| |
|
|
«Halka Dönük Olmayan Düzen, Mutlak Değiştirilmelidir» |
|
|
|
Yazar Ömer Gürcan
|
|
Tuesday, 04 October 2005 |
|
21 Mayıs 1963 yılında ihtilale kalkıştıkları için ordudan çıkartılan 1459 Harbiyelinin kurduğu derneğin dergisi MAYIS AĞACI DERGİSİNDEN :(1970) «HALKA DÖNÜK OLMAYAN DÜZEN, MUTLAK DEĞİŞTİRİLMELİDİR» 20/21 Mayıs Harbiyeliler Cemiyeti 5 yıl hapiste yatıp çıkan Harbiyeli Vahit ÖZSOY'un ve Hüseyin ATAY'ın yazıları DÜN-BUGÜN VAHİT ÖZSOY Mayıs 1970 |
|
Devamını oku...
|
|
Tahammül Edilemeyen Mustafa Kemal |
|
|
|
Yazar Mecit Öztekin
|
|
Sunday, 02 October 2005 |
|
Dünyadaki gelişmeler, söylemlerinin aksine içerik olarak ekonomi üzerinedir. Ekonomik olarak alt temeli olmayan hiçbir olgu somut gerçekler içeremez. Bunu toplumun tarihsel gelişiminde, her alanda görmek mümkündür. Türkiye’de etkin olan çevreler, yaklaşık iki yüz elli senedir Batılılaşma hareketi içindedir.Diğer bir değişle Batı tarzı yaşam , Batı tarzı üretim , Batı tarzı devlet ve Batı tarzı Demokrasi özlemi içindedir. Aslında bu kavramlar Osmanlı tarzı anlayıştır. Hangi dönemde olursa olsun bu anlayış Osmanlı burjuvasının dayatmasıdır. Daha sonra değişikliklere uğrasa da, Cumhuriyetle beraber bu söylem –anlayış olarak-medeni olma olarak değişmiştir. Yani Cumhuriyet’in kuruluş mantığında Batılılaşma değil Modernleşme vardır. |
|
Devamını oku...
|
|
Sanık ayağa Kalk ! |
|
|
|
Yazar Askar Yılmaz
|
|
Wednesday, 28 September 2005 |
|
3 Ekimde, AB mahkemesinde Türkiye’nin duruşması yapılacak. Mahkemenin iddianamesi bölümler halinde Türkiye tarafına iletildi. AB mahkemesinin her an yeni iddia ve istemlerde bulunmak gibi, Avrupa’ya özgü hukuksuzluğu sürdürme haklarının olduğu bilinmektedir. Bildiğimiz çok belirgin başlıklarla sıralanacak olan iddia makamının istemleri, şu başlıklar halinde 3 Ekimde bir kez daha yüzümüze karşı okunacak. Mahkemenin ilk sözü, “sanık ayağa kalk!” ve arkasından istekleri sıralanacak: 3 Ekimde yinelenecek olan istemlerin ana konuları şunlar olacak; |
|
Devamını oku...
|
|
Ermenilik-Emperyalizmin Çizmesi Bezle de Parlatılır, Dille de |
|
|
|
Yazar Ömer Gürcan
|
|
Wednesday, 28 September 2005 |
|
Yaygara şamata içinde hükümetimizin yol vermesi ve himayelerinde, bilimin kalesi üniversitelerimizden ikisinin elele vermesiyle “bilimsel” toplantı yapılarak neredeyse 100 sene öncenin olayı tartışıldı. Kimin dedesi kimi dövmüştü,kim kavgayı çıkarmıştı. O veya bu ne fark edecek,pusulasız baktıktan sonra. Olan olmuş insanların kanı dökülmüş. İkisinden akan kan kırmızı. Başka hangi canlı insan kadar acımasız vahşi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Ülkücüden Devrimciye Mektup |
|
|
|
Yazar Ömer Gürcan
|
|
Tuesday, 27 September 2005 |
|
AHMET AYTAÇ 01/09/2005 -- 13:17 Sayın Gürcan, İnternet aracılığıyla da olsa birkaç yazışmamız ve benim
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
u yönettiğim 12 Eylül 1980 Zindan hatıratlarım ve diğer e-mail gruplarından takip ettiğiniz bazı kırık dökük bölüm bölüm yayınladığım yazılar ile sizin yazdıklarınız birçok yerde kesişmekteler. |
|
Devamını oku...
|
|
Ne Kadar Çok Parti, O Kadar Az Çözüm ! |
|
|
|
Yazar Selim Renkliyıldırım
|
|
Tuesday, 27 September 2005 |
|
Türkiye, istikrarlı iktidarlara sahip olamadığı için çağdaşlaşmayı ve özgürleşmeyi yıllardır başaramadı. Siyasi partiler var olan sorunları alt yapılarının baz alınması ve siyasi gerekçelere dayandırılarak çözümlenmesi yerine, yurtaşların hoşuna gidebilecek kalıcı değil, popülist yöntemlerle çözmeye çalışınca, sorunlar aşılması mümkün olmayan noktalara sıçramakla kalmayıp, üstüne yeni problemler eklemiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
Çok Kalabalık Bir Mahkeme Olmalı |
|
|
|
Yazar Mecit Öztekin
|
|
Friday, 23 September 2005 |
|
Kapitalizm gelişimini tamamladıktan sonra tekelci yapılaşma ile emperyalist boyuta geçmiş ve ilericiliğini yitirmiştir. Kısaca kapitalizmi emperyalizmden soyutlamak mümkün değildir. Gelişme dönemi itibariyle ilerici olan yapısı – ki o dönemde burjuva da öyledir – koşullara göre devlet organlarını ele geçirip gelişimini tamamlaması ile birlikte gerici unsur konumuna gelmiştir. Bugün çok konuşulan globalizm de aslında emperyalizmin biçim ve isim değiştirmiş halidir. Emperyalizmin para – meta – para denkleminin para – faiz – para haline dönüşmüş biçiminden başka bir şey değildir. Yani sermayenin sınır tanımaksızın serbestçe ve nazlı nazlı dolaşmasıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
Taylan'ın Katli Tesadüfi Değildir |
|
|
|
Yazar Tuncay Çelen
|
|
Friday, 23 September 2005 |
|
TAYLAN ölen ve öldürülen ilk 68’li değildi. Taylan’ın öldürülmesinden yaklaşık bir yıl önce, Amerikan 6 Filosunun İstanbul’a gelişi sırasında çıkan olaylarda vermişti 68’liler ilk şehidini. 18 Temmuz 1968 günü sabaha karşı 04.30’da polislerin Gümüşsuyu İTÜ öğrenci yurduna yaptığı baskında pencereden atılan FKF üyesi VEDAT DEMİRCİOĞLU 6 gün komada kaldıktan sonra 24 Temmuz’da yaşamını yitirmişti. 28 Temmuz’da da Ankara adliyesi önünde, arkadaşlarının duruşmasını izlemeye gelen gruba polisin müdahalesi sonucu, polisten kaçarken bir minübüs altında kalan ATALAY SAVAŞ can veriyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Ata Türk'ün Hazin Ölümü |
|
|
|
Yazar Rahmi Yıldırım
|
|
Thursday, 22 September 2005 |
|
Türk-Kürt çatışması ciddi ihtimalmiş. Hayat pahalılığı ve geçim derdiymiş. Avrupa Birliği’ne tam teslimiyet görüşmeleri başlayacakmış. Meğer bunlar ciddiye alınmaya değmez hikâyelermiş. Medyada ve medyanın aptallaştırdığı hatırı sayılır kamuoyunda varsa yoksa Gamze Özçelik’in tecavüze uğraması ve Ata Türk’ün ölümü. Medya ve kamuoyu, haftalardır günlerdir bu iki olayın öyküsüyle çalkalanıyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Bir Daha, Öcalan Nedir? |
|
|
|
Yazar Dr. Ali Kemal Özcan
|
|
Monday, 19 September 2005 |
|
Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve nüfusunun, hatta Ortadoğu’nun geleceği açısından Abdullah Öcalan’ın sosyolojik ifadesine girilmek istenmiyor. Ama istenmese de buraya gelinecektir. Mesele; Türkiye açısından, iş işten geçmiş olmadan gelmektir. Bundan birkaç ay önce (13 Mayıs) bu sitede de yayınlanan bir “Herkese Açık Mektup”a şöyle başlamış; “Amerika PKK yönetimine, Avrupa DEHAP’a, Türkiye Kürt’lere ‘Öcalan’dan uzak durun’ diyor. Hadi PKK yasadışı, DEHAP da yasadışının türevi örgüttür, sormak zordur. Peki Kürtlere sorulamaz mı ‘siz ne düşünüyorsunuz bu konuda’ diye?” şöyle devam etmişik: |
|
Devamını oku...
|
|
Yanlış Taktiklerin Toplamı, Stratejik Hatadır. |
|
|
|
Yazar Askar Yılmaz
|
|
Sunday, 18 September 2005 |
|
Yüzlerce yıldır birlikte yaşadığımız, her alanda kader ortaklığı yaptığımız, ulusal birliğimizin çok önemli bir öğesi olarak gördüğümüz Kürtlerle ilgili, davranış ve düşünce bozukluğu geleceğimiz açısından en büyük ulusal kırılmadır. Ulusal kırılmayı yaratan etkenler somut ve tarihsel boyutlarıyla ortaya koymadan yapılan bütün tartışmalar, yeni yanlışlıklar serisini artırmaktan başka bir sonuç doğurmaz ve yanlışlıklara ivme kazandırır. “Kürt sorunu” dediğimiz her durumda,ulusal birliğe, büyük bir ulusal programa, geleceğe ve ulusal güvenliğe vurgu yapıyoruz. Yüzlerce yıl içinde şekillenen ulusal, tarihsel ve sosyal mirasın silkelenmesi o denli kolay olamaz. Bu denli derin ve köklü bir sorun, kendini arayan, heyecanlı, küçük bağnaz gurupların bakış açısına sığmayacak denli engin olduğunu kavramak durumundayız. Kürt sorunu konusunda tek yanlı bir kırılmaya vurgu yapmanın son derece yanlış bir düşünce olduğunu bellemek zorundayız. Ulusal kırılmaya yol açan hatalarda, bazı Kürt örgütlerinin hatalarına karşın, Türkçü, idari ve siyasi gerici güçlerinde önemli hatalar yaptıklarının saptanması gerekir. |
|
Devamını oku...
|
|
Gün Korkaklık Ve Ürkeklik Günü Değildir |
|
|
|
Yazar Mecit Öztekin
|
|
Saturday, 17 September 2005 |
|
Sitemiz başından itibaren, yayın politikasını oluştururken; Kürt hareketine yaklaşımı hiçbir oportünizme yer vermeyen ve hiçbir saldırıdan yılmayan, Halkların Kardeşliğini temel almıştır. Bu politika oluşturulurken bir yanıyla Türkiye devrimci hareketinin birikimleri, diğer yandan demokratik Kürt hareketinin önderi Abdullah Öcalan temel alınmıştır. Bu çizgi özellikle Türk solu ve Kürt milliyetçilerinden neredeyse hakarete varan eleştiriler aldı. Özellikle Sarp Kuray’ın şahsında sitemize yapılan kimliksiz iletilerde ve başka sitelerde çıkan düzeysiz yazılarla bu hareketimiz, ısrar ve inatla gölgelenmek istendi. Çok geniş yelpazede uğradığımız, gizli ve açık, ihanet ve saldırılar topluma bakıldığında dışlanmış, küçük bir zümrenin emellerine hizmet eden paryaların oyunudur. Tüm ihanet ve saldırılar karşısında tavrımız hep net olmuştur; Sarp Kuray’ın yazısında belirttiği gibi “İtler ürüyecek, kervan yürüyecek” tir. |
|
Devamını oku...
|
| << Başa Dön < Önceki 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1069 - 1080 / 1215 | |
|
|
|
|
Kısa Kısa |
|
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir." 22 Ekim 1922 Gazi Mustafa Kemal Atatürk |
|
|
İstatistikler |
Makaleler: 1578
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 2164399
|
|
|