkiye’nin doğu Karadeniz kıyısının karşısında bulunmaktadır. Abhazya’nın kuzeybatısında Rusya, kuzeyinde Kafkas dağları, güneydoğusunda Gürcüstan, batısında ise Karadeniz vardır. Abhazya Cumhuriyeti’nin yüzölçümü 8668 Km² ve nüfusu 340 bin’dir. Abhazya vatandaşlarının yaklaşık olarak %40’ını Abhazlar oluşturmaktadır. Diğer halkların genel nüfusa oranları; %15 Rus, %14 Ermeni, %10 Migrel(Laz), %10 Gürcü, %5 Türk ve Tatar, %3 Grek’dir. Ukraynalı, Yahudi v.d. %3 ‘dür.

Devamını oku...
 
Finans Kapital = "Geberen Kapitalizm" Yazdır E-posta
Yazar M. Toros Gürkaya   
Cuma, 29 Nisan 2005

Dünyamız, II. Dünya Savaşı'ndan sonra , benzeri görülmedik biçimde, sınai ve teknolojik değişimin büyüleyici görselliğine tanık oldu. Burjuva araştırmacılarının "II. Sanayi devrimi" , Marksist araştırmacıların ise "Bilim ve Teknik Devrim Çağı" dedikleri bu dönemde insanlık atom enerjisini kullanmaya, evrenin karanlık köşelerini fethetmeye, kimya ve biyolojiyi geliştirirken , öte yandan bilgisayarlar yoluyla da üretimi otomatikleştirmeye başladı. Bilim ve tekniğin bu ve diğer başarılarına bağlı olarak emperyalist ülkeler, bu gelişmelerin sağladığı imkanlarla ekonomilerini militarize ederek üretimlerini belli ölçülerde artırmayı başardılar ve nükleer vurucu güçleriyle dünyayı yok edebilecekleri bir seviyeye geldiler. (Ayrıntılı bilgi için bkz. M.Çayan Toplu Eserler s.261-62-63)

Bugün ise insanlık, ...

Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Mayıs 2006 )
Devamını oku...
 
Emperyalist Paylaşımın Kurbanı Ermeniler Yazdır E-posta
Yazar Mecit Öztekin   
Cuma, 29 Nisan 2005

Bu günlerde dünyanın hemen her yanında bilgili bilgisiz,ilgili ilgisiz herkesin konuştuğu konu 1915 yılında Anadolu topraklarında yaşayan Ermenilerin başına gelenlerdir.

1915 yılında yaşananlar adına her ne dersek diyelim sonuç itibarı ile tam bir trajedidir. Oysa bu topraklar üzerinde yaşayan halklar arasında görünmez bir konsensüs sağlanmış ve barışçı bir ortam yaratılmıştır. Bu halklar arası barış devletler arası politikalarla örselenmiş olsa bile her zaman aklı selim galip gelmiş ve barış tekrar inşa edilmiştir.

Devamını oku...
 
Nazi-Türkler Kavgam Okuyor Yazdır E-posta
Yazar Rahmi Yıldırım   
Cuma, 29 Nisan 2005

Halkımızın okumayla yazmayla başının hiç de hoş olmadığı malum.

"Komşi" Bulgaristan'ın kütüphanelerindeki toplam kitap sayısı 41 milyon, bizim kütüphanelerdeki kitap sayısı 11 milyon. Nüfus başına kitap sayısında Türkiye'nin 35 katı. Fransa, Japonya gibi ülkelerde ise nüfus başına kitap sayısı neredeyse Türkiye'dekinin 50 katı.

Bu rakamların üzerine ne söylesen ne yazsan kâr etmez...

Halkımız kitap okumadığı gibi okuyana da iyi gözle bakmaz. Okuyanın yazanın halkımızın gözündeki itibarı yerlerde sürünür. 

Devamını oku...
 
Bölücü AB! Yazdır E-posta
Yazar Rahmi Yıldırım   
Cuma, 22 Nisan 2005

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın başına saksı mı düştü nedir?

Yoksa Erdoğan Başbakanlık merdivenlerinden inerken düştü de başını çarpıp şoka girdi, o yüzden mi böyle konuşmaya başladı, anlayamadım?

Anlamakta aciz kaldığım konu şu:

Tayyip Erdoğan, iktidara geldiğinden bu yana AB ne istediyse verdi. Göstermelik ve içi boş olsa da birbiri ardına demokratikleşme paketleri açtı. 

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 181 182 183 184 185 186 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 2161 - 2172 / 2223
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2760
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 32002990
Syndicate
 
left
Top! Top!
right