| |
|
|
Sola Bir Uyarıda Benden |
|
|
|
Yazar Kasım Karakaya
|
|
Monday, 11 April 2005 |
|
Devrimciler yola çıkarken birbirlerine güvenen, birbirlerine inanan, kendi yoldaşı için göz kırpmadan canını veren, ekmeğini, giysisini yoldaşı ile paylaşan bir anlayışla ve heyecanla davalarına bağlılıkla yollarına devam edenlerdir. Bunlarında binlerce örnekleri vardır: Denizler, Mahirler, Ulaşlar, İbrahimler, Mazlumlar, Kemal Pirler, Akif Yılmazlar örneğin bunlar gibi büyük insanlar. Bir yoldaşları zora girdiği zaman onlar için veya davaları için gözlerini kırpmadan kendilerini feda ederdiler. Nitekim de öylede yaptılar, hepimizce malumdur. Bende bunu anlatmaya çalışıyorum. Suphilerden tutun günümüze kadar bunca yiğit devrimci, kendini devrim için, barış için, demokrasi için, halkların kardeşliği için, emek için feda ettiler. Kimileri idam sehpasında, kimileri işkencede, kimileri yargısız infazlarla, kimileri ise yiğitçe dövüşerek şehit oldular. Bunların bu haklı davalarını destekleyen; emekçiler, işçiler, köylüler, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler, avukatlar, siyasetçiler, bilim adamları, öğretmenler, öğrenciler özellikle kadınlar. Yargısız infaz edildiler, sakat kaldılar, yıllarca zindanlara hapis edildiler ve hatta tecavüze uğradılar. Bazıları ise her gün tehdit ve şantajlarla karşı karşıya kaldılar. |
|
Devamını oku...
|
|
Bir Türk Sosyalistinden Özgür Gündem Yazarı Demir Küçükaydın'a Açık Yanıt |
|
|
|
Yazar M. Toros Gürkaya
|
|
Monday, 11 April 2005 |
|
9 Mart 2005 tarihinde Özgür Gündem yazarı D. Küçükaydın'ın "Türk Sosyalistlerine Açık mektup " adlı bir makalesi yayınlandı. Kürt demokratik halk liderlerinden A. Öcalan'ın "Demokratik cumhuriyet" tezi üzerine spekülasyon ve anlam kargaşalığının yoğunlaştığı bir dönemde , Özgür Gündem yazarı D.Küçükaydın'ın "Açık Mektup"unda ortaya konulan düşüncenin kurgusu ve içeriği bizleri bir açıklama yapmayı zorunlu kılmıştır. Bu kısa yazıda , D.Küçükaydın'ın makalesinde ortaya koyduğu düşüncelerle uzlaşamadığımız farklılıkları ortaya koymaya çalışacağız. |
|
Devamını oku...
|
|
Em.Süvari Bnb.Fethi Gürcan Hakkında Yeni Harman'la Söyleşi |
|
|
|
Yazar Ömer Gürcan
|
|
Monday, 11 April 2005 |
|
Ömer Gürcan, idam edilen Süvari Binbaşı Fethi Gürcan’ın 4 çocuğundan biri. Ankara’da yaşıyor. O da bir “süvari” ve o da bir muhalif. İdam edilen darbeci bir babanın oğlu ve bir başka darbenin, 12 Eylül’ün mağduru Ömer Gürcan ile darbe, idam ve bugünler üzerine:
-Babanız, Süvari Binbaşı Fethi Gürcan idam edildiğinde kaç yaşındaydınız?
15 yaşındaydım. 1949 doğumluyum
|
|
Devamını oku...
|
|
Bir Sevgililer Gününün Ardından |
|
|
|
Yazar Selma Türker
|
|
Monday, 11 April 2005 |
|
Binbaşı Fethi Gürcan'ın,eşi ve sevgili Esma Gürcan'ın (Esmacık)'ın değerli anılarına ithafen; Dün yeni bir 14 Şubattı.Yeni bir Sevgililer Günü...Ne kadar güzel bir kavram:SEVGİ. Bir insanın bir insana,bir insanın pek çok insana,bir insanın bir topluma, ülkesine, tüm insanlığa, bilme, sanata, doğaya, bir düşünceye, bir inanca... Kısacası insanca olan ve insan için olan herşeye karşı duyabileceği en güzel duygu... Belki de en kutlanması gereken ve kutladığımız pekçok gün içinde en önemlilerinden birisi, hatta belki de en önemlisi... |
|
Devamını oku...
|
|
Kadın-Yaşam-Özgürlük |
|
|
|
Yazar Sema Özcan
|
|
Monday, 11 April 2005 |
|
ENGELS: "İlk iş bölümü, erkekle kadın arasında, döl verme bakımından yapılan iş bölümüdür" der ve ekler "tarihte kendini gösteren ilk sınıf çatışması, erkekle kadın arasındaki uzlaşmaz karşıtlığın karı-koca evliliği içindeki gelişmesiyle; ve ilk sınıf baskısı da dişi cinsin erkek cins tarafından baskı altına alınmasıyla düşümdeştir." Tarih öncesinden günümüze üretim biçimlerini kısaca inceleyecek olursak, ailenin kökenini de anlamış olacağız. |
|
Devamını oku...
|
|
Yeniçeri Pakistan - Tarık Ali |
|
|
|
Yazar Ümit Özbek
|
|
Monday, 11 April 2005 |
|
"Bir keresinde Pakistanlı bir general size, "Pakistan, Amerikalıların Afganistan"a girmek için ihtiyaç duydukları bir prezervatifti. Biz onların amaçlarına hizmet ettik, şimdi de bizi tuvalete atıp üstümüze sifonu çekebileceklerini düşünüyorlar," demişti. Bu olay 1980'lerde, yani ABD ile Pakistan'ın ,tanrısız Sovyetler Birliği'ni yenilgiye uğratmak için Mücahitleri finanse edip silahlandırdığı günlerde gerçekleşmişti. Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan'ı yine bir prezervatif olarak mı kullanıyor? |
|
Devamını oku...
|
|
İşsiz Figurasyonlar ve Esas Oğlan |
|
|
|
Yazar Nur Sürer
|
|
Saturday, 09 April 2005 |
|
Öncelikle sitenize merhaba demek istiyorum. Merhaba kelimesini çok severim , evrensel anlamda da samimiyeti içinde barındırdığından. Bugüne dek hiçbir yerde yazı yazmışlığım yok. Sadece mesleğim gereği birtakım yerlerde konuşmacı olarak bulundum. 26 yıl önce sinemada oyunculuk yapmaya başladığımda işkolumuzun , anne , baba ve yetiştirme yurtlarının ( yani devletin ) kabul etmediği gayri meşru bir çocuk muamelesine maruz bırakıldığını gördüm. |
|
Devamını oku...
|
|
Kur'an a İhanet - 2 - |
|
|
|
Yazar Bahtiyar Gerboğa
|
|
Wednesday, 06 April 2005 |
|
Dinin bir güç olarak egemenler tarafından kullanılması İslamiyet ve Kur'an la birlikte başlayan bir tutum değildir. Bu tutum dinlerin ilk varoluşundan, başlangıcından beri süregelir. Vahşilik döneminde klanlar halinde yaşayan insanlar toplayıcılık ve avcılık temelinde beslenmektedir Doğaya bağlı bu yaşam, el aletleri ve ateşin keşfedilmesiyle çeşitlenmiş, diğer primatlarla aralarındaki fark açılmaya başlamıştır. Bu doğal toplumun üyeleri birlikte yaşama kuralına uyarak klanlarına bağlı kalırlar Klan önemliydi. Olmazsa olmaz kuralı işler, yapılan her şey klan için yapılırdı. Bireylerin klanları dışında tek tek şahsiyetleri yoktu. Ayrıcalıksız, sınıfsız, hiyerarşisi olmayan bir toplum biçimiydi. Doğa Ana'ydı ve Ana ile bir bütünlük esastı. Sezginin gelişmesiyle Doğa Ana'ya olan saygı, korku ve minnetle Totem kavramlaştırıldı. |
|
Devamını oku...
|
|
Demokratik Toplum Hareketi Üzerine |
|
|
|
Yazar Davut Çopkur
|
|
Wednesday, 06 April 2005 |
|
Cumhuriyetin temel niteliklerinin sistemli bir şekilde darbelenmeye başladığı bir dönemden geçiyoruz. Ülkede yeni bir siyasal çıkışın ve cumhuriyetin daha demokratik bir içerik kazanmasının hayati bir önem kazandığı bu süreçte, 1920 lerin kuvva-î milliye ruhunun, demokrasi temeline dayalı siyaset anlayışının ortama egemen kılınması gerekmektedir. Demokratik toplum hareketi Kürt olarak önemsediğimiz sonucunu heyecanla beklediğimiz bir toplumsal projedir. Çünkü yıllardır yaşadığımız bu coğrafyada artık kanın dokülmediği, gözyaşının durduğu, insanca yaşayabileceğimiz bir ortamın oluşmasını istiyoruz. Bu aşamada sistemin "canavar" diye nitelendirdiği, Kürt halkının önder kabul ettiği Abdullah Öcalan'dan barış çağrıları geliyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Sayın Generalim |
|
|
|
Yazar Em.J.Pilot Bnb. Erol Soysever
|
|
Wednesday, 06 April 2005 |
|
SAYIN GENERALİM (Org. Hurşit TOLON) 31 Ekim 2002 l969/l970 Yıllarında ABD'de Lackland Hava Üssü'ndeki Dil Enstitüsü'nde birkaç ay birlikte bulunmuştuk. Ben de o dönemde sizin gibi üsteğmen rütbesindeydim. Hani beyaz bir WW arabanız vardı da ben arabamla onun kapısına çarpıp, hasarlamıştım. Sanırım anımsamışsınızdır. |
|
Devamını oku...
|
|
Türkiye'de Askeri Darbelerin Dili |
|
|
|
Yazar M. Toros Gürkaya
|
|
Wednesday, 06 April 2005 |
|
Gerek Osmanlı olsun gerekse de Cumhuriyet Türkiye’sinin toplumsal tarihi batı toplumlarında olduğu gibi büyük tarihsel olaylara tanık olunan trajedileri yaşamadan ilerledi. Bu anlamda tarihimizin olayları ağırlıkla dramlara ve komedilere sahne olunan olaylarla dolup taştı. Tarihimizin trajediye konu yapılabilecek en yakın olayı olan 1923 Devrimi de ne yazık ki bu tarihsel ağırlığın üstesinden gelemeyerek, neticede dramlara ve komedilere dönüşmekten kendini kurtaramadı. |
|
Devamını oku...
|
|
Kürt Gerçekliği; Abdullah Öcalan Ve Talabani-Barzani |
|
|
|
Yazar Mecit Öztekin
|
|
Wednesday, 06 April 2005 |
|
%68 , Kerkük'teki Kürt oyları oranı. Türkiye'deki Kürtlerin bile sevindiği bir rakam. Zira Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm baskılarına rağmen bir Kürt gerçeğinin tescillenmesi ve resmi kayıtlara geçirilmesi açısından yüzler gülümsüyor.Bu durum aslında çok aldatıcı bir orandır. Her türlü tehdide ve baskıya rağmen Diyarbakır'da beğenmediğimiz ve başarısız bulduğumuz DEHAP bile bu orandan fazlasını alıyor.Kaldı ki Sünni ve Araplar secimi boykot ediyorlar ve tüm Türkmenler için sadece iki sandık kuruluyor ve çoğu oy kullanamıyorlar. Sonuç %68 , peki bu nasıl bir Kürt kenti mantığı ve bu neyin sevinci. Görülüyor ki Türkiye'deki Kürtlerin sevinci ile Güney Kürdistan'daki sevinç farklı. Bir tarafta var olmanın sevinci diğer tarafta çok olmanın sevinci. Bu da aslında orada gelinen bilinç ile burada gelinen bilinç arasındaki farkı gün yüzüne çıkartıyor. |
|
Devamını oku...
|
| << Başa Dön < Önceki 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1189 - 1200 / 1218 | |
|
|
|
|
Kısa Kısa |
|
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir." 22 Ekim 1922 Gazi Mustafa Kemal Atatürk |
|
|
İstatistikler |
Makaleler: 1582
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 2173846
|
|
|