left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Cumartesi, 16 Aralık 2017
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
"ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR BENİ" Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Cuma, 18 Mart 2016

 

 

 

Bu türkü bugüne kadar devrimciler tarafından hep söylenegelmiştir. Çünkü emperyalizme karşı verilen en büyük savaştır Çanakkale Savaşı. Aynı zamanda da yokluk içinde de olsa kararlılığın zalimleri nasıl durdurduğunun ve yendiğinin de destanıdır kuşkusuz. Bu savaş aynı zamanda da ortaya öyle bir komutan çıkardı ki, işte o komutan ülkenin yazgısını değiştirip Kurtuluş Savaşı'nı örgütledi, bir ülkenin topyekun emperyalizme karşı nasıl savaşıp başarı kazandığını gösterdi ve bütün mazlum dünya halklarına örnek oldu. İş bu noktada da kalmadı elbette, devamı geldi. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı yerine Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Bir başka deyişle Anadolu insanının yüzlerce yıllık uykusu son buldu, uyanışla birlikte yurttaş olma bilinci ülke genelinde kök saldı.

Devamını oku...
 
Büyük tehdit Yazdır E-posta
Yazar İLHAN CİHANER - Birgün   
Cuma, 18 Mart 2016

 

Bu yazının asıl muhatabı AKP’ye koşulsuz destek veren yurttaşlarımız ve Kürt/Terör sorununun ölerek öldürerek çözüleceğine inanan yurttaşlarımız.

Hızlı bir mukayeseli tarihsel tur yapalım:

12 Eylül oldu… “Kürt yok, Kürtçe diye bir dil yok” dediler.

Buna karşılık “Arkadaş nasıl olmaz? komşularımız, arkadaşlarımız var, beraber Ulusal mücadeleyi yürüttük, Cumhuriyeti beraber kurduk. Esas olan eşit haklara sahip vatandaşlar olarak, gönüllü birlikte yaşamdır “ denildi. Bunu diyenler bölücü, vatan haini, terörist ilan edildi.

Diyarbakır ceza evinde aklın alamayacağı işkenceler duyulmaya başlandı.

Buna karşılık: “Yapmayın! bu yöntemle sorunu çözmezsiniz, tam tersi derinleştirirsiniz” denildi.Bunu diyenler bölücü, vatan haini, terörist ilan edildi.

Son Güncelleme ( Cuma, 18 Mart 2016 )
Devamını oku...
 
KAN DEĞİL BAHARLAR YAKIŞIR ANKARA’YA Yazdır E-posta
Yazar Can ŞENSES   
Pazartesi, 14 Mart 2016
       
 
Kahrımı   çok çekmiştir Ankara sokakları.Bazen onun sıkıcı,gri,kuralcı ve bürokrat suratlı haline ben tahammül ediyordum. Bazen  benim depresif adımlarımla arşınladığım cadde ve sokakları vasıtasıyla  isyanlarıma ses çıkarmayarak o.Kardeş kardeş geçiniyorduk.
Devamını oku...
 
Paralel toplumlar Yazdır E-posta
Yazar Yavuz ALOGAN-Aydınlık   
Pazar, 13 Mart 2016

 

1980’lerin sonunda bir gün annem bana telefon ederek, Selanik Caddesi’nde insanların yolu kapayarak toplu namaz kıldıklarını, oradan geçemediğini söyledi. “Görülmemiş şey,” diyordu, “niye camide kılmıyorlar?” Biraz korkmuş gibiydi.
1942’de yirmi yaşındayken Ankara’dan trenle  Erzurum’a gidip Köy Enstitüsü’nde yaşça kendisinden büyük öğrencilere ders veren bir Cumhuriyet  öğretmeniydi. “İrtica” konusunda özel bir hassasiyeti vardı.
Sokakta namaz kılmanın gereği yoktu aslında, zira birkaç yüz metre ötede, yeni açılan Kocatepe Camii vardı. 1960’larda orası ağaçlarla kaplıydı. Ortasında metruk bir su deposu vardı. İlkokula giderken orada oynardık. Daha sonraları o haşmetli caminin Rasattepe’deki Anıtkabir’e bir kontrpuan olarak Kocatepe’ye dikildiği söylendi.

Son Güncelleme ( Pazar, 13 Mart 2016 )
Devamını oku...
 
Kürt Siyasetinin Aşil Topuğu Yazdır E-posta
Yazar Arzu Yılmaz - Birikim   
Cumartesi, 12 Mart 2016

Geçtiğimiz günlerde ABD ve İngiltere’nin PYD çıkışları dikkat çekiciydi. Önce İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond, “Son haftalarda Suriye Kürt güçleri Suriye rejimi ve Rus hava kuvvetleri arasındaki koordinasyona dair çok rahatsız edici kanıtlar gördük" dedi. Ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kirby, Kürtlerin Suriye’de federal bir bölge kurmak istemeleri halinde ABD’nin tutumunun ne olacağına ilişkin bir soruya “ “Eğer bana Kürtler için özerk bir bölge isteyip istemediğimizi soruyorsanız bunun yanıtı hayır” dedi. En son, Kobane’nin güneyinde ABD’nin bir askeri üs kurduğuna ilişkin haberler de Pentagon tarafından yalanlandı. 

Aslında ABD’nin bu tutumu yeni değil, zira geçtiğimiz yıl da hem özerklik hem Rımelan askeri üssü konusunda benzer açıklamalar yapılmıştı. Ancak, zaten değişen bir şey yok diye geçiştirmek zor. Çünkü Cenevre III zirvesinin hemen ertesinde Obama’nın IŞİD’le Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk’ün YPG güçlerini yerinde ziyareti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ey Amerika! Size kaç kere söyledim. Siz bizimle beraber misiniz yoksa bu terör örgütü PYD ile YPG ile mi berabersiniz?” sorusuna gelen net ve kesin yanıt, ABD’nin artık şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde PYD’yi desteklediğini ve bu desteğin yalnızca IŞİD’le mücadeleyle sınırlı olmadığını açıkça ortaya koymuştu.

Devamını oku...
 
EMİNE VE TAYYİP’İN HAREM HAYATI Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Cumartesi, 12 Mart 2016

 

 

Kim ne derse desin, Emine Hanım laiklik mücahidesidir.

Emine Hanım da kim diye sormayın artık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi. Aslen Siirtli. İstanbul Zeynep Kâmil İlkokulu’nda öğrenime başlamış, ardından Mithat Paşa Akşam Sanat Okulu’na devam etmiş ama mezun olduğuna dair bir kayıt yok. Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde de mezun olduğundan söz edilmiyor. Lise ve üniversiteye adımını bile atmamış. İyi de etmiş!

İşte bu Emine Erdoğan, laiklik ve kadın hakları mücadelesinin çok önemli bir neferidir. Öyle ki, laiklik ve kadın hakları dendi mi akla ilk gelen kadınlardan çok daha etkili bir nefer.

Aklınız karışmasın. Emine Erdoğan laiklik ve kadın hakları mücadelesinin gizli mücahidesidir, gizli neferidir. Açıkça mücadele yürütse o kadar etkili olamayacağını bildiğinden, ne yapsın, O da mücadelesini gizli yürütüyor. Kılığıyla kıyafetiyle, çeşitli toplantılarda yaptığı konuşmalarla laikliğin ve kadın haklarının ne denli elzem olduğu mesajını gizlice veriyor aslında!

***

Devamını oku...
 
ATSIZ YARIŞ, VETERİNER HEKİMSİZ AT OLMAZ! Yazdır E-posta
Yazar Veteriner Hekimler Odaları   
Perşembe, 03 Mart 2016

 

 

 

Türkiye Jokey Kulübü, yakın zamanda aldığı bir kararla 30’un üzerinde veteriner hekim ve 70 yardımcı personel olmak üzere toplamda 100’den fazla deneyimli personelinin iş akdini gerekçe göstermeden feshetmiştir. Sonrasında ise gerekçe olarak 5996 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonucunda TJK bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin Yarışçılık ve At Islah faaliyetleri olarak ayrıştırılması,  At Islahı faaliyetlerinin 5602 sayılı kanun kapsamından çıkarılması ve kulübün bu nedenle zarar etmesi gösterilmiştir. Maliye Bakanlığı’nın bu zararın azaltılması yönündeki görüşü üzerine en büyük gider kalemi olarak gösterilen personel giderinin azaltılması için işten çıkarmaların yapıldığı öne sürülmüştür. Görevine son verilen personel, hayvan sağlığı hizmeti vererek sistemin belkemiğini oluşturan ve atların refahına yönelik önlemleri alan profesyonellerdir.

Devamını oku...
 
Şu 28 Şubat nedir ne değildir? Yazdır E-posta
Yazar Merdan Yanardağ   
Pazar, 28 Şubat 2016

 

Türkiye’de gericilikle mücadele etmek artık yasak. AKP-Cemaat iktidarının adım adım kurduğu islamo-faşist diktatörlük bunu yasaklamış bulunuyor. Arka arkaya gelen soruşturmalar aracılığıyla oluşturulan içtihatın anlamı budur.

Bilindiği gibi, 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısında alınan kararlardan hareketle siyaset terminolojisine bir “28 Şubat Süreci” kavramı girmiş, bunun üzerinden yürütülen tartışmalarla yeni muhafazakar bir “edebiyat” oluşmuştu.

Dün (12 Nisan 2012) bu edebiyatın siyasal bir uzanımı olarak gerçekleştirilen ve 28 Şubat döneminde görev yapan emekli askerlerin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan operasyon, yeni rejimin bütün kurumlarıyla kendisini tahkim etme hamlesidir.

Devamını oku...
 
Ankara Bombası ve HDP’ci Arkadaşlarımıza Bazı Sorular Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA   
Salı, 23 Şubat 2016

 

"Perverted relative truth" -  Andrew Stys, İngiltere - Karışık teknik

 

 

“Perverted relative truth” –
Andrew Stys, İngiltere – Karışık teknik

İki gündür soruyoruz, HDP’li arkadaşlarımız, onların yanında yürüyen ve kendine “sosyalist, devrimci, komünist” gibi sıfatlar takanlar Ankara bombacısı hakkında ne düşünüyorlar? Çok basit, çok sıradan bir soru soruyoruz, sadece fikirlerini öğrenmek istiyoruz.

Arkadaşlarımızdan çıt yok! Olayın ilk anından itibaren bülbüller gibi şakıyan, komplo tezgahlarında kül bırakmayan kardeşlerimiz şimdi sus pus oldular. Maşallah her konuda fikriniz var, analiz etmediğiniz siyasi hadise, anatomisini çıkarmadığınız toplumsal olay yok gibi, peki bu konuda neden susuyorsunuz?

Aylardır faşist diye küfür ettiğiniz, ulusalcı deyip aşağıladığınız, her tür hakarete, en basitinden ambargoya, boykota maruz bıraktığınız, solculuğunu sorguladığınız bir kardeşiniz olarak açıkça çok basit bir soru soruyorum, ve aynı şekilde açık, sade bir yanıt bekliyorum. Fikrinizi neden bizden esirgiyorsunuz?

Devamını oku...
 
DENİZ BAYKAL KİMİ KURTARDI? Yazdır E-posta
Yazar Turgut KOÇAK   
Çarşamba, 17 Şubat 2016

 

 

Bildiğiniz gibi Deniz Baykal bir kez daha özüne uygun davrandı ve AKP'yi kurtarma girişimine soyundu. Deniz Baykal ki partisi CHP'nin olup bitenlerle ilgili duruşunu bilmiyor olamaz. Üstelikte farklı düşünüyorsa bile CHP'nin her kademesinde düşüncelerini açıklamasının da önünde bir engel yok. Bütün bu gerçeklere karşın o bir partili sorumluluğunu elinin tersiyle bir kenara itip CNN'de 'Tarafsız Bölge' programında konuştu ve gerçek yüzünü de böylelikle ortaya koymuş oldu.

Kendilerine "ulusalcı" yakıştırmasını yapanların ulusalcılığını da böylelikle görmüş olduk. Neymiş efendim Deniz Baykal ulusalcıymış. Ulusalcı olduğu için de sorumluluk çerçevesinde davranıyormuş. Bu davranışın üstünü biraz kazıdığınızda altından neler çıktığını çocuk bile görür. Ne ki bu davranış bize çokta yabancı gelmedi. Nasıl Vatan Partisi ulusalcılığı hastalıklı bir ulusalcılıksa Deniz Baykal'ın ulusalcılığı da o denli hastalıklıdır. Üstelik yanına bir de Baykal'ın o zapt edilmez egosunu koyduğunuz zaman işler daha da bir yerine oturur.

Devamını oku...
 
Batum, Pamuk, Kıvanç, Eygi… Sana Az Bile Kardeşim Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA   
Salı, 02 Şubat 2016

 

 

 

Başımıza gelen en kötü şeyin AKP olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. En kötüsü, AKP sayesinde adam yerine konulan, sırf AKP’ye muhalif diye el üstünde tutulan şu türedi muhalif takımıdır.

Rüstem Batum’un sözleri aynen şöyle :

Karıları bikini giyebilsin diye milyonlarca insanı sokağa döken ulusalcı beyaz Türkler katledilen 300 Kürt için çıt çıkarmıyorlar.

Ondan önce de şunları söylemiş :

Anadolu’da aile içi binlerce tecavüz olayı var kimseden tık yok.
Bağdat caddesinde tek tecavüzde tüm beyaz Türkler ayakta!

Devamını oku...
 
İPSD Yazdır E-posta
Yazar Şenol ÇARIK   
Cumartesi, 30 Ocak 2016

Zamlar yağmur gibi yağıyor. Ulaşımdan gıdaya, elektrikten doğalgaza… Her şeye zam üstüne zam…
Tarihten hatırlayalım. Dr. Hikmet Kıvılcımlı işsizliğe, zama ve hayat pahalılığına karşı çok sayıda aydın ve emekçiyle birlikte İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD)’ni kurmuştu…

Kurucuları arasında Prof. Dr. İsmet Sungurbey, Orhan Kemal, Zihni Anadol, Kadri Kaplan, Vecdi Özgüner, Sevinç Özgüner, Şevki Akşit, Kazım Kolcuoğlu, Engin Ünsal ve Afet Ilgaz’ın da yer aldığı dernek, çok sayıda yürüyüş, açıklama ve mitingler yapmıştı.

Tarih: 19 Mayıs 1968

Hikmet Kıvılcımlı 19 Mayıs 1968’de çeşitli çevrelerden gelen geniş bir kadro ile işsizlik ve pahalılık temelinde halk örgütlenmesi olan İPSD’yi kurar.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 121 - 132 / 2222
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2759
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 31693514
Syndicate
 
left
Top! Top!
right