left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Saturday, 11 February 2012
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
Emperyalizmin Hayali Ambalajındaki Sömürgecilik Turşusu Yazdır E-posta
Yazar Dilek Özbek   
Thursday, 27 April 2006

24- 04- 2006 tarihinde sitemizde, Emin Soğancı imzalı ‘’Hayal Kuramayanlar, Turşu Bile Kuramazlar’’ başlıklı bir yazı yayınlandı. Gerçi sitemiz, emperyalist- kapitalizm karşıtı emek eksenli bir platforma yüzü dönük oluşu, bu çerçevede bir ortaklaşa toplumsal proje üretimini elbirliğiyle sağlamayı hedefleyen, bu yüzden farklı birikimlere de yer veren bir site. Bu nedenle- bazen kafa karıştırıcı gibi görünse de- her yazı illaki de birebir aynı şeylere tekabül etmiyor ve temel çerçeve ortaklığının haricinde birebir örtüşmeyebiliyor; zaten amaç da, her türden toplum kesimiyle ayrılık noktalarından ziyade ortak noktaları yakalayabilmek, ortak bir çerçeveye de kafa kafaya vererek ulaşabilmek. Ancak bu yazı, içeriği açısından; şu ana dek yayımlanan yazılarda aşağı- yukarı ortaklaşılan en genel çerçevenin de hayli dışında ve sitenin geneline yönelik pek çok yersiz, haksız ve yanlış değerlendirmeye de sahip bir yazı.

Devamını oku...
 
Ücretli İşgücü İle Sermaye (2)* Yazdır E-posta
Yazar Nezih Gençler   
Wednesday, 26 April 2006

Derleyip Uyarlayan: Nezih Gençler

 

Şimdi, değil mi ki ücreti ve böylece de bütün metaların fiyatlarını güden en genel kanunları aydınlattık, artık üzerinde konuştuğumuz konuyu geliştirebiliriz.


Sevgili işçi arkadaşlar;

Kapital denilen sermayenin içinde hammaddeler, iş aletleri ile her çeşit geçim araçları bulunur ki, bunlar yeni hammaddeler, yeni iş aletleri ile yeni geçim araçları üretmekte kullanılır. Bütün bu sermayenin içine giren, kapitali yapan parçalar; işgücünün yaptıkları, işgücünün ürünleri, işgücünün billurlaşıp maddeleşmiş biçimi olan emek, birikmiş iş ya da birikmiş emektir. Yeni bir üretim yapmak için araç olan birikmiş emek, yani sermayedir.

Devamını oku...
 
Hayal Kuramayanlar Turşu Bile Kuramaz Yazdır E-posta
Yazar Emin Soğancı   
Monday, 24 April 2006

Kürt hareketi içinde milliyetçi seslerin ve davranışların giderek yükselişe geçtiği dile getiriliyor.. Olabilir. Ve, bunu da yaşananlara bakarak doğal buluyorum. Bunda ABD, Barzani, Talabani ve benzeri etkilerin rolü varsa da, asıl bakılması gereken alan başka..

Ve Abdullah Öcalan’dan başka hiç kimse ama hiç kimse bundan şikâyetçi olmasın.

Çünkü hanımlar ve beyler, buna zemini hazırlayanlar devletiyle, hükümetiyle, partileri ile, sağı ile, solu ile, milliyetçisi ile devrimcisi -daha doğru bir tanımlamayla dev(i)rimcisi- ile sizlersiniz... Kimi bilerek, kimi bilmeyerek.. Kimi isteyerek, kimi istemiyerek..

Abdullah Öcalan bir yandan fizikî olarak tecride alınır, sesi kısılırken, duyurabildiği kadarıyla söyledikleri ise sağlı sollu susuş kumkumasına getirildi. İşte zurnanın zırt dediği yer burası.

Devamını oku...
 
Yanlış Hesap Bağdat'tan da, Ankara'dan da, Tahran'dan da, Şam'dan da Dönecek! Yazdır E-posta
Yazar Nezih Gençler   
Monday, 24 April 2006

Bölgemizde 1990’lı yıllara damgasını vuran slogan “Son sosyalist devleti yıkıyoruz!” sloganıdır. Öyle ya! Emperyalist ağababaları Sovyetler Birliği’ni “yıkarlar” da, bağımlı ülkelerde iktidardaki işbirlikçi kuklalar, maşalar ya da dışa bağımlı sözde “özgürlükçü muhalefet” çeteleri hiç boş dururlar mı? Onlar da boylarına göre yıkacak bir şeyler buldular! “Sosyalist devlet”ler dedikleri ulusal ve sosyal devlet yapısından arta kalan, sömürü ve talan için ayak bağı Cumhuriyetler hedef tahtasına kondu. Türkiye, Irak, Suriye, İran . . . Kuzey Kore, Venezüella . . .

Devamını oku...
 
Şili'ye Duyarlılık Yazdır E-posta
Yazar Tamer Uysal   
Monday, 24 April 2006

300 yıl süren Şili halkının bağımsızlık mücadelesinde kara bir isim Pinochet. Avrupalılardan sonra ABD emperyalizmine karşı Şili halkının sempati ve oyunu da kazanmış Salvador Allende’yle 4 bin’e yakın Şililinin katili. Allende ise sömürge ve borç batağına saplanmış politik çalkantılar içindeki Şili’de çok kısa bir zamanda üretimi arttırarak, enflasyonu düşürebilen, işsizliği yokederek ekonomik başarılara ulaştırmış ve emperyalizme karşı geleneksel demokrasinin oluşumunda rol oynamış bir liderdi.

Devamını oku...
 
Ulusal Egemenlik Paylaşılamaz ! Yazdır E-posta
Yazar Askar Yılmaz   
Sunday, 23 April 2006

Bazı deyimler ve kavramların oynaklığı ve değişkenliğine karşılık, bazı kavramların uzayan zaman süresi içinde muhteva derinliği kazanarak, zenginleştiği görüyoruz. “Ulusal egemenlik”, kavram olarak, hem uzun bir zaman diliminde oluştu, hem de muhtevası zenginleşerek güncelleşti. Dil dağarcığımızda bu denli uzun bir zaman dilimi içinde muhtevası derinleşerek gelişen ve güncelleşerek önem kazanan ne kadar deyim bulunabiliriz?

Devamını oku...
 
Annem ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Yazdır E-posta
Yazar Dilek Özbek   
Sunday, 23 April 2006

Anneler, gerçekten de dünyanın en kutsal varlıklarıdır. Bir ‘’insan’’ı, daha doğmadan önce taşımaya, kendilerindeki her türlü cevherle onu beslemeye başlarlar. Kadri kıymeti bilinse de, bilinmese de, gönüllülükle, karşılık beklemeksizin sürdürdükleri, emekliliği dahi olmayan bu meslekleriyle, toplumun; ‘’atomları’’ diyebileceğimiz en temel yapı taşı olan ‘’birey’’i de, ondan sonraki, ‘’molekülleri’’ diyebileceğimiz ‘’aileyi’’ de ‘’insan’’ boyutunda omuzlarında taşıyanlar; onlardır. Bir birey, temel yapısını, 4 yaşına kadar ve daha ziyade annesine bağımlı olduğu çocukluk sürecinde alır. Ondan sonraki her türden eğitim süreçlerinde aldıkları, ya da alamadıkları; bireyin genetik yapısının yanı sıra, hep bu oluşum sürecinin etki ve izlerini taşır. Demek ki ‘’ailenin’’ ve ağırlıkla ‘’annenin’’ toplumun oluşumunda, hiç de azımsanmayacak bir etkisi olmalıdır.

Devamını oku...
 
İnsan Olmak Yazdır E-posta
Yazar Sema Özcan   
Saturday, 22 April 2006

Daha önce yaşayanlardan, emniyette ki işkencelerden sonra cezaevinin cennet ! gibi geldiğini sürekli duymama rağmen yine de tedirgindim. Gardiyan, uzun anahtar seslerinden sonra büyük demir kapıyı gürültüyle iteledi. Yan yana dizilmiş bir çok ranzadan kadın ve çocuk sesleri geliyordu. Yanıma ilk yaklaşan beyaz başörtülü bir teyze oldu.

- Geçmiş olsun, suçun ne bacım? Dedi

- Siyasi, senin? Dedim

Devamını oku...
 
Ahmedi-Recep Yazdır E-posta
Yazar Rahmi Yıldırım   
Friday, 21 April 2006

Felaket tellallığı olmasın ama gidişat hiç de iyimserliğe izin vermiyor.

Bir yanda ABD’nin İran’ı vurmaya hazırlandığı yorumları, öte yanda İran’da nükleer silah üretiminde son aşamaya gelindiği, kadınlara yönelik baskıların yoğunlaştığı haberleri.

Bu haberlerin dumanı üstündeyken ABD Dışişleri Bakanı Rice 26 Nisan’da Ankara’ya geliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri de İran ve Irak sınırlarına Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yoğunlukta asker sevk ediyor. Medyaya göre, sınıra yığılan asker sayısı iki yüz binin üstünde. Muhtemel harekâta Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt komuta edecek.

Devamını oku...
 
Ortadoğu Kuvayi Milliyesi İçin Sivil Savunma Seferberliği (2) Yazdır E-posta
Friday, 21 April 2006

En basit demokratik talepler,
en yüksek sosyalist program ve uygulamalardan
bağımsız yaşama geçirilemiyor.

Sivil Savunma Seferberliği

- Çağımızın savaşları, sadece askeri saldırı ve işgallerle olmuyor.

- Ekonomik, ticari, teknolojik, sanayi ve tarımsal, moral ve kültürel alanlardaki saldırı ve çökertmeler, hisse senetli $­galler ülkelerin ve halkların varlıklarını tehdit ediyor. 

Devamını oku...
 
Van'da Çekilen Elense, Savcının Ayaklarını Yerden Kesti Yazdır E-posta
Yazar Mustafa İnç   
Thursday, 20 April 2006

100 üncü Yıl Üniversitesi rektörü Yücel Aşkın ‘’sıradışı uygulama’’ ile tarihi eser kaçakçılığı iddiası öne sürülerek tutuklandı. Bu tutuklamanın, zorlama delili yaratılarak yapıldığı intibaı gazetelere yansıdı. Aynı üniversitede görevli bir başka öğretim üyesi cezaevinde intihar edince, gözler Van’a çevrildi. YÖK’le hükümet arasında bir güç gösterisine dönüşen karşılıklı demeçler ve basın açıklamaları siyasi gündemin Van’a taşınmasına neden oldu. YÖK başkanı ve üniversite rektörlerinden oluşan bir heyet Van’a gidip rektör Yücel Aşkın’ı, tutuklu bulunduğu cezaevinde ziyaret ederek, hükümete karşı tam bir gövde gösterisi yaptı. Ana muhalefet partisi CHP genel başkanı Baykal, Van’a giderek rektörün arkasında olduğu mesajını Türkiye’ye duyurdu. Cezaevi kapısında yaptığı basın açıklamasında üst perdeden bir giriş yaparak ‘’Cumhuriyete karşı darbe girişimi var.’’ dedi. Van savcısını suçlayarak, hukuku siyasallaştırmakla suçladı.

Devamını oku...
 
Vedat Türkali'ye Yakışmıyor! Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Kale   
Tuesday, 18 April 2006

Elimde Şubat 2005’de 2. basımı yapılmış “Tüm Yazıları, Konuşmaları – Vedat Türkali” adlı kitap var.

ImageKitap, Türkali Hoca’mızın çeşitli konulardaki yazı, konuşma ve polemiklerinin derlenmesinden oluşmuş.

Amacım; burada, kitaptaki yazı ve polemiklerin değerlendirmesini yapmak değil. Ancak, “Sol İçinde Solcu Mc Carthyizm” başlıklı yazısındaki Dr. Hikmet Kıvılcımlı değerlendirmesi için diyeceklerim var.

Yazı; Yalçın Küçük’ü eleştirmek için yazılmış gibi görünse de, okunduğunda asıl, ya da belirtilmeyen amacın Dr. Hikmet Kıvılcımlı’ya sataşma olduğu açıkça görülüyor.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1213 - 1224 / 1507
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 1910
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 4838567
Syndicate
 
left
Top! Top!
right